eru iluvatar

  • 155
  • 0
  • 0
  • 0
  • 9 yıl önce

brighter than the sun

sozlerinin anlamsiz, parcanin (ve hatta albumun) ne kadar kotu oldugundan dem vurulmus, ki bence bu insanlarin grubun anlatmak istediklerini degil, kendi anlamak istediklerini dinlemesinden kaynaklanmaktadir.

tiamat genel olarak garip bir gruptur, ama yine de gecirmekte olduklari evrimin kolay gorulebilecegi bir gruptur. skeleton skeletron, wildhoney'den beri ne kadar degismeye calisirlarsa calissinlar, eninde sonunda yine de kendilerini tekrar ettiklerini anlayan bir grubun albumudur. ardindan cikardiklari judas christ albumunde kendileriyle nasil inceden dalga gectiklerini gorenler bu albumu tekrar bir dinlediklerinde bunu hemen farkedeceklerdir.

bu parca ise, heyecan, adrenalin, uyusturucu, sohret, veya herhangi birseye bagimli hale gelmis bir insanin ruh halini, kanimca oldukca basarili bir sekilde anlatmaktadir. muzigin, vokallerin ozenle bunun icin secildigini dusunuyorum.

sozlere gelince, meali soyledir:

ilk kita: artik bagimli oldugumuz sey ne ise (uyusturucu/sohret/seks/heyecan), onun dozajini arttirmak suretiyle aldigimiz gazla zevkimize zevk katabiliriz...

nakarat: ohooo anam siz hala bogalarin onunde mi kosuyorsunuz, ondaki heyecandan daha guzeli var, biz rus ruleti ceviriyoruz aramizda alimallah, ahan da yaniyoruz bak!

ikinci kita: var ya, esasinda ne bok yersen ye, istersen unlu ol, gaz ol, hep ayni olm, bunaliyorum valla, oyle boyle degil, butun renkler siyah.

iste oyle...

devamını okuyayım »