durum serserisi

  • 379
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

mirror's edge 2

tedirgin yaklaştığım serinin devam oyunu. kaygılarım stüdyo kaynaklı değil daha çok fikir düşmanı yobaz feminist anita sarkeesian kaynaklı. bazılarınız bilmiyor olabilir, kendisinin bu oyun için nacizane fikirlerini dice'la paylaşabilmesi istendi ea tarafından. peki bu arkadaşın ilk raporu ne oldu dersiniz? ilk oyunun kontrollerinin kadınlara kolay ve alışılmadık geldiğini belirtti. (aynı raporda, bu cümleden 2-3 cümle önce kadınların erkeklerin yapabileceği herşeyi yapabileceklerinden bahseden de kendisi ki katılıyorum)

peki sizce neden ea dice üzerinde sarkeesian'ın fikirlerini oyuna entegre etmeleri için bu kadar baskı kuruyor?

feminist frequency ve devamında gelen tropes vs. women mağduru anita, peşinden sürüklediği kalabalık white knight sürüsünü istediği hedefe sürer oldu. en yakın örneği speedrun'ı 2 dk. süren, estetiği ve oyun dinamikleri vasatın altında olan, gone home adlı fahiş fiyatlı indie oyunun korkak medya mensupları, peşindeki ergen white knight ve lgbt'lerle birlikte bildiğiniz oyun dünyasının citizen kane'i ilan edilmesi. oyun sektöründe pozitif ayrımcılığın allahını görüp yaşadığımız bu dönemde, çıkıp da oyun hakkında adam akıllı bir kaç eleştiri yazan site ve yazar da bu arkadaşın fanatikleri tarafından anında sindiriliyor. ea, azımsanamayacak bu kalabalık kitleyi pre-order'larla kurutacak. bir sonraki paragrafta da analatacağım gibi, durumun ea'in son dönem sosyal politikalarıyla da birebir örtüşüyor olması üstüne kaymak oluyor haliyle.

öncelikle ea'in tarihini gerek yaşı sebebiyle gerek ilgilenmediği için pek de bilmeyen arkadaşların şu listeye bir göz atmasını istiyorum. gördüğünüz gibi içerisinde westwood, maxis, dice ve son olarak bioware gibi bir sürü efsanevi stüdyo ea tarafından satın alınmış. aynı stüdyoların yine wiki sayfalarına gidip ea öncesi ve sonrası geliştirdikleri oyunlara bakarsanız, ea sonrası tarihlerinin 1 veya 2 franchise'ın, boku çıkana kadar devam oyunlarıyla beslenmeye çalışılmaktan ibaret olduğunu görürüz. favori stüdyonuz ea tarafından satın alınıyorsa, innovatif riskli işer için değil, markalaşmış bir oyunu devam oyunlarıyla yere çalıp itibarsızlaştıracağı kesindir. her devam oyunu kötü müdür? tabi ki hayır. yapımcının 2 yılda bir bundan istiyorum diye stüdyolara direttiği her devam oyunu kötüdür diyorum. shigeru miyamoto'nun da dediği gibi: "a delayed game is eventually good, but a rushed game is forever bad."

anlatmak istediğimi, anlatacağımı söylediğim paragrafta anlatamadım. ama bağlamak istediğim yere bu düşüncelerimi söyleyip bağlamam daha isabetli olur diye düşündüm. eğer hala okuyorsan gel yeni paragrafta son sindirilen stüdyolardan bioware, hepler ve büyüyen ea "sözde" mağduriyetini anlatıyım.

ea, stüdyoları itibarsızlaştıran ve büyük nefret duyulan amerikan şirketi olmaktan nasıl kurtulacağının ilk ışıklarını dragon age: origins'in yazarlarından jennifer hepler'a bir avuç çocuğun ölüm tehditleri savurarak saldırmasında gördü. hepler, oyunların en sıkıcı ve gereksiz bölümünün oyunun oynandığı bölümler olduğunu, oyunların daha çok romantizme, ara sahnelere ve karakterler arası yazılı/sözlü diyaloğa ihtiyacı olduğundan bahsediyordu. imkanı olsa serinin devamını interaktif bir film gibi olmasını istediğini söylüyordu. oyun severler -hele dragon age severler- için kabul edilemez bir durumdu hepler'ın söyledikleri. bioware çatısı altında çalışan hepler, stüdyo içerisindeki çoğunluk ve fikrinin tezahürü değildi ve sadece kişisel görüşlerini belirtmişti. fakat sonra 100 akıllı adamın arasından 3 çocuk çıkıp kendisine taş atınca, tüm feminist topluluklar sanki alarm verilmişçesine göreve çağrıldı, ea durumu ve stüdyonun fikirlerini analiz dahi etmeden anında hepler'ın yanında yer aldı. mağduriyetin gücünü ilk o zaman anlayan ea, mass effect, dragon age ıı gibi karakterlerinizi ve tercihlerini düzenleyebildiğiniz rpg oyunlarının yeni serilerinde eşcinsel tercihlerin de yer alacağını duyurdu. gayet normal olan bu duyuru, bir süre sonra ea'in ana propogandası haline gelmişti. tüm reklam stratejisi bu damardan gidiyordu. mass effect'te eşcinsel romantizmi denilen şeyin, shepard'ın bir kadına değil de erkeğe atlamasından ibaret olduğunu eleştiren yazılar yazan oyun yazarlarını homofobik olmakla suçladılar. aslında temcit pilavı gibi tekrar tekrar önümüze koyduğu biraz değişmiş eski oyunlarını eleştirenler bile dolaylı olarak homofobikle suçlandı. medya üzerindeki bu baskı, simcity'nin yayınlandığı gün polygon'un oyuna önce 90 üzeri puan verip, tek yüksek puanın kendileri tarafından verildiğini, düşük puan verenlerin başına bi' şey gelmediğini 1 gün sonra teyit edip, puanı düşürmesi gibi olaylardan belli oluyordu. kısacası kızgın jüvenil eşcinsel, feminist ve white knight'lardan korkarak yayın yapan ucube haber siteleri ortaya çıkarmıştır ea mağduriyeti.

bu "sözde" mağduriyetlerini, kötü oyunlarını dürüst eleştirilerden korumak için yıllarca koruyacaklar. bundan adım gibi eminim. çabalarını görmemek mümkün değil.

daha fazla okumak isteyen için kaynaklar:
https://twitter.com/…ield/status/251735220292820993
http://kotaku.com/…s-angry-gamers-call-her-a-cancer
http://www.computerandvideogames.com/…ick-sderlund/
(bkz: anita sarkeesian)

devamını okuyayım »
27.08.2013 17:40