egotatminator

  • 138
  • 4
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

behzat ç.

behzat ç.'yi çok abartılmış bir dizi olarak görüyordum aslında taki yeniden izleyene kadar. karakterlerin çok hayatın içinden olduğu kanısına vardım. kredi kartı ekstiresi gelen bir komiser var yahu daha ne olsun. ziraat mühendisi ama atanamamış bir polis, çok hayatın içinden karakterler.cinayetler bile hayatın içinden.nerdeyse two days, one night gibi katıksız bir hayat.tabi behzatın o bilinç altı sahneleri türk dizi taihinde olmayan sahnelerdi. freuden bir bakışın tesirinde yazılmış sahneler. altındaki o aristocu dram hep bir göz kırpmasa beni rahatsız etmeyecek ama türkiye'de bu formül olmadanda dizi çekemiyorsun malesef (hatta dünyada). ben dizi formatına tümden karşıyımdır aslında . dizilerin pek bir elle tutulur tarafi yoktur.dizi bizler için yapılan birşeyden başka olarak reklamlar için yapılır. filmlerle burada ayrışır çünkü biz filme para vererek izleyeceğimiz şey hakkında bir nevi beyanat vermişizdir ama diziler reklamlar için yapılmakta. aslında reklamların arasına dizi koyulmakta. biz bir takım sermayedarların paşa gönlüne kalmışız. reyting hikaye. şimdi biz istediğimiz diziyi izleriz biz izlemezsek zaten yayından kalkar diyeceksiniz ama o iş öyle değil . sizin istediğiniz hikaye oynasada onların istediği biçim ile çekilecek dizi. şimdi dekalog ile sıradan bir diziyi karşılaştırın aynı mı? hayır. asla aynı olamaz. hikayeye belki rast gelebilirsiniz ama ya anlatma biçimine ? bizim görme biçimimizi tek tipleştiriyorlar. farkına varalım millet. orwell'ın 1984 romanına doğru evriliyoruz. tabi dizi formatını aşmak bizlerin elinde ... hayata tutunabilen gerçeklerle yüzleştirebilen diziler olması şart.

devamını okuyayım »