ellerim bombos

  • 1769
  • 6
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

izlendikten sonra işte sinema bu dedirten film

debe'den sonra gelen üst not:
sanırım ilk defa bir paylaşımım debe oldu. bu kadar sevileceğini tahmin etmemiştim. ilginiz için teşekkür ediyorum. birçok güzel mesaj aldım. bazı arkadaşlar sevdikleri filmlerin listede olmadıklarını ifade etmişler. onlar da eklenecek. bu ilgi bana sizler için yapmayı planladığım birkaç paylaşım için güç verdi açıkçası. şimdiden çalışmaya başladım.
1. si alttaki film listesini genişleteceğim. var olan farklı bir başlık altında, tavsiye ettiğim filmlerin karşılarına mini sinopsislerini ya da kısa öykülerini/açıklamalarını ekleyeceğin. bu çalışma günlerimi alacak.
2.si yine alttaki filmlerin en beğenilen repliklerini bu entariyi editleyerek burada paylaşacağım. bazılarının replikleri vardı ama istekler diğerlerinin de paylaşılması yönünde.
3. evet sinefil'im. *yüzlerce film izledim. ve izlemeye devam ediyorum. bitirmeyi planladığım birçok yönetmen filmografisi arşivimde izlenmeyi bekliyor.
son olarak, yıllar önce takibe aldığım, (inanın şaka gibi gelecek ama) bana film izlemeyi sevdiren ve burada yaptığım paylaşımların bir nevi kaynağı olan replikler.net sitesi yönetimine bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.

tanım: izlendikten sonra "işte sinema bu" dedirtecek kadar güzel olan filmdir. ama en iyim yok maalesef. en iyilerim var. her biri, defaatle izlemekten bıkmayacağım filmlerdir benim için. alt tarafta aklıma ilk gelenleri sıralamaya çalıştım. gözlerim kanlandı valla.
ayrıca tırnak (" ") içindeki cümleler filmlerden alıntılardır. diğerleri bana ait.
umarım faydalı olur ve canınız sıkılıpta film izlemek istediğinizde bu entariye uğrarsınız.
filmlere tıklayınca "en güzel repliklerine" gidiyorsunuz bu arada.

marriage story (2019): "ortada bir çocuk varken boşanmak dünyanın en zor işlerinden biridir. fiziksel olmayan ölüm gibi."
the man from earth (2007) : beni isa'nın nefesi diriltir. "aslında insan vücudu yaklaşık 190 yıl yaşayabilecek şekilde yapılanmıştır. ama bir çoğumuz kendimizi yavaş yavaş zehirleriz."
ahlat ağacı (2018) : "zaman dediğin sessiz bir testeredir. kime dost kime düşman olacağı belli olmaz."
titanic (1997) : "sen sıcak yatağında yaşlı bir kadın olarak öleceksin rose, şimdi değil, burda değil… bana söz ver."
à bout de souffle (1960) : jean-luc godard'dan bir film olmadığını bir arkadaş uyarınca farkettim. afedersiniz. "muhbirler ihbar eder, hırsızlar çalar, katiller öldürür, aşıklar sevişir."
the machinist (2004) : "şimdi herşey mantıklı. ben seni beceriyorum, böylece o beni beceriyor."
the shawshank redemption (1994) : umudunu yitirenlere gelsin efendim bu parça. "unutma red, umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi. ve iyi şeyler asla ölmez. (andy dufresne)"
saving private ryan (1998) : "öldürdüğüm her adamla birlikte evden daha da uzaklaştığımı hissediyorum. (yüzbaşı miller)"
the big lebowski (1998) : bu filmi unuttuğum için darılanlar olmuş. ekledim tamam mı! * iyi de oldu çok da güzel oldu. "hayat durup senin ona yetişmeni beklemiyor seni lanet olası iğrenç pislik çuvalı."
snatch (2000) : - guy ritchie diyorum hacı. ne yapsa izlenir? + kefil misin? - evet kefilim. * evet arakdaşlar anlatmaya lüzum yok bu ingilizi. lâkin en sevdiğim filmi de budur. "adım türk! bir ingiliz için komik bir isim. biliyorum. bir uçak kazasında ailem aynı uçaktaymış. böyle tanışmışlar. kazadan sonra bana uçağın ismini vermişler. adını uçak kazasından alan kaç kişi var?"
12 angry men (1957) : usta semir aslanyürek hocaya göre film değildir ama.. *tabi bize ne semir hocadan. * : "olayı nereye çekerseniz çekin, önyargı gerçeği hep saklar."
a beautiful mind (2001) : "tanrı ressam olmalı,yoksa bu kadar çok renk olmazdı değil mi? "
the pianist (2002) : "– lütfen ateş etmeyin ben polonyalıyım. + neden o zaman o lanet olası alman paltosunu giyiyorsun ? – üşüyorum."
a clockwork orange (1971) : toprağı bol olsun, stanley kubrick bu filmiyle kafaları ve gözleri * yakmıştır efendim. izleyenler ne dediğimi anladı. izlemeyenler de izlesin bir zahmet. "herkesin bildiği gibi hükümet senin yüzünden popülaritesini yitirdi, oğlum. gelecek seçimleri kaybedeceğimiz söyleniyor. basın bizi çok eleştirdi yapmak istediğimizden dolayı. ama kamuoyu değişkendir."
allegro non troppo (1976) : üstad bruno bozzetto'nun ömrü uzun olsunve kısa uzun farketmez üretmeye devam etsin efendim. bu efsane, müzikal, animasyon filmiyle filmiyle sinelerimizde silinmeyen bir tat bırakmıştır. müzikleri ayrıca harikadır. izledikten sonra kesinlikle müziklerini listenize alacaksınız. "özgür bir sanatçı. bütün zorlamalardan bağımsız, bildiğini okuyan, kendini ifade edebilen.."
memories of murder (2003) : yönetmen bong joon ho parasite(gisaengchung) filmiyle anılsa da cinayet günlükleri filmi hep başyapıtı olacak benim için. "sen de bizim gibi bir insan değil misin?"
propaganda (1999) : sinan çetin'in bay e'sini de severim ama propaganda kadar değil. "– ne kaddar güzel bir gümrük muhafaza müdürlüğü binası yaptın mehdi, ve ne kaddar güzel bir sınır çizgisi çizdin, ve ne kaddar güzel bir dikenli tel çektin, ve ne kaddar güzel geçemeyecağız öyle mi?
+ he, aynen öyle..!"
conviction (2010) : betty anne'nin azmi, cinayet işlemeyecek kadar haylaz ve haşarı olan abisi kenny'i ömür boyu mahkumiyetten koruyabilecek mi? bu efsanevi adalet arayışı belki sizleri de hukuk fakültesi okumaya teşvik edecek. filmin diğer bir ilginç yanı da yaşanmış olması. "nefret ediyorum şu adalet sisteminden. çok sinir bozucu anasını satayım."
being there (1979): hal ashby bu filmiyle amerika'nın büyük kurucu babalarıyla dalga mı geçti yoksa dalga geçer gibi yapıp övdü mü tam anlamadım. fakat su gibi duru ve sakin bir film olmasına karşın içinizde acayip duyguları alevlendiren bir tarafı da var. izleyin ve büyük resmi görün efendim. *"zengin olanlara ne ihtiyacım var ne de onlara karşı sabrım."
and justice for all (1979) : evet evet herkes için adalet. adamların 70'lerde yaşadıklarının daha da gerisindeyiz. üzücü. "taksiler iki zenci erkeği almazlar, ama bir çifti alırlar."
selvi boylum al yazmalım (1977) : merhum cengiz aytmatov'un aynı adlı eserinden uyarlanmış, türk sinemasının köşe taşları arasında olan efsane bir film. "sevgi neydi, sevgi iyilikti, dostluktu… sevgi emekti."
kôkaku kidôtai (1995) : matrix filmine dahi ilham vermiş diğer adıyla ghost in the shell. animasyon film izleme fobisi olanlar bunla başlasın lütfen. aşk, hür irade, kader, bellek, ölümden sonra hayat.. gibi birçok mesele tartışılmış bu nadide çizgifilmde(!). "bazen kim olduğumu zannettiğim kişi olmadığımdan şüpheleniyorum."
the fall (2006) : rüya gibi bir film. filmin birkaç sahnesi türkiye'de çekilmiş. yıldız sarayı, ayasofya vb. yerlerde. the fall düşsel sinema örneği gibi. ayrıca alexandria ve roy'u benim kadar seveceğinize eminim. "alexandria: neden herkesi öldürüyorsun? roy: benim hikâyem. alexandria: benim de hikâyem." bu alıntı filmin özeti gibi. izledikten sonra teşekkürlerinizi özelden bekliyorum.
andrey rublev (1966) : "bilgeliğin arttığı yerde keder de artar ve bilgisini arttıran, derdini de arttırır."
la haine (1995) : "önemli olan düşüş değil yere çarpıştır."
the godfather (1972) : “ona reddedemeyeceği bir teklif sunacağım” ( don vito carleone)
the silence of the lambs (1991) : ailemizin doktoru hannibal lecter gibi bir doktor daha gelir mi bu dünyaya bilmiyorum. "sen içindeyken bu dünya daha ilginç."
the dark knight (2008) : ”delilik yer çekimi gibidir ; sadece hafifçe itmek yeterlidir."
shichinin no samurai (1954) : "eğer kafan kesilecekse, sakalın için üzülmene gerek yoktur."
cidade de deus (2002) : "silahınız olması sizi hırsız yapmaz; fikirlere ihtiyacınız vardır."
the matrix (1999) : "başlangıcı olan her şeyin bitişi vardır "
léon (1994) : "hayat hep böyle zor mudur, yoksa sadece çocuk olduğunda mı böyle gelir?"
nuovo cinema paradiso (1988) : “arkadaşlarımı görünüşlerine, düşmanlarımı zekalarına göre seçerim.”
2001: a space odyssey (1968) : "son zamanlarda yanlış kararlar verdiğimi biliyorum. ama seni temin ederim ki, yeniden eskisi gibi çalışmaya başlayacağım."
fargo (1996) : "bak, tek bildiğim, bir problemin varsa bir profesyonel çağırırsın!"
no country for old men (2007) : efendim daha 2 gün önce açtım izledim. kaçıncı izleyişim bilmiyorum. kardeşler bu işi biliyor.
donnie darko (2001) : sanırım bu film, set çalışanlarının tümü ot çekerken çekildi. gülücük
rain man (1988) : "göz kamaştırıcı, tatil gibi" kadın benzetmesini senden öğrendik raymond! iyi ki varsın.
stalker (1979) : "bu çok sıkıcı olmalı. gerçeği aramak. o gizleniyor ve siz de onu aramaya devam ediyorsunuz." sahi gerçek neydi üstad?
woman at war (2018) : filmde birkaç müzikli sahne var. insanın tüylerini ok gibi yapan, burnunu sızlatan. izleyin len bu filmi.
de helaasheid der dingen (2009) : "hey, icracı, mal mülk senindir. sen onların değilsin."
le tout nouveau testament (2015) : "tanrı var. brüksel’de yaşıyor. götün teki. karısına ve kızına kötü davranıyor. hep oğlundan bahsedilir, kızı hiç anılmaz."
the square (2017) : "kızlar, hata yaparsanız düzeltin ve devam edin."
kingdom of heaven (2005) : "kalbimdeyken, nasıl cehennemde olabilirsin ki?"
taxi driver (1976) : "bence birisi bu şehri alıp klozete atmalı ve üzerine sifonu çekmeli."
three billboards outside ebbing, missouri (2017) : "öfke, daha fazla öfke peyda eder."
’71 (2014) : "düşünme. hiçbirimiz bunu yapmak istemiyoruz. savaştayız, sean."
elena (2011) : "ne hakla özel biri olduğunu düşünüyorsun? nedenmiş?" korkutucu film. haneke filmlerinin sertliğinde. insan gerçekten hayret ediyor.
gagma napiri (2009) : savaşa bir kez daha lanet okuduk bu filmden sonra.
interstellar ( 2014) : "öfkelen, ışığın giderek sönmesine karşı öfkelen."
control (2007) : "var oluş. bunun ne önemi var? yaşayabileceğim en iyi koşullarda yaşıyorum. geçmiş geleceğimin bir parçası durumunda. bugünse çığırından çıktı."
v for vendetta (2006) : “siyasiler gerçeği örtmek, sanatçılar ise gerçeği göstermek için yalan söylerler.”
kokuriko-zaka kara (2011) : şiir gibi film efendim. özellikle müziklerine kulak kabartmanızı tavsiye ederim.
borgman (2013) : karabasan filmi efendim. çökecek ruhunuza ruhunuza. gülücük.
tabutta rövaşata (1996) : bence derviş hocanın en iyi filmi. vurmayın tamam.
dom za vesanje (1988) : izledin. biliyorum. bu filmi bir daha izle. bu bir emirdir.
ashes and diamonds (1958) : bu filmi izlemedin. biliyorum. bu filmi izle. bu bir emirdir. andrzej wajda ustaya selam olsun.
marmoulak (2004) : "dünyadaki insan sayısı kadar allah'a ulaşma yolu vardır!"
locke (2013) : "bir kezle hiç arasındaki fark her şeydir."
dead poets society (1989) : yıllar önce izledin biliyorum. tekrar izlemek için şu sıralar tam zamanı. unutmadan, "kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir. “(john keating)"
the guard (2011) : eminim bu filmi seveceksin ve bana teşekkür edeceksin.
le samourai (1967) : buz gibi fransız filmi. ve bir o kadar da ilgi çekici. tertemiz. melville'nin diğer filmleri de izlenmeli ama. söz mü? "samurayınkinden daha büyük bir yalnızlık yoktur, belki ormandaki kaplanınki hariç. (bushido kitabı)"
calvary (2014) : john michael mcdonagh'nın tüm filmlerini izle. pişman olmazsın. hepi topu 3 filmi var zaten.
meetings with remarkable men (1979) : dücane cündioğlu'na ait bir yazının arkasına klip yapılmıştı bu filmdeki bir sahne. bu vesile ile haberdar olmuştum kendilerinden. birkaç kez daha izlemem gerekiyor. ayrıca gürciyev parçaları bir harika dostum.
mandariinid (2013) : savaşa lanet olsun. yönetmen bir 'öz eleştri' yapmış vatanı adına. helal olsun.
khoda nazdik ast (2006) : abi kadına neredeyse ben de aşık oluyordum. böyle nasıl desem hava gibi şeffaf ve yumuşak bir iran filmi.
gedo senki (2006) : "ölümü olmayan hayat, hayat değildir! ölümü reddeden, yaşamı da reddeder!"
sanatorium pod klepsydra (1973) : "sıradan olanın üstünde yükselen şeyleri asla anlamayacaksın." biraz da farklı bir film izle canım.
mononoke-hime (1997): tanrı senden razı olsun hayao miyazaki!
nebraska (2013) : kara komik desen değil, tam komedi de değil ama iyi bir dram. izleyin efendim.
záhrada (1995) : deliliğin velilik olduğuna şahit olacağınız farklı bir balkan filmi. ben çoook severim. sen de sev. "ilerlemenin hiçbir manası yok, lakin insanlık çöküyor."
zire darakhatan zeyton (1994) : allah abbas kiyarüstemi'den razı olsun ve mekanı cennet olsun. adam dünyaya sinemayı yeniden tarif etti.
uzak (2002) : adı üstünde uzak işte. "bazı insanlar çok uzaktalar. bizim asla gidemeyeceğimiz yerdeler."
brazil (1985) : 1984 romanı tadında bir distopya filmi. izleyin ve canınız biraz daha sıkılsın.
her (2013) : sahi aşk neydi? sanal olan sahici olanların yerini alır mı? film birçok duyguyu ve ruhu tartışmaya açıyor. ben sevdim. seni bilmem.
ghost dog: the way of the samurai (1999) : jim jarmusch'un samuray kuşçusunu izleyelim efendim.
fight club (1999) : "başıma bir silah daya ve duvarları beynimle boya ." en az 2 kez izlediğinizi biliyorum. bence 3. kez izleyip sonrasında film hakkında biraz eleştri ve makale okuyun. inanın daha zevkli oluyor.
eşkiya (1996) : ” hayatın sevda karşısında ne önemi var. ” (baran) diyor ve susuyorum.
artificial ıntelligence: aı (2001) : "sevmek için yaratıldıysa, nasıl nefret edeceğini de biliyordur."
dom durakov (2002) : "savaşta en önemli şeyin ne olduğunu biliyor musun? zafer değil. en önemli şey ölüm."
khakestar-o-khak (2004) : kahrolsun amerika. yaşasın çocuklar.
jagten (2012) : kahrolsun yanlış anlama. kahrolsun bazı şeyler. bu film insanı gerim gerim geriyor efendim. karakterle dibine kadar özdeşleşiyorsunuz. biraz psikoloji bozabilir.
the decalogue 1 (1989) : serinin tamamını izlemekte fayda var.
les quatre cents coups (1959) : olduramadıklarımıza da lanet olsun. "her şeyi yerinde ve zamanında yaparsan hiç sorun çıkmaz!"
ta'm e guilass (1997) : "bütün güzel şeyler toprağa geri döner."
snijeg (2008) : savaşın yalnız kadınlarına, bosna'ya selam olsun.
nostalghia (1983) : "deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!"
el espíritu de la colmena (1973) : bu filmi izledikten sonra üzerine çok okuma yapmak gerekiyor. o kadar değerli yani.
solyaris (1972) : tarko paşanın en izlek filmi olduğunu düşünüyorum.
funny games (1997) : haneke emmi bu filmiyle de tokatlıyor efendim. ayıkken izleyin.
mia aioniotita kai mia mera (1998) : toprağı bol olsun, theodoros angelopoulos'un en sevdiğim filmi. belki de selim yüzünden.
zatoichi (2003) : takeshi kitano üstadın eski filmi kendi yorumuyla yeniden beyaz perdeye taşıması takdire şayan efendim. bunu izledikten sonra eski versiyonunu da izleyin bence. ama bu daha aksiyonlu falan.
ladri di biciclette (1948) : sinemanın kuyruğunu doğrultan film bence. "sonunda her halükarda öleceğime göre neden endişe edeyim ki?"
amour (2012) : haneke'den bir sert film daha. açık konuşayım, ıslak saçla rüzgarlı havaya çıkmakla aynı etkiye sahip. zayıf bünyeler izlemesin.
gangs of new york (2002) : "+ what’s your name boy? – amsterdam + ı am new york"
this is england (2006) : ırkçılık temalı muhteşem bir ingiliz filmi. çok seviyorum kendilerini.
elite squad (2007) : derin devlet, uyuşturucu, kartel, polis temalı muhteşem bir aksiyon filmi. 2.sini de izleyin. kesinlikle izleyin. vala bak pişman olmazsınız. olursanız yeşillendirirsiniz.
vesikalı yarim (1968) : bir "izlemeyeni dövüyorlar" türk filmi. türk sienmasında böyle eserlere rastlayacak mıyız bir daha? "sevgi de yetmiyormuş. çok eskiden rastlaşacaktık…"
karpuz kabuğundan gemiler yapmak (2004) : "izlemeyeni dövüyorlar 2" türk filmi. ahmet uluçay'a rahmet olsun.
dersu uzala (1975) : bir akira kurosawa filmi daha.
niwemang (2006) : bahman ghobadi'nin en sevdiğim filmi.
dear frankie (2004) : tatlı mı tatlı, ağlatan dram filmi. çok severim.
bir zamanlar anadolu'da (2011) : nuri nuri ceylan'ın en sevdiğim filmi. hele otomobil-yol sahneleri yok mu! dadından yenmez. arada bir açar izlerim otomobilli epizodları.
yol (1981) : "– fotoğrafta katil gibi çıkmışım. baksanıza arkadaşlar katil gibi görünüyorum değil mi? + sahi arkadaş sen niye düştün hapise? – cinayetten."
bab'aziz (2005) : severim bu filmi ama nasır hamir'in ilk filmi daha güzel. o da altta efendim.
el-haimoune (1986) : nedense bu filmde ürktüğüm çok sahne olmuştur. ürpertir beni. çölün sıcak ve tozlu derinlinlerine dalmak ve yaşanan efsaneye şahit olmak için izleyin efendim.
rang-e khoda (1999) : ağlayın efendim. salya sümük ağlayın. mecid mecidiye selam olsun.
ıncendies (2010) : izledikten sonra kesinlikle bana küfredeceksiniz.
war photographer (2001) : belgesel de bir filmdir tamam mı! ve bu belgesel sizi ölü kadar soğutacak hayata. savaşa lanet olsun!
herşey çok güzel olacak (1998) : her şey çok çok güzel oldu taam mı! *
zamani barayé masti asbha (2000) : mendiliniz yanınızda olsun.
ın bruges (2008) : filmin mekanlarını henüz görmedim. "bir savaş çıkacak bilader.hissedebiliyorum. siyahlarla beyazların arasında savaş çıkacak.bir üniforma giymene bile gerek kalmayacak. kendi tarafını seçebileceğin bir savaş olmayacak bu. senin tarafın seni seçecek. ve ben kimin tarafında olacağımı biliyorum. ben siyahlar için savaşacağım."
sen to chihiro no kamikakushi (2001) : keşke bizim de miyazaki'miz olsa. ah keşke.
avatar (2009) : james cameron emminin hakkını yediler. en iyi film ödülü eski eşinin filmine gitmişti o yıl. vay arkadaş.
ağır roman (1997) : canım sıkıldıkça izlediklerimden efendim. türk filminin iyilerinden.
ın the name of the father (1993) : adaletin bu mu dünya.. gülücük.
the lord of the rings (2001) : bir the gotfather olmasa da sinema tarihinin güzide eserlerinden efendim. tamam vurmayın!
vavien (2009) : itiraf ediyorum. en sevdiğim türk filmlerindendir kendisi. belki de en sevdiğimdir. yani biraz kararsızım. "+ selam ederim, annemin ellerinden öperim. kendinize çook… – uzatacak mısın? + yok, baba. – hadi iyi akşamlar."
full metal jacket (1987) : stanley kubrick'in bu filmini izlemeyen de ne biliim.. "çok sertim, ama adilim, ırklar arasında ayrım yapmam! zencileri, yahudileri ve italyanları aşağılamam. burada hepiniz aynı ölçüde değersizsiniz."
21 grams (2003) : " dünya bizi yakınlaştırmak için döner. “
oldeuboi (2003) : kan revan içindeyim..
the pursuit of happiness (2006) : allah siyah kardeşlerimizin yardımcısı olsun. amin.
hunger (2008) : yaşasın irlanda.
scent of a woman (1992) : "bakmaktan kaçtığımız gün öldüğümüz gündür.."
arizona dream (1993) : tabi bir çingeneler zamanı değil.
forrest gump (1994) : “run forrest, run!”
ınto the wild (2007) : gönlümün efendisi.
vizontele (2001) : "peki zeki müren de bizi görecek mi?"
eternal sunshine of the spotless mind (2004) : bu filmin ismini doğru olarak bir çırpıda söyleyene boğazda kahve ısmarlıyorum. vala bak.
the elephant man (1980) : "ı'm not an elephant! ı'm not an animal! ı'm a human being!"
don juan de marco (1994) : "hayatta önemi olan yalnızca dört soru vardır, don octavio.." der ve sıralar muhterem!
the usual suspects (1995) : ” kimsesi olmayan kişi ihanete uğramaz. “ demiş. haklı da.
american history x (1998) : “nefret yüktür !“ vala doğru. bir de bu film her aklıma geldiğinde, kaldırımlı sahne de canlanıyor gözlerimde. ne büyük travma öyle. aman ya rabbim.

kısa bir not: sazın içinde şeytan yok.
aklıma geldikçe ekleyeceğim. mükerrer film varsa bildirin lütfen.

devamını okuyayım »