famagusta

  • 344
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

bu yaz ayrılığın ilk yazı olacak

selim ileri, bu kitabında, bir otobiyografik hikâye karakterindeki anlatımını halit ziya’nın oğlu halil vedat’ın intiharına odaklamıştır. halit ziya’nın, bu intihar olayını anlattığı acı bir hikâye adlı kitabında hüzün ve üzüntünün doruk noktasına çıkışını görürüz. yazar-romancı selim ileri de, işte tam bu kırılma noktasından işe koyulur. kurgu-tema-yardımcı olaylar hep buradan ilerler.

esasen metinde, geçmiş-yaşanmışlık yazarın yazı belleğini yoklamış; günün foto-reel cephesinden bir çözüme ulaşmaya girişilmiş.

önceki roman ve hikâyelerinde izlerine rastlanan kendi anılarının, yazar belleğinden metinlere taşınışının örneklerinin burada da görürüz. adeta, yazarın kendi eserleri içinde oluşan değişimler, onu, hayat hikâyesi eser içerisine yerleşir.

bir romanı illa kurmaca diye görmenin sakıncalı olduğunu düşünen selim ileri, kurmaca içinde romancının hayat tecrübelerini, dünyayı algılayışını yabana atamayacağımıza dikkat çeker. nitekim, ehrenburg’un, paris düşerken ile şolohov’un ve durgun akardı don romanlarında verilen reel ve toplumsal dünya, yazarın bilinçaltından gelen yansımalar taşıması anlamlıdır.

öte yandan yazarın bu romana dair kendi ağzıyla naklettiği şu cümleler önemlidir:

'bu yaz ayrılığın ilk yazı olacak'ı üçüncü ve son kez yazıyordum, yaz sonuydu. attilâ ilhan ile konuşuyor, romanda gerçekleştirmek istediklerimi anlatıyordum. attilâ bey malraux'nun şu sözünü söyledi: "her roman aslında bir otobiyografidir." birden çarpıldım ve sözü romanın başına koymaya karar verdim. roman ve otobiyografi, özyaşamöyküsü sözcüklerinin yan yana gelişi, getirilişi çarptı beni."

devamını okuyayım »
26.06.2011 16:39