ermanhoca

  • 69
  • 6
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

lüzumsuz savaş

saat sabahın sekizi, ve ben dört ay önce sözleriyle alenen taşak geçtiğim lüzumsuz savaş şarkısına entry girmekle meşgulüm; deli mi sikti bilmiyorum, ama akıl sağlığımın yerinde olmadığı kesin gibi. klibine denk geldiğim televizyon, oda, oturuş pozisyonum ve tabi ki size anlam ifade etmeyecek bir sürü şey, şubatın ilk haftasını işaret ediyor. şarkının müzikal düzenlemesine bayıldığımı, doksanların kaliteli pop parçalarını çağrıştırdığını anımsıyorum.

ülkenin tiksinti veren gündeminden biraz uzaklaşmak adına izlediğim nba final serisi maçının ardından zıbarmak üzereyken nereden aklıma esti bilmiyorum. uyusam mı, hazır hava ağarmışken biraz canetti mi okusam (geceleri kitap okuyamıyorum) diye ikilem içinde kalmışken kendimi youtube'de buldum, kendime lüzumsuz bir savaş yarattım, allah belamı versin.. ['kenarda dursun' çalışmıyor, tüm bunları yeniden yazacağız yani, bir bela daha okuyorum]

deli ruh hali bazen iyi gelir, ama ben çok abartıyorum sanırım. günlerdir olan biten her şeyden haberdar, ancak herkesten kopuk bir şekilde yaşamımı sürdürüyorum. geceler sabahlara, sabahlar uykulara bağlanıyor; uykular bin parçaya bölünüyor, rüyalar, ah o kanı bozuk rüyalar.. uzun zaman akşamları erken yatmak kadar dramatik bir durum bu, evet şimdi anlıyorum. niçin her şeyi bu kadar geç anlıyorum ben?

insanın kendi içinde kilit altında tuttuğu insan kalıntılarından bir düzen elde edebilmesi olanaksız. gözlerim doluyor sapıkça bir şekilde. hani kendinden en emin olduğun yanını, en iyi yanını eski bir gazete gibi sokağa fırlatmışsın da; daha sonra oradan geçen biri, bunun okuyamadığı dildeki bir gazete olduğunu anlamış ve onu daha çok kirletmek için öfkeyle üstüne basmış gibi... bir sigara yakıyor, ve siktir olup gidiyorum.

devamını okuyayım »
12.06.2013 08:10