enyakisikliyazar

  • 85
  • 3
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

masal

yirmi dönümlük bir arazide birbirine açılan içiçe üç dairesel bahçeyle çevrili, en yakın komşuya atla gidilen böylece amca hala babaanne ve merdiven çıkabilen keçiler dışında pek kimse olmayan bir evde doğdum.
digital sesler çıkaran bir aygıt bulunmayan bu evde böylece benim için dışarısıyla hayal kurma dışında bir iletişim yolu da yoktu. işte tam burada hayatım boyunca eşdeğerine rastlamadığım bir çeşitlilikte hikayeleri olan babaanem benim için sonsuz evrene bir pencere açmıştı.
okuma yazması olmayan bu kadın her nasılsa ezop tan andersen den öte bir masal literatürüne sahipti.
yağmurlu gecelerde odanın içinde ayrı bir oda gibi olan çok fonksiyonlu ve o sıralar evdeki belki de en teknolojik alet olan sobanın karşısına serilmiş bir döşekte, geri kalan tüm bahar, yaz gecelerinde ise yıldızlı gökyüzü altında damlarda, üstü açık balkonlarda kurulmuş yatakların en küçüğünde yatıp, uslu bir çocuklukla beklediğim şeydir masal. içeriği mantık gerçekçilik gibi öğeler açısından fakir olsa da çocukluğunda bolca dinlemiş insanın düş dünyasını tek başına zenginleştirmeye yetecek kadar cüce elma pire ve saman barındırmaktadır.

devamını okuyayım »