faruk1990

  • 1328
  • 8
  • 6
  • 1
  • dün

aşık olunan kişi için yapılan manyaklıklar

en '' oha '' dedirtecek ve dramatik olanı ama en güzel , en masum , en aşk dolu olanı başımdan geçmiş olandır sanırım. toplanın başıma anlatıyorum ;

2011 senesinde ailece gittiğimiz altınoluk tatilinde son gece olarak akraba ziyareti amaçlı altınoluğa kısa mesafede bulunan örene gitmeye karar vermiştik. tatil boyunca bi dünyalar güzeli görmeme rağmen öyle şakkadanak aa buda yaz aşkım oldu be triplerine girmem ben. güzelmiş der geçerim çok takılmam tatilime bakarım. neyse son gece örene geldiiiik. e tabi akşam oldu kardeşimle napalım , bari ören sahilinin oralarda gezelim bari çarşı falan filan. sahilin üstündeki o tepede banklarda otururken biraz esince hadi çarşısını gezelim dedik. çarşısı falanda baya küçüktür örenin. geziyoruz ama bi yandanda '' bu ne yeeaa altınoluğun tırnağı etmez yeminlen '' triplerindeyiz. derken bi an oldu. hani flash patlar ya öyle hızlı bi an oldu anlamadım bişey. kardeşim '' abi sağdaki şu takıcı kızda ne güzelmiş demesiyle hop ! direk dümdüz devam ! ama var bi gariplik seziyorum. olum nası bi güzellikti o ? insan olamaz o kabul etmiyorum. ateistsen oturur secde edersin. bu tesadüf olamaz yani kesinlikle bi tasarım sonucu oluşmuş bişey. ağzı , burnu , çenesi , gözleri , saçları , duruşu , yanakları ! otur oyna lan ! sık ağzını burnunu öyle yani .

velhasıl biz yürümeye devam ettik. çarşının sonunda hala kızdan bahsediyorum tabi. kızda çarşının içinde takı satan minik bi dükkanın içinde öyle şaşkın şaşkın bakan bi satıcı. yanındada kardeşi , annesi ve babası ( değillermiş meğer ben öyle zannetmişim ) . sonra biz yine döndük dolaştık o dükkanın önüne geldik. bulduk bi bank oturduk. öyle bön bön kıza bakmıyorum. hani bazen gözüm dalmış numarası yapıyorum mel mel bakarak , bazen takılara göz atar gibi bakıyorum , bazen '' bi takı 10 lira olsa , günde 50 takı satsa günlük 500 lira , iyiii , iyi yani '' modlarında bakıyorum. baktıkça sanki ömrüm uzuyo , sanki güneş doğuyodu içimde.. baktıkça cennetin kapılarını açıyo ve kocaman bi merhaba diyip işte şimdi doğdum diyodum sanki.. o an onunla sorgusuz sualsiz evlenmek ve evinin kadını , çocuklarının anası olsun istiyodum.. ve tabi ondan sonra her türk erkeği hayali gibi bir karavan almak ve onunla çorum , amasya , tokat demeden heryeri gezmek istiyodum..

ben bu hayalleri kurarken bi yandan kardeşimlede sohbete devam ediyoduk tabi. dükkanın içindeki amca öyle yapılı ve iriydiki ters bi hamlemizde bizi oracıkta bayıltıverirdi eminim yani. hatta pitpull ismini takmıştık ona. keza kel kafalı , gür sakallı ve rockn roll takılan bi amcaya kesinlikle daha iyi bi lakap olamazdı. yanındada bonus bi kız vardı. anneden almış kıvırcık geni herhal diye içimden geçiriyorum çünkü aşık olduğum kızın saçları düzdü. bazen bakıyorum dondurma yiyo , bazen müşteri geliyo ani bi hamleyle zıplıyo ama hüsran falan. şaşkın şaşkın takılıyo yani. hani bazı kız vardır '' oha çok seksi cidden '' dersin ama bazı kız vardır ağzını burnunu ısıra ısıra bebek gibi sevesin gelir çünkü o tatlıdır. o candır canandır. var öyle kızlar.

ben bi yandan kara kara düşünmeyide ihmal etmedim tabi. eee faruk efendi.. durdun durdun son gün aşık oldun vicdansız herif. yapılırmı lan bu ? olacak işmi olum ? hani diğer günlerde çıkmış olsa karşıma tanışma şansım doğacak. ama bunda napayım olum ben ? yarın sabah erkenden eve gidicez istanbula ve kız burda kalacak lan ? aklımdan milyon tane plan geçiyo. acaba dondurmacıya falan giderse peşindenmi gitsem. lan ya pitpull görürse ? ören çarşıda asıl dondurmayı yedirir yemin ederim. hayır tırsmıyorum aslında ama bu kadar yoğun duygular beslediğim kızın karşısında olmaz yani. planlar dönüp dolaşıp engellere takılıyo. napsam acaba istanbula döndükten sonra '' anne ben doyamadım tatile yeeeaa bi iki günlüğüne örene gitsem ya yine '' diretsemmi ? napsam ulan napsam !!!

saatler , dakikalar , saniyeler ilerledikçe panikliyorum çünkü o dükkan kapandımı sıçtık. kıza elveda diycez yani. işin ilginç yanı hemen yan dükkandaki kız benim ona baktığımı zannedip bana bakmasınmı ? hayır bide gülümserkende yakaladım. şimdi kendi kendine gelin güveymi oldun len kereste diyebilirsiniz ama adım gibi eminimki tam tanışılabilcek kıvamda bi kızdı çünkü çevresinde pek kimse yoktu ve kız ona baktığımı düşünüyodu. aklımdan '' lan acaba bu kızla tanışssamda sonra aşık olduğum kızımı sorsam ? '' . çok saçma . olmaz bu diyip eledik. bakın son hamleyi anlatıyorum. annemleri çarşıda gördük. saat olmuş 23:30 civarları ve çarşıdaki dükkanlar ufaktan kapatıyolar. annemlerde '' çok geç olmadan gelin oğlum buralar sessiz yerler zaten sıkılırsınız '' diyince dedim artık hareket vakti. evet şimdi aktrasyonu dinleyin.

o gece bu kızla karşılıklı tanışma ihtimalim sıfır olduğu için ben anlık zeka patlaması sonucu dükkanın ismini ve arkadaki barın ismini telefonuma kaydettim. çevrede ayrıntı sayılabilcek herşeyi. ve eve gittik. diğer gün sabah annemle son bi kez çarşıya uğrayacaktık hediyelik bişeyler için. bi umut o dükkana götürdüm işte bu lan dedim. annemde yanımda masumiyet simgesi resmen al tanış işte hazır onunda anası orda istet lan ! ama ne oldu ? bi gittik bizim kız yok ? uyanamadımı noldu diye içimde fırtınalar kopa kopa arabaya yol aldık ve gelsin istanbul yolları. şimdi az çok o kaydettiğim ayrıntılarla neler yapcağımı tahmin edenler olmuştur . anlatıyorum ;

eve geldiğimiz an laptopu açtım. ilk olarak kaydettiğim yerlerin facebook , twitter adreslerini araştırmaya başladım. ne kadar veri toparlayabildiysem toparladım. bak bak psikopatlık gibi duruyo ama aşk lan aşk. bi zararım olmaz kimseye evelallah. ama bakınca oha diyo tabi insan sapık gibi bu ne yani. ama bizim nesil aşktan bi haber olduğu için bu hamleler delice gelebilir tabi. neyse konumuza dönelim ben araştırdıkça onlarca sayfa çıkıyo. amacım ise bu sayfalara üye olanlara sırayla bakmak ve aşık olduğum kızı aramak. bırakın kaydettiğim yerleri balıkesir , balıkesir burhaniye , burhaniye ören , hatta komşuları akçay altınoluk edremit sayfalarına bile bakıyorum. saatler sürdü. saatler bitti günler aldı yerini. sabrederek ve umudumu asla kaybetmeden aramaya devam ettim. artık profil baka baka insan sarrafına dönmüştüm amk. bana tipini söyle sana facebook profil tarzını söyliyim. filizmi ? akçaydakimi ? haa fenerli o görmüştüm kıvamındayım. ama yok yok yok ! tabi olmaz lan manyakmısın bu nası bi çaresizlik ? içindeki derin aşka ve dramatik arayışa bakarmısınız ? ben yılmadım tabi. bu seferki manyaklığım ne ? o baktığım binlerce profilde gözüme iyi görünen kızlara kopyala yapıştır yaparak aynı yardım mesajını yolladım. baya uzun ve yanlış anlaşılmaya meyal vermemek için ince elenip sık dokulmuş bi mesaj ama öz olarak '' ben şuyum , şu yerde şu cafenin ordaki şu dükkandaki kıza aşık oldum nolur yardım edin 40 yıl uşağınız olurum '' tarzında şeyler.dönen cevapları bi görseniz tanrım.. sapık zannedenler , ay kıyamam diyip kedi gibi sevenler , hadi ordan lan senlemi uğraşcam kofti diyenler , birader sen bizim kıza yazmışsın alırım aklını diyenler , kardeş istersen fbi , cia falan dene böyle zor bulursun diyenler.. ohoooo.. olumlu cevap verenlerle uzun uzun konuştuk dertleştik. uyan örenli kız , yat örenli kız modundayım. annem akşam ne yemek istersin dese '' ören kebabı '' diyecek kıvamdayım lan .

mesajlar , mesajlar , mesajlar , cevaplar , sorular derken bi kaç ciddi yardımsever çıktı. ve bitanesi demesinmi sen muhtemelen bizim gamzeyi diyosun diye ? ben örenliyim diye ? o an varya.. yani allahım.. o an o laptopu alıp halay çekecektim amk ! evin içinde bildiğin açacaktım müziği halay çekecektim ! yolla dedim hadi yolla facebookunu ! kız yollar yollamaz resme baktım ? evet o lan galiba ! buna bir mesaj yazmışım aga.. sen de gılgamış destanı ben diyim orhun yazıtları. bir incelikler , bir edebiyat parçalama bizim faruk oldu sana faruk nafiz çamlıbel. yazdım mesajı cevap geldi. işte seni çok iyi anlıyorum çok şaşırdım söylediklerine ama benim senelerdir süren bi ilişkim var. gelip beni tekme tokat dövseydi daha iyidi. o hani şok anında tüylerin ürperir ya. benim tüyler bıraktı kendini şoktan. başladım buna dil dökmeye madem öyle ekledim seni tanışalım arkadaş olalım diye. tamam diyince ben başladım profiline bakmaya ve işte o an. bu kız o kız değil ! allahım nası seviniyorum biliyomusunuz ? bu sefer bırak halayı malayı bildiğin yunanistana kadar koşup sirtaki yapıcam amk ! kızada sen değilmişşsin , şaka gibi lan diye mesajlar yazıyorum. bak bak bak kopuş noktası geliyo. kız bana demesinmi ben senin anlattığın şeylerden cidden çok etkilendim. bu zamanda böyle duygular yerini bulmalı diye. ben karar verdim sana yardım edicem ve o kızı bulucam diye ? dedim bacım sen bana bu yardımı yap sonra senin düğününü ben yapıcam ben ! mobilyalar hariç dedim tabi o kadar girmesin . efenim ciddi ciddi bu aramızdaki duygusal konuşmadan sonra ben hergün mesaj bekliyorum bu arkadaştan. benden ayrıntıları aldı nası olsa ve bana mesaj olarak '' faruk ben sabahları her zaman dediğin dükkanın önünden geçiyorum ama o kız yok , belki gitmiş olabilir tatilcilerin kızlarından biri olabilir o oluyo öyle '' demesinmi. dedim nolur iyice bak dibinde kalmıştır ziyan etme iyice bak :( . tamam yarın akşam son kez bakıcam dedi. bu arada aramaların ardından 9 gün geçmiş ve tarih 29 ağustos.

efenim 30 ağustos günü pendikte bi sahnem var. ayıptır söylemesi solistim. gidicez grupla beraber sözde para kazanma vaadiyle bedava konser verip arka mutfakta menemen yicez. sonrada '' biz cok cooluz '' diye gezmeyi planlıyoruz. neyse akşam oldu sahneyi yaptık , şaka yapmıyorum kişi başı 10 lira vererek rekor kırmış iş sahibine söve söve pendik sokaklarında '' bari döner yiyak amk '' diye geziyoruz. derken bi mesaj. aynen aktarıyorum hatrımda kaldığınca ;

'' faruk ben senin o dediğin kızı buldum , hatta bulmakla kalmayıp gidip yanına tanıştım ve herşeyi en ayrıntısına kadar anlattım. kız meğer akşamları yardıma geliyomuş sadece ve ben baya anlatınca tanışmayada ikna oldu. numarasını atıcam sana ''

işte şu gördüğünüz mesajdan sonra 30 ağustos 2011 senesinde pendikte 32 diş döner ekmek ayran yiyen bi adam gördüyseniz o bendim. döneri yerken gülermi lan adam ? adamlar faruk hayırdır diyo bi yandan. o döneri öyle bi yiyişim varki her ısırmamda ağlayasım geliyo sevinçten. hani rezil olmayacağımı bilsem koşucam marinaya doğru. dönerler bitti benim surat whatsapp smiley si gibi kaldı. ben en engin edebiyat bilgilerimi ve ikna gücümü maksimuma getirerek mesajımı yazayım derken hoop oda ne ! kız bana mesaj attı ! azim budur lan ! budur azim !

'' meraba , arkadaşınızla konuştum tanışmayı kabul ettim bende çok şaşırdım bu kadar uğraşmanıza ama şimdiden söyliyim ben 16 yaşındayım belki bilmiyosunuzdur diye söylüyorum '' halbuki bende 20 yaşındaydım çok değil ama kız beni daha büyük düşündü heralde.

tabi cevabı verdim ben. derken sohbet ettik , tanıştık. ben iyice emin olduktan sonra dahada bi oh çektim. ve inanılmaz şekilde sohbetimiz çok ama çok güzel ilerledi. her geçen gün dahada tanıdık , dahada konuştuk ve kaynaştık. benim dünya umrumda değildi. onunla konuşayım yeter diyodum. bu noktadan sonra olanları fazla paylaşmak istemiyorum. çünkü malesef bi noktadan sonra kızımızın o zamanki yaşınında vermiş olduğu durum ve benimde aşk cahili olarak fazla ilgim ve hızlı hayallerim sebebiyle arkadaşlık patlak verdi ve herşey sonlandı. sonraları ne yaptıysamda olmadı. dayak yemek uğruna tanışmaya gittiğim 2 tane erkek arkadaşının yanına gidip ikisiylede arkadaş olmam ve en yakın kız arkadaşıyla hala ve hala süren sıkı bi dostluğumuz olduğunuda söylemeliyim. baya baya kızın şuan çevresindeki en değerli insanlardan ikisi hala arkadaşım ama ben onun merhabasını bile alamıyorum. türkiyeden uzaklaşıp uzak ülkeye yerleştiğimden beri elbette senelerinde geçmesiyle unuttum gitti.. ama güzel bi anı kaldı benim tarafımda. kendi elleriyle taktığı güzel kolyenin , o güzel teninin kokusu kaldı.. geceleri telefonla konuştuğumuz zaman anlattığı manyak manyak hayaller kaldı finlandiyaya gitmek gibi.. dondurma yerken bile hadi arasana demeleri kaldı.. bisiklete binerken bile telefonu kapatmayışı kaldı.. güzel gözleri , şaşkın suratı , sakar halleri kaldı.. sıkı bi manowar dinleyici kaldı ben gibi.. güzel şeyler kaldı bana.. bense ona o zamanın verdiği şaşkınlıkla kitap götürdüğümde arasına fotoğrafımı koyup arkasına bişeyler karalamıştım. onada atmadıysa o ve bu hikayeler kalmıştır.. bende şimdi bu entry ile en azından internete bırakayımda bu güzel anılarda herkese kalsın... ne bi umut besliyorum artık nede bi beklenti içindeyim.. hatta ve hatta tek isteğim en az ona aşık olduğum kadar birine aşık olmam şu soğuk ülkede..

başımdan geçen bu güzel hikayeyi en abartısız ve en özet şekliyle yazdım.. darısı hayatında bi kez bile aşık olma duygusunu tadamamış şanssız insanların başına..

unutmayın , bu hayatta aşk için herşeye değer .

edit : ekim 2014 itibariyle belirtmekte fayda varki kıza dair herhangi bi hissim kalmamakla beraber numarasını , instagramını ve elimde olan herşeyini sildim.

temmuz 2015 editi : örene gittim.. ve yine karşıma çıktı.. o kadar insan varken o tuttu benim karşıma çıktı. örende 2 gün durdum ve her iki günde de karşıma çıktı...

ekim 2016 edit : güzel kalpli insan. o kadar başarılı bi insan olmuşki. olgunlaştığı daha ilk cümlelerinden belliydi. yolu ömür boyu açık olsun..

devamını okuyayım »
18.09.2014 17:50