eseysiz ureyen canli

  • 329
  • 13
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

katar krizi'nin türkiye'ye etkisi

kabaca katar krizinin arka planı : %88'i göçmen yaklaşık 2,5 milyon nüfuslu katar, dünya'nın en büyük 3. gaz rezervine sahip ülkesi. kişi başı milli gelirde dünya birincisi. hindistan, japonya ve güney kore'nin en büyük ticaret ortağı. katar emiri tarihin ilk rusya ziyaretini*** ocak 2016 da yapıyor ve on milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalanıyor. arap koalisyonu katar'ı, işid ve el kaide'yi desteklediği için yemen operasyonundan çıkartıyor ve ardından ilişkileri kesiyor.

ekonomik etkisi : sanılanın aksine kısa vadede türk ekonomisine (göreceli) fayda sağlayabilir. sıcak para girişi için neredeyse ülkenin tapusunu katar'ın üzerine yapmak isteyenler için büyük fırsat. katar'dan kaçan katar sermayesinin ilk geleceği güvenli liman türkiye olacaktır. dolar gerçekten 3 tl olursa şaşırmamak lazım.
neden türkiye diyecek olursanız; katar'a yöneltilen suçlama terör örgütlerine destek vermek ve terörizmin finansmanı. yani sermayeyi dünyanın demokratik hangi ülkesine götürürseniz götürün el konulabilir. bu durumda siz olsanız sermayeyi nereye kaçırırdınız? tabiki, emiri sıcak para akıtsın ekonomi yürüsün diye helikopterle yer gösterip, beğendiği ormanlık alanı yakmaktan bile çekinmeyen, stat açılışında boy boy emirinin fotoğrafını asan bir ülkeye. son yıllarda katarlıların satın aldığı şirketler ve gayrimenkul yatırımlarını saymıyorum bile. zaten kara para aklama cenneti haline gelen ülkede kimseye nerden buldun diye sorulmadığı gibi, 2002 yılında birleşmiş milletler güvenlik konseyi tarafından terörizmin finansmanının engellenmesi için çıkartılan ve ilgililerin (bunlardan biri yasin el-kadı) hesaplarının dondurulması istenen kararını daha bir kaç yıl önce, o da fatf'ın (oecd mali eylem görev gücü) türkiye'yi iran ve kuzey kore ile birlikte teröre destek veren ülkelerin olduğu kara listeye alacağını açıklamasından sonra yürürlüğe koydu...
yani ülkeye ciddi bir sıcak para girişi olacak gibi. bir süre "ekonomi çok iyi, dolar çakıldı lafları" duyabiliriz.

orta ve uzun vadede ise çok büyük sıkıntılar türkiye'yi beklemekte. aşağıda değinilen nedenlerden dolayı katar'a askeri bir müdahale yapılması çok düşük bir ihtimal. en olası ihtimal; haber kaynaklarında da bolca servis edilmeye başlanan bir darbe ile yönetimin değiştirilmesi. ülkenin sadece %12'si katarlı geri kalanı göçmen. yani ülke için savaşacak kimse yok. mevcut yöneticilere yöneltilen suçlama ise terörizmin finansmanı. dolayısıyla emir ve ailesinin mal varlıklarına el konulur ve yönetim değiştirilir. türkiye'ye direk etkisi de bu noktada başlar. qnb'den tutun bein sports'a, inşaat şirketlerinden tutun boğazdaki yalılara kadar bir çok sektör bu durumdan etkilenir. borsada katar destekli bir çok fon ve şirketin tepetaklak olduğunu görebiliriz.

bu yazıyı yazarken odatv'deki bir haberde masak ve katar arasında kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda bir işbirliği anlaşması yapıldığı haberi yayınlandı. bu ise bizi bir başka noktaya götürüyor. malumunuz türkiye ile katar "stratejik ortak" gibi hareket ediyordu. cumhurbaşkanı katar emiriyle 2 yılda 10 kez görüştü. gaziantep'e inen kayıt dışı esrarengiz bir katar uçağı vardı hatırlayabildiniz mi? işte o uçak ve arkasındaki resmi olamayan stratejik ve kirli ortaklık katar'ın başına gele(cek)nlerin türkiye'dekiler için bir dejavu olacağını hep beraber göreceğiz. katar emrinin karşılaşabileceği herşey, kara para aklama, terörizmin finansmanı, savaş suçu gibi.

askeri etkisi : şunu bilmekte fayda var ki; katar'da (doha) yaklaşık 100 uçaklı ve 10.000 askerli bir abd askeri üssü bulunmaktadır. katar ordusu ise 1.500 hava, 1.800 deniz ve 8.500 kara kuvvetlerinde olmak üzere toplamda 11.800 kişlik bir askeri güce sahip. yani abd isterse katarı tükürüğünde boğar. suudi arabistan'a, bahreyn'e veya bae'ye ihtiyacı yok.
hatırlarsanız katar emiri'nin son türkiye ziyaretinde iki ülke arasında askeri bir anlaşma imzalandı ve türkiye'nin katar'da karargah kurması ve 500-600 asker göndermesi kararlaştırılmıştı. hatta türk ordusu başkaları için paralı askerlik yapacak diye çok eleştirilmişti. bu saatten sonra o da yalan oldu. bir de teyide muhtaç olmakla birlikte, türkiye'nin olası bir saldırıda katar'ı koruyacağına dair 2015 yılında bir anlaşma yapıldığı söylenmekte. şahsi kanaatim, türkiye'nin katar'daki olası bir çatışmaya müdahele etme kapasitesi yok. yani askeri alanda bir atraksiyon beklemeyin.

siyasi etki ve sonuç : işte en can alıcı noktanın burası olduğunu düşünüyorum. suudi arabistan ve bae abd'den habersiz böyle bir aksiyona girişebilirler mi? üstelik abd'nin katar'da bir üssü varken? elbetteki hayır.
şu bir gerçek ki, " egemen güçler " bölgenin hiçbir zaman istikrara kavuşmasını istemiyorlar ve sürekli bölge ülkeleri arasında veya içinde istikrarsızlık yaratacak bir argümanı hazırda bekletiyorlar ve zamanı geldiğinde piyasaya sürüyorlar. ne zaman bir ülke sivrilse hemen başına bir balyoz indiriyorlar. işid ve el kaide de bunun için hazırlanmış birer araç ve çok iyi kullanıyorlar. diğer taraftan bölge ülkelerine açık bir mesaj veriyorlar: eğer israil-abd- ingiltere ekseninden çıkıp rusya-iran eksenine girmeye çalışıyorsan sonuçlarına katlanırsın. son dönemde bu eksene kayan bir diğer ülke de türkiye. türkiye'nin başına balyoz indirmeye karar verdikleri zaman ise türkiye'nin uluslar arası aktörleri devre dışı bırakarak katar doğal gazı için boru hattı projesini ortaya atmasıdır. bunun yanısıra iran gazı için de benzer bir proje vardı. eğer bu projeler gerçekleşseydi türkiye'nin enerjide rusya'ya bağımlılığı ortadan kalkacağı gibi avrupanın lider enerji sağlayıcısı konumuna gelecekti. fakat " stratejik derinliğimiz " kurtlar vadisi'nden öteye gidemediği için enerjimizi istihbarat/terör oyunları oynamaya harcayıp suriye'de bataklığa saplandık. sonucunu hep beraber oturup izleyeceğiz.

yıllardır bazı aklı evellerden duyduğum şöyle bir söz var: bütün büyük ülkelerin bir terör örgütü var ve işlerini onlara yaptırıyorlar, niye bizim yok. bu sığlıkla hareket edenlerin anlayamadığı bir şey vardı ki; hamilik yaptıkları, destek oldukları, finansman sağladıkları, kirli işlerini yaptırdıkları terör örgütlerinin zaten bir sahibi vardı ve yaptıkları herşey kayıt altına alınmıştı/alınıyordu. kimsenin ses çıkarmamasının nedeni sadece zamanının gelmemesindendi.

kişisel endişem şudur ki ; " bazıları " için yolun sonuna gelmekteyiz. fakat o kadar büyük bir pisliğe batmışlar ki giderken tüm ülkeyi de yakıp kavurabilirler. katar krizinin iç siyasete etkilerini örtbas etmek için ikinci bir (kontrollü) darbe girişimi (bu sefer kontrolü gerçekten kaybedebilirler) veya suriye'de ypg/abd ile çatışmayı bile göze alabilirler.

yani, bu krizi bir göz korkutmadan ziyade " bazılarının " etrafındaki çemberin daralması olarak da okuyabiliriz.

devam edecek...

devamını okuyayım »
05.06.2017 14:59