edvarda mack

  • 1341
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

tuna kiremitçi

o her şeyi tetikleyen yazısıyla bildiğin hande yener veyahut demet akalın misali eski sevgiliye/sevgililere bir şey ima etmiştir gayet.

alıntı: "'jacqueline ve ben, sakin bir hayatı seçtik: akşamları o çellosunu çalıyor, ben romanıma çalışıyorum. kendisi, hayatımda gördüğüm en uyumlu hayat arkadaşı."

demek ki önceki hayat arkadaşlarıyla bir kıyaslama söz konusu.

bir de tesadüfe bakın ki tariflerin tamamı fiziksel bir varlığı düşündürmek üzere yapılmış. hayır akla ilk gelenin yeni biri olması doğal, jacqline bilmemkimi bir insanın hayatında duymamış olması ya da ilk anda o ismin çağrışmamış olması ondan daha bile doğal. çünkü kiremitçi sadece iki ipucu veriyor, bir ön ad, iki enstrüman, o kadar.

"bir geceyi daha aynı çatı altında, jacqueline ile beraber, çalışarak geçirdik işte." diye bir ifade kullanıyorsan bir yanlış anlamayı göze alıyorsun, gayetlen kasıtlısın demektir.

tuna kiremitçi yazıyla neler başardı:
1. eski eşleriyle dilsiz bir merhumeyi kıyaslayarak her iki tarafı da aşağılamış oldu
2. birilerinin tuzağa düşmesi için her türlü zemini hazırladı
3. hedef kişi (doğal olarak) tuzağa düşünce onu

a) entelektüel yetersizlikle itham etti
b) türkiye'ye bu şekilde (bakın nasıl da kefal demeye getirerek) rezil etti

4."sana ne oluyor kendi hayal dünyamdayım" tavrıyla da bir tür aşağılayıcı ima döşemiş oldu

5. bu olayı bahane ederek rencide olduğunu ileri sürer biçimde, haklılığı (?) pekişsin diye gazeteden istifa etti.
6. dolayısıyla gazeteden istifasının tek sebebi (sanki bunu durup dururken yapmış gibi) iclal aydın'ın ithamları oluverdi.

böylece iclal aydın her şekilde haksız, tezcanlı, cahil, akılsız ve tahammülsüz bir kadın oluverdi herkesin nazarında.

sayın kiremitçi bugün iclal aydın'ın maruz kaldığını gördüğüm o "ortalama vicdansızlığa" oynadı ve yine sadece kendi çapında başarılı olabildi. çünkü bu tasarıyı uygulamaya koyan kasıtlı yazarımız, bunu birtakım vicdanlı kimselerin yutmayacağını bilmeliydi. edebiyatına hadi len demişliğim çok, şimdi bir köşe yazısına bakıp, yine hadi len diyorum ve bu sefer gerçekten şahsiyetine de hadi len denesi bir insan olduğunu da kanıtlamış oldu.

alıntılı ekleme: "...sadece sana değil, yeni birini sevme üslubu seninkine benzeyen herkese hatırlatmak gerekir..."

ekleme-2: işbu entry'de itiraz ettiğim "ortalama vicdansızlığı" bugün tarihli iclal aydın entry'lerinin birçoğunda görebilirsiniz. tam da bundan bahsediyordum, örnekleri yazılmış ve yazılmaya devam ediliyor. ben çok ama çok kötü bir niyetten bahsedip iclal hanım'ın asıl itiraz sebebi (jaklin'i çakozlama veya çakozlamama olayının dışında) olan "yenisiyle eskisine nispet yapar tavra" tepkisini, samimi bulduğum için bu entry'yi yazmıştım. "gördüğüm en uyumlu hayat arkadaşı" ve "bense yıllardır yanılmış olduğumu düşünerek şaşırıyorum: bir başkasıyla aynı evde yaşamak mümkünmüş meğer'' derseniz hangi eski sevgiliniz veya eşiniz olsa alınır. bu yapılan tehlikeli bir anti-feminizmdir, kadın kategorizasyonudur. ki meselenin özü iclal aydın'ın ve 70 milyon'un tuna kiremitçi'yi anlamamış oluşu değil, tam da tuna'nın asla göremeyecek olduğu bu "erkekçe" hatasıdır. bu noktadan sonra istediği kadar zeki olabilir bir insan, mesele o çok basit formülde, devasa bir açgözlülük, doymak bilmez bir mutlak abazalıktan kendini sıyırabilmektedir.

bir de ortalama vicdansızlar, bana şu cümleyi kurabilen bir adamın nasıl bu kadar sevilen bir yazar olabildiğini açıklayınız: "sarışın bir kadınla arkadaşlık etmenin orta doğu’da hangi zorlukları çağırdığını da anlamış oldum". bu mudur jaklin'in müziğine övgü? bana daha çok önceki "esmerlere" bi hande yener nispetiymiş gibi geldi. sonradan okudum yazıyı, jaklin'i yutsam bunu yutmazdım yani. (bir de sevgili kiremit seviyeden filan dem vurmuş ya, çifte kavrulmuş bi aferin ona!)

demem o ki hiçbir edebi kılıf o patlamaya hazır bomba formundaki "göz açlığını" örtemiyor, o "entel-kıroluk" hiçbir kelimeyle gizlenemiyor, görüyoruz. ve tuna kiremitçi en güzel örneklerinden biri bu tür edebiyatçılığın.

<<<her kim de köşesinde "mevcuttaki sevgilisinin iyiliğinden" bahsedip "eskilere" yahut "stepnelere" veya "one-night-stand"lere "gelinim sen anla" demişse, benim için orada bitmiştir, bitmişti, bitti.>>>

devamını okuyayım »
25.03.2010 17:37