eldrun

  • 1159
  • 4
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

game of thrones

s06e05

--- spoiler ---

öncelikle kitapta sansa’nın winterfell’a yollanmadığı ve ramsay ile evlendirilmediğini belirtmek gerek. littlefinger, lysa arryn’i öldürdüğünden beri sansa’yı yanında tutmakta ve onun da yardımıyla etrafı iyice izleyen sansa, kişilere ve olaylara daha dikkatli bakmaya başlıyor. dolayısıyla dizideki bu sahnenin kitapta bir karşılığı olması şimdilik ihtimal dahilinde değil. kitapta littlefinger sansa’yı böyle bir tehlikenin içine atmaz gibi duruyor.

yine de dizinin kendi kurgusu içerisinde sansa’nın littlefinger ile yüzleşmesi beklenen ve önemli bir sahneydi. ilk sezonlardaki etrafından habersiz ve güçsüz bir sansa yerine artık çok daha olgun, olaylara daha net bakabilen, kendini gerçekten kuzeyli ve bir stark olarak gören sansa var bu sezon. çektiği acılar nedeniyle çok yol katetti, ağlak bir kız çocuğu değil artık. kitapta kendini betimlediği şekilde “my skin has turned to porcelain, to ivory, to steel.”

sansa neden jon’a bilgiyi nereden aldığıyla ilgili yalan söyledi diye çeşitli fikirler var. bunu sansa’nın jon’a güvenmemesi olarak algılamamak lazım. sansa bence jon’a oldukça güveniyor fakat pek tanımıyor. dolayısıyla vereceği tepkiyi bilmediğinden dolayı ihtiyatlı davranıyor. babasının ölümünden beri karşılaştığı onca şeyden dolayı artık böyle davranmayı öğrenmiş durumda.

***

white walker’ların aslında insanlarla savaşan ormanın çocukları tarafından yapıldığı gibi ciddi bir bilgi verdi bu bölüm bize. açıkçası dizi kitaptan bazı noktalarda o kadar ayrılıyorki, emin olamıyorum. ilk insanlar ile ormanın çocuklarının yaptıkları anlaşmadan söz edildi, olayların akış seyri kitapta şu şekilde oluyor.

westeros’un yerlileri bu ufak boylu, ağaca benzer renkte derileri olan ormanın çocukları. insanlar westeros’a 12,000 yıl kadar önce geliyorlar ve tarım yapmak için ormanları, daha da önemlisi weirwood’ları (insan yüzlü beyaz ağaçları) yakmaya başlıyorlar. haliyle savaş başlıyor. yüz yıllar, bin yıllar sürüyor. sonunda insanlar ve ormanın çocukları, ısles of faces diye riverlands’ın güneyinde özel bir yerde barış antlaşması imzalıyorlar.

barış antlaşmasından 4,000 yıl sonra kuzeyden white walkers istilası başlıyor bu iki ırka karşı. bu zamana the long night denilmekte çünkü white walkers istilası sırasında dünyaya korkunç bir karanlık çöküyor. ormanın çocukları ve insanlar birlikte, son kahraman denilen kişinin (bu kişi azor ahai olabilir) önderliğinde white walkers’a karşı savaşıyorlar. white walker’ları ejderha camının öldürdüğü keşfediliyor. bu savaşa battle for the dawn deniliyor ve savaşın sonucunda white walkers, en kuzeye, her zaman kışın olduğu topraklar denilen yere kadar iteleniyor.

işte bu savaşın ardından kuzeydeki büyük sur, bran the builder adlı stark tarafından yapılıyor. sur buzdan oluşan sıradan bir duvar değil, yapılırken büyüler de kullanılıyor, dolayısıyla wight’lar veya white walker’lar suru geçemiyorlar. winterfell’ı ve baratheon’ların mekanı storm’s end’i de bran the builder’ın yaptığını belirtmek gerek. white walker’larla savaş bittikten sonra, ormanın çocukları sur’un kuzeyine çekilmeye başlıyorlar, insanlara ise “eski tanrılar” denilen dini öğretiyorlar, kuzeydeki insanlar, stark’lar falan hala bu tanrılara tapmaktalar.

olayı özetlersem, dizideki gariplik ortaya çıkacak.
12,000 yıl önce insanlar westeros’u işgal etti ve ormanın çocukları ile savaştılar
birkaç bin yıl sonra barış antlaşması imzalandı.
barış yapıldıktan 4,000 yıl sonra kuzeyden white walkers istilası başladı
insanlar ve ormanın çocukları birlik olup white walkers’ı diyardan defettiler.

dizi olay örgüsünü bence ciddi bir şekilde değiştirmiş durumda. insanlar topraklarını işgal ediyor diye ormanın çocukları white walker’ları yarattı dediler. yukarıda anlattığım hikayeden oldukça farklı yani. dolayısıyla dizinin kitap için bir spoiler verdiğini düşünmüyorum, senaristler alternatif bir hikaye koymuşlar ortaya.

***

greyjoy’ların sahnesine gelirsek, yara ve theon’un adamlarıyla birlikte gemileri alıp kaçması sonucunda euron greyjoy haydi bakalım bana bin tane gemi üretin diye etrafındakileri gaza getiren bir konuşma yaptı.

diyardaki en iyi gemi yapan yer bravoos olarak biliniyor. bir günde savaş gemisi yapabilme kabiliyetleri var, onların bile 1000 gemi yapabilmesi ideal şartlarda 3 sene kadar alırken, imkan olarak çok daha yetersiz olan demir adaların 1000 gemi yapması 10 seneyi bulur.

konuşma gaza getirici olsun diye mi sayıyı yuvarlak verip bine tamamladı euron bilemedim. bence baştan aşağı vasattı demir adalar sahnesi.

***

fakat bölümün en vasat kısmı yine daenerys sahneleriydi bence. twilight ayarında aşk, ayrılık falan aga bu ne, bu sahneler niye bu kadar sırıtıyor, niye bu kadar saçma çekiliyor?

***

bran sahnesine gelirsek, the night’s king’in bran’ı işaretlemesinden sonra insanların kafasında soru işaretleri oluşmuş. neden kaçan bran’ın yanına gitmiyor, niye bulamıyor diye. bu işaret gps gibi takip sistemi değil demek ki sadece bran’a dokunduğu sırada nerede olduğunu görebildi ve mağaranın koruyucu büyüsü işlevini yitirdi.

hodor herkesin kalbine dokundu. bran’ın bu şekilde geçmişe etki edebilmesi sonucu bir çok olasılık ve teoriyi değerlendirmeye başladı insanlar fakat ben o teorilerin çok kaale alınması taraftarı değilim.

özellikle de deli kralı bran delirtti teorisinin çöpe atılması gerekiyor. bran’ın müdahele edip etmemesinden bağımsız olarak aerys ıı targaryen’in paranoyası ve delirmesi için elimize zaten yeterince bilgi var. targaryen’lerin bazıları kaçık olabiliyorlar çünkü aile içi evlilik tavan yapmış durumda, ayrıca bu kral 3 oğlunu kaybediyor, yarım yıl kadar ise duskendale lordunun zindanında tutsak kalıyor. ser barristan selmy kurtarıyor. targaryen’lerin bir çoğunda ateşe karşı hayranlık var, wildfire içip ejderhaya dönüşeceğini düşünen bile var. aerys ıı’nin delirmesine ve paranoyasına en büyük katkıyı yarım yıl kadar tutsak kalması sağlıyor bence. ardından varys’i getirtiyor ve varys’in verdiği bilgiler de bu paranoyayı beslemeye devam ediyor…

hold the door olayını george martin’den duyduklarında şok olduklarını söylemiş senaristler. fakat her ne kadar hodor’un ismi buradan gelse de, kitapta farklı bir şekilde tezahür edecek bu sahne.

bran geçmişe etki edince bir çok zaman yolculuğu teorisi de ortaya atılmaya başlandı. olabildiğince basit bakmak gerekiyor. bloodraven; geçmişi değiştiremezsin, mürekkep kuru, geçmiş yazılmış demişti. bran aslında burada geçmişi değiştirmedi, döngüyü kapadı. hodor’u hep hodor olarak tanıdık çünkü gemişte bran willy’e etki etmişti, değişen bir şey olmadı.

bran’a hodor’u kontrol etmesini söyledi meera. geçmişi izlemekte olan bran ise muhtemelen şimdiki zamandaki hodor’a erişemediği için geçmişteki hodor’a yani willy’e warg oldu. geçmişteki willy sayesinde bran şimdiki zamandaki hodor’a komut vermeye başladı. willy’nin beyni bu güçlü etkiyi kaldıramadığı için hodor oldu.

kısaca deli kral'ı bran delirtti diye teori kasanları ciddiye almamak gerekiyor. benzer şekilde bran geçmişe gidecek şu şu olayları değiştirecek diyenleri de kaale almamak lazım. geçmişin değiştirildiği yok.

--- spoiler ---

devamını okuyayım »