eskidim

  • müzmin yedek (61)
  • 517
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

dua

bugun metroda tin tin giderken boyle latif bir yaziyi okumus bulundum.

"ey yuvasız bülbülden daha garip olan ruh, söyle melcein* neresidir? nerede ve hangi gün karar kılacaksın? seneler geçti. aradığını bulamadın. çırpındın, bağırdın kimseler bilmedi. kâh bu dalda kâh o dalda ârâm etmek* istedin, muvaffak olamadın. içinde taşıdığın telaşı etrafa vermek istedin, kimseler almadı. ezasını* terennüm etmeden başka bir şey bilmeyen avare bülbül, söyle yuvan nerededir? söyle eşin kimdir?

dediler ki gülün hasretiyle dilhûnsun? ben inanmadım avare bülbül... hangi gül sana tahammül eder, hangi gül senin sesinle solup sararmaz? eğer o gül mevcutsa bil ki senin sevdana layık değildir.

hangi maşuka, hangi canan bizim sevdamıza layıktır? hangisi şu avare gönlün dağına merhem bulabilir? derdimizin ne olduğunu bilecekler mi! hasret ile nalanız diye inlediğimiz zaman, işte dudaklarımız, işte gözlerimiz, işte saçlarımız, işte ellerimiz, işte kollarımız, işte sinemiz diyecekler ve bizim ateşimiz bu dudaklardan aldığımız buse ile ve bizim iştiyakımız bu güzellerden topladığımız nigâh ile daha ziyade arttıkça elemlerimiz bu saçların feyzi nispetinde çoğaldıkça ve natuvan* cismimiz bu ellerle bu kollar arasında daha büyük bir ihtilaca*tutuldukça ve başımız bu sinede daha müthiş bir humma ile sarsılıp tutuştukça bize şifa yerine zehir ve ateş veren vücutlarını geri geri çekecekler, "daha ne istersin? daha ne yaptığımızı istersin!" diye soracaklardır. ne istediğimizi onlara söyleyebilecek miyiz? ne istediğini, ne istediğimizi kendimiz biliyor muyuz ki onlara söyleyebilelim. hasret, visal* ikliminin hangi merhalesinde nihayet bulur? ateşimizi teskin edecek memba visal ikliminin hangi merhalesindedir? canan ki kendini bu memba zanneder, bizim gibi şem'in zahmını görmüş biçare bir pervane olduğu halde "memba benim" diyecek kadar gafildir. bu gaflet ile o meçhul iklimde bize nasıl yol gösterebilir?

aziz dost, bülbül şeyda ise gül perişandır. kim kime rahm edecek?

rabbim, o da ben de senin hidayetine muhtacız. bizi dilhûn eden aynı elemdir; sana aynı cehennemin umkundan aynı sesle bağırıyoruz. ukubete düçar olduğumuz takdirin zikrettiği ateşten sütun etrafında birbirine dolaşmış, birbirini sokan iki yılan gibiyiz. lakin bir zamanlar cemalinin tenvir ettiği* âlemde iki sermest güvercin olduğumuzu unutmadık. rabbim, ya bu şurezarı* o cennete tebdil et, ya bu hatırayı gönlümüzden sil, zira hâlimiz yamandır."

-yakup kadri

devamını okuyayım »