final approach point

  • 530
  • 4
  • 2
  • 0
  • geçen hafta

türk tipi akademisyen

buradaki yazılanlara bakarak moralini bozmaması gereken türden. birincisi kedi ulaşamadığı ciğere mundar der. arkanızdan aman zaten torpillidir aman zaten bir şey bilmiyor zaten bir şey okumuyor yazdıkları şeyler de zaten derleme diye atıp tutabilirler. gittiğiniz kongreleri çok görürler. hem bilim isterler, hem kendinizi geliştirin derler hem de kongre de ne işleri var diye goy goy geçerler.

ama ben biliyorum sizlerin okumaktan bozulan gözlerinizi, çalışmaktan ailenize eşinize sevgilinize ya da çocuğunuza ayıramadığı zamanı.. kimi zaman çocuk yapma yaşını bile kaçırdığınızı.. bu yüzden boşananları, sevgilisinden ayrılanları.. çoğu kez yeni biriyle tanışmak için zaman bulamayanları.. görüşelim diye arayan arkadaşlara yeterince vakit ayıramadığınızı, görüştüğünüzde bile aklınızın okuduğunuzu yazdığınızı şeylerde kaldığını ve bir türlü ortamdan tat alamadığınızı. ortamlara uyum sağlayamaz olduğunuzu.. zamanla insanlarla görüşemez olduğunuzu.. vaktinizi hep işlerinize ayırdığınızda, insanların bunu bireysel algıladığını.. buna inanmadığını.. sizin işte de ne var böyle çalışacak ya,, iyice kendini beğenmiş oldun sen ya vb.. yüzünüze, arkanızdan da ego manyağı diye konuştuğunu..

bu işin içinde olmayanların sizi yerden yere vurduğunu, ofiste olmadığınızda evde yattığınızı düşünenlerin olduğunu.. ama sizin o gece çalışmaktan sabahlayabilecek olduğunuzu.. ya da kimbilir hangi dersi takip ediyor hangi proje için nerede koşturuyor olduğunuzu.. işinizin memur gibi ofiste oturmak ve her kapıyı çalana kapı açmaktan çok , en iyi nerede çalışabiliyorsanız okuyabiliyorsanız orada çalışmak olduğunu, bu yüzden hafta içi 9-5 ofiste beklemeniz gerekmediğini..

derleme yazıyorsunuz diye eleştirilerken, mecburen birilerine atıf vermek zorunda olduğunuzu.. atıfsız yayınların akademik dünyada kabul görmediğini.. prof. unvanına sahip olmadığınız sürece ne yazarsanız yazın biraz olsun iplenmeniz için bir yerlere dayandırmak atıf yapmak zorunda olduğunuz akademik çalışmaları.. hem bilimin birikimli ilerlediğini ve birilerinin araştırmalarının üzerine araştırmalara yapmak ve onlara atıf vermek zorunda olduğunuzu.. olur da atıf vermezseniz, yaptığınız işin, kaynaklarınızın güvenirliğinin sorgulandığını.. hatta intihal problemiyle karşı karşıya kalabileceğinizi.. bu yüzden kıdem, para ve hapis cezası gibi yaptırımlarla karışılabileceğinizi...

çoğu kez hafta içi ota boka odanıza giren ve çalışmanızı bin kere bölen öğrenciler ve ziyaretçiler yüzünden çoğu kez akşamları, geceleri ya da hafta sonları vaktinizi ofise kapanıp çalışarak geçirdiğinizi..

içinizde böyleleriniz olduğunu biliyorum, önünüzde saygıyla eğiliyorum.

devamını okuyayım »