exlance

  • 84
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

cenaze

herkesin malumu bunun haberi genelde en olmadık saatlerde gelir. gece saat 03.15'de bunlardan biri. çıkar bi taksi bulur hüzne doğru yol alırsın. vardığında önce bir vedalaş, son kez göreceksin çünkü. kimseyi de sakinleştirmeye çalışma. bırak o gün insanlar istediği gibi davransın. kainatın şüphesiz en doğal 2 olayından birinde insanların da içinden geldiği gibi davranması hakları.

camiyi ve vakti kararlaştır önce büyüklerle, sonra git sabah ezanında ya imamı ya da müezzini bul ve musalla taşını ayırttır. eve dönüp bekleyeceksin şimdi. ilk önce doktorun gelip teyit etmesi lazım. ölüm raporlarını aldıktan sonra belediye işleri başlıyor. küçük yerde yaşıyorsan anons için gerekli bilgileri de vermen lazım. cenaze arabası gelecek, gasilhanenin de ayarlanması lazım. mezarlığa da haber verip daha önceden ayarladıysan o yeri anlatıp mezarcıların mezarı hazırlamasını istemelisin. tüm bu işlemler için bolca zarfa ihtiyacın var unutma.

cenaze arabası geldi, ekip profesyonel. "tabutu çıkarmak çok zor olur, battaniye ile indirelim aşağıya" diyecek adam. kabul ediyorsun her şeyi, ölümü kabullenmişsin bu ne ki.
her yerden ağlamayla karışık sesler:
-battaniyeye indir
-yavaş
-sondasına dikkat edin
-başı biraz aşağıda kaldı yukarı çekin
-yavaş canı acımasın!
-çarşaf örtelim
-onda şeytan lekesi var, başka örtelim
-kapıya dikkat, çarpmayın
- tabutun kapağını size zahmet
-ayakları buraya gelecek
-biri gelsin cenaze arabasıyla
+ben gelirim.

günlük rutininde bu işleri yapan adamla öyle bir günde muhabbet etmek zor. üzerine adam da zorluyor ciddi ciddi. zorlu 40 günmüş bu zamanlar. "yılda ortalama 750 kişi ölüyor ilçede" diyor. ama bu zamanlar 4'ü, 5'i bulabiliyormuş. cenazelerden birini gönen'e yollamışlar. sigara uzatıyor. artık yolcu etkilenmez diye rahat davranıyor sanırım.

gasilhaneye geliyoruz, bir belge buraya. sıra varmış, zorlu 40 gün tabi normal. kadınlar geliyor. sondası için acile gidin biri gelip çıkarsın diyorlar. sıra geliyor, çalışan kadınlar ile bizim kadınlarımız da giriyor içeriye. gerisi ağlama ve su sesi.

güzelce kefene sarılmış. her tarafından bağlanmış, kaçmasın diye sanki. tabutuna yerleştiriyoruz yine. evin önüne gidiyoruz. hoca geliyor. komşular geliyor. helal ediyoruz. tekrar arabaya, oradan camiye. musalla taşına yerleştiriyoruz. daha önce görmediğim yüzlerce kişi elimi sıkıp başsağlığı diliyor. insanların ne garip elleri var, bazısı parmaksız gibi, kimisinin sadece deri ve kemiği var gibi. ilk defa bu kadar çok yaşlı insan eli sıkıyorum.

insanlar namaza giriyorlar, çıkıyorlar. tabutun önünde saf tutuyoruz. imamla gelen 2 kişi en önde yer almaya çalışıp iyice sıklaştırıyor safları. belediye başkanı ve yardımcısıymış. tekrar soruyorlar, yine helal ediyoruz.

tekrar arabaya, bu sefer istikamet mezarlık. yeri açmışlar. tabutun kapağını açıyorlar bir kaç kişi örtü açıyor.
-kim inecek mezara?
-torunları insin
-sağda dur sen
-başı için yükseklik var hafif oraya gelecek
-tuttunuz mu?
-başı yerleşti mi?
-ipleri çözün
-bütün ipleri çözün
-başındakini çözdünüz mü?
-tamam biri kalsın mezarda
+ben kalırım.

mezarın içi çok dar, tam olarak eğilemiyorsun bile. gövdeni yerle paralel eğebilmen için kıble yönünde hareket etmen lazım. ağaçları veriyorlar sonra teker teker. yerleştiriyorsun güzelce. küçükken yastıklardan yaptığım çadırlar geliyor aklıma. son tahtayı yerleştirdikten sonra bir sürü kişi elini uzatıyor mezardan çıkarmak için seni. üzerini toprakla örtmek 5 dakika sürmüyor. herkesin bu kadar kolektif çalıştığı başka bir ana şahit olmamıştım. hiçbir kürek boşta kalmıyor. daha yere düşmeden biri kapıp toprak atmaya devam ediyor. küreğin arkasında durduğu için darbe alan bir kaç kişiyi görüyorum. ama ölümün olduğu yerde acılarından utanıp seslerini çıkarmıyorlar sanırım.

dua okunuyor ve herkes tekrar elimi sıkmaya başlıyor. elimi sıkan ayran ve pideye koşuyor. mezarlığı pide kokusu sarıyor bir anda. gün boyunca o kadar çeşitli kokunun arasında böylesine uzun bir günün pide kokusuyla biteceğini düşünmemiştim. bitiyor.

devamını okuyayım »