eirene

  • aklıselim (568)
  • 707
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

saatleri ayarlama enstitüsü

insanın, önceliği değişen değerler arasında, yaşadığı için ve/veya yaşamak için düşündükleri, hissettikleri, yaptıkları, .. üstüne bir roman. üstün betimlemeler, müthiş mizah anlayışı ve neredeyse hiçbir karakterin hakkının yenmediği kurgusuyla fevkalade, harikulade, mükkemmel bir tanpınar eseri.
söylediği yığınla şey üstüne söyleyecek çok şey olduğu muhakkak..
hayri irdal ın herbiri ayrı ayrı tramva niteliğindeki bir dizi olayı talihine teslimiyetle kabul edişi, karşı dur(a)madıklarıyla sürüklenişi, uzaktan baksan biraraya getirmeyeceğin bir yığın karakterin, mekanın eğreti durmayan bir kendiliğindenlikle bağlanışı, nasıl bir absürdlük içinde yaşayıp g(/y)ittinizi düşünmenize, sıklıkla gülmekten katılmanıza, okumakta geciktiğiniz için kendinize kızmanıza ve cici kitabınıza sevgi dolu bakışlar atmanıza sebep olacaktır.

bilhassa hayri abinin* halasının hikayesini anlattığı ve doktor ramiz le muhatap olduğu bölümler çok keyifli.

"..
*hastasınız... diye kesip attı. psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır.

*nasıl olur? diyordu. sizin gibi bir zat, hastalığına uygun bir tek rüya görmüş olmasın! bari bundan sonra biraz gayret etseniz...
"

romanın bütününden hürriyetle alakalı bir çok yargıya varılabilir. fakat romanın başlarında doğrudan hürriyet algısı ile ilgili oldukça vurucu birkaç sayfa vardır.

".. meğer ki dünyanın en kıt nimeti olsun; ve tek insan onunla şöyle iyice karnını doyurmak istedi mi etrafındakiler mutlak suretle aç kalsınlar. ben bu kadar kendi zıddı ile beraber gelen ve zıtlıkların altında kaybolan nesne görmedim.. (bkz: #3531493)
..daha geldiğinin ertesi günü orada yoktur ve biz de yokluğuna pek çabuk alışıyoruz.. resmi nutuklarda adınn anılması kafi geliyor.
hayır, benim çocukluğumun hürriyeti hiç de bu cinsten değildi.. evvela onu bana hiç kimse vermedi.. birdenbire kendi içimde buldum. tıpkı ağaçtaki kuş sesi, sudaki aydınlık gibi. ve bir defa için buldum... o bana hiçbirşeye sahip olmadan, hiçbirşeye aldırmadan yaşamayı öğretti.."

bir de inanmak mevzusu var. bir fikrin başarısına ya da başarı fikrine inanmak ve etrafındakileri inandırmak. bu da s.a.e. yi hem var hem yok eden şey.. **
..
tespite buyrun, valla bu son*
"... sevgi dediği şey hakikatte musallat bir fikirdi. o ancak elde etmekten hoşlanan insandı. bir de kaybedeceğini anladığı zaman sevebilirdi. ayrıca tuhaf bir izzet-i nefis anlayışı vardı. bütün şahsiyetsizler gibi o da etrafıyla ve etrafında yaşıyordu."
**

devamını okuyayım »