elmali kurabiyeee

  • anarşist (221)
  • 913
  • 5
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

corona virüsü sayesinde fark edilen gerçekler

bazı insanların gerçekten kara cahil, bencil ve bana göre kötü olabileceği gibi gerçeklerdir. bu insanlara cidden "inan sana değil kastım. cahille sohbeti kestim dost dost" demeniz bile oldukça kibar kalabilir.

annemin arkadaşı bir akrabasının başka şehirdeki düğününe gitmedi diye ona bozulmuşlar. şimdi bir kısmı virüs sebebiyle hastaymış. asıl bomba gelinin arkadaşı virüs taşıdığını bile bile düğüne gelmiş. oradakiler öğrenince "ben hasta olduysam herkes olsun" demiş. duyunca hayatımın şokunu yaşadım. demek ki onun yüzünden birileri hasta olup ölse vicdan azabı çekmeyecek. sonra da o gelin hasta olduğunu bile bile evine oturmaya gelenlere sarılmış. o ikinci şok oldu. bu ahlaksızlar her yerde. bir kadın da hasta olduğunu bile bile markete maskesiz gitmişti. haberlere çıkmıştı.

annemi de eski komşumuz kahveye çağırıyor ara ara. neymiş mesafeli oturup kahve içeceklermiş de aylardır hiç görüşmemişler. kapalı alanda, maskeler inik. oldu. tabii ki karşı çıktım ki annem de dikkat ediyor. yalnız bazen küçük detaylara bile fazla dikkat ettiğim için onu bunaltıyorum. neyse insanların üstünde sürekli bu şekilde baskı kuran insanlar var. o kafelerde tıklım tıkış oturanlar, birbirine misafirliğe gidenler, şu ortamda düğün yapıp bir de utanmadan insanları davet edip gitmediklerinde küsenler (bana böyle bir şey için küsecek insan umrumda bile olmaz), maskeyi yanlış ya da hiç takmayanlar yemin ediyorum yatacak yeriniz yok. keşke zararınız sadece kendinize olsa. başınıza bir şey gelse gram umrumda olmaz. yalnız masum insanların da başını yakıyorsunuz. daha geçenlerde 35 yaşında iki çocuk babası bir psikiyatrist ölmüş. bahsettiğim tarzdaki seviyesiz insanlar için değer miydi?

ben hastaneye gitmiyorum annemi çay kahve içmeye gönderir miyim? valla sinir oluyorum ya. aylardır dolgumda çürüme var ufak boyutta. başka bir dişim de ağrıyıp geçmişti. dişlerime çok dikkat eder ve genel kontrole giderdim. minik çürük yavaş büyüsün diye günde dört kere diş fırçalıyorum :/ ilk vaka o dönem açıklanmasa da içime sinmediğinden gitmemiştim. hatta başka bir şey için hastaneye yolum düşmüştü ocak sonu ya da şubat gibiydi. tam hatırlayamadım ama ilk vaka açıklanmamıştı. hekimlerde maske falan yoktu. çok garip gelmişti bu bana. o dönemde toplu taşımaya maske ve eldivenle binip çıkışta onları poşete atıp değiştirip ellerime dezenfektan sıkıyordum. diş için keşke şubat'ta gitseydim diyorum bazen. gerçi o zaman başıma bir şey gelse bulaşıcı hastalık der geçerlerdi belki :) şimdi devlete değil özel bir muayenehaneye gidip ilk randevuyu alacağım ama yine de çekiniyor insan.

ben bunların hesabını yaparken birilerinin bu kadar rahat olmasını gerçekten anlayamıyorum. hepimize bulaşabilir. bunda bir problem yok ama insan bari birilerine zarar veririm korkusundan önlem alır. o da yok. yasaklar da boşuna geliyor. maske takmayana ceza falan verilmiyor. verilenler de göstermelik birkaç tanedir. marketlere maskesi çenesinde, burnunun altında en acısı da maskesiz gelen insan demeye dilimin varmadığı mahluklar var. düğün videolarında kimsede maske yok. millet üst üste halay çekiyor. eğlence yerleri berbat bir durumda. kısaca devlet kendi koyduğu kurallara uymayanları asla denetlemiyor. ben devlete güvenemeyeceksem kime güveneceğim? bakanın canlı yayındaki açıklamalarını hiç kaçırmadan dinlerdim. yine dinliyorum ama artık masal dinler gibi dinliyorum.

bu tip insanlar sadece bizim ülkemize özgü değil. iki gün önce almanya'da maske karşıtı yaklaşık on yedi bin kişi eylem yaptı. almanya'da bile var böyle insanlar. eğitime hiç bakmıyor. en eğitimli insanlar bile akılsızca davranabiliyor. bir de bunu fark ettim. en çok canımı sıkan da bu oldu. eğitimlisi bile böyleyse eğitimsizine durumu nasıl anlatacaksın? bu süreçte insanların çoğundan soğudum.

edit: bir de balkon çok önemli. son dönemde yeni evlerin bir kısmını fransız balkon yapanlar sizi kınıyorum :) neyse ki eve dönene kadar yayla gibi balkonu olan bir yerdeyim.

devamını okuyayım »