eledhwennn

  • 31
  • 2
  • 1
  • 0
  • dün

hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları

ilk aklıma gelen anıyı paylaşayım. çocukken, daha 1. sınıfa gidiyorken,annemle altın gününe bir arkadaşının evine gitmiştik. kadının kızı kolejde okuyordu ben devlet okulunda. kızın envai çeşit oyuncağı vardı, e benim de vardı ama devlet memuru bir ailede olabileceği kadar. ondaki bebekler şarkılar söylüyordu, yüzlerce barbieleri ve kocaman bir oyuncak evi vardı. bir çoğu bana o kadar yeni ve güzel görünmüştü ki beraber oynamak için sabırsızlanıyordum. sonunda gel sana oyuncaklarımı göstereyim diye beni odasına götürdü.

okulda paylaşımcı olmayı öğrendik biz, kimsenin gözü başkasının bir şeyinde kalmazdı. o, teker teker oyuncaklarını gösterirken ben de bebeklerden birini o kocaman oyuncak evine oynamaya götürüyordum ki “yo yo yo, sadece uzaktan bakabilirsin. ben oynamana izin vermedim ki” dedi. o küçücük halimle kendimi nasıl kötü hissettiğimi hatırlıyorum.

koşarak ve ağlayarak annemin yanına gittiğimi ve bebeklerine dokunmamı istemediğini söylerken annemin yüzündeki üzüntüyü hatırlıyorum. işte o çocuk halimle hissettiğimi, annemin yüzündeki o ifadeyi ne zaman hatırlasam içim burkulur.

hikayenin sonu güzel ama. annem, babam, teyzem o günden sonra üzülmemem için güçlerini birleştirip yepyeni oyuncaklar almışlardı. aynı zamanda ne kadar şanslı olduğumu da anladığım anlardan birinin hikayesidir.

devamını okuyayım »