fataliyev

  • prezentabl (575)
  • 798
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

işe gitmek

"bu ödeme..." diyor "ııııı dün gerçekleşmesi gerekiyordu ama ııııııı finansman..." bir şeyler daha zırvalıyor. "aslında ben ıııııı kendilerini uyarmıştım..." zırvalamaya devam ediyor.

saat 07.50... mesainin başlamasına daha 10 dakika var. benim ayılmama daha 1,5 saat var. bu rutin iş hayatına alışmama 100 yıllar var. bana ödeme diyor, finansman diyor, bir şeyler diyor. ben önümdeki monitöre boş boş bakıyorum. hareketsizce oturuyorum. hiçbir şey söylemiyorum. dinlediğimi belirtecek bir "hıhı" yahut "evet" dahi demiyorum. ölüm sessizliğindeyim. şişman, gözlüklü kadın konuşmaya devam ediyor. söylediklerinin hiçbirisi zerre kadar sikimde değil. ama o konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor. sonunda susuyor. ama bir soru işareti ile bitiriyor cümlesini. ve beklemeye başlıyor. ben sessiz kalıyorum.

yapış yapış, samimiyetsiz bir gülücük atıyor:

- "uyanamadınız galiba"
- "saat sekize on var..."
- "hayır, ben ıııııı dün de söylemeyi unuttum size akşam ıııııı evde aklıma geldi şimdi hatırlat..."
- "saat sekize on var..."

elinde kağıdı, gözünde kocaman berbat gözlüğü, kocaman kıçı ve çıkardığı en anlamlı ses olan "ıııııııııı"larını da alıp defoluyor.

gözlerimi ovuyorum, kafamı kaşıyorum. her sabah şirkete girerken binbir işgüzarlıklarına şahit olduğum güvenlik görevlileri geliyor aklıma "köpekler..." diyorum seslice. bugünkü toplantıda karşı karşıya oturmak zorunda kalacağım bağıra çağıra konuşup gülen insancıklar geliyor aklıma "orospu çocukları..." diyorum seslice.

ne için, kim için buradayım? bu sefil hayatta daha onurluca hayatta kalmam, kendimi kollamam gerekiyordu. her sabah bu masaya oturduğumda içimde bir şeylerin eksildiğini hissediyorum. ne insan sevgisi kaldı içimde ne de umut. boşluk, kocaman bir boşluk.

"sikeyim böyle hayatı" diyorum seslice.

yanımda oturan iş arkadaşımın bana baktığını farkediyorum.

"günaydın birader" diyorum.

herkese günaydın.

devamını okuyayım »
03.08.2010 09:00