florikasid

  • 177
  • 1
  • 1
  • 0
  • evvelsi gün

2018 vergi harç ceza zamları

2018 yılında gelecek zamlar bütünüdür. şahsen bunun sadece bir başlangıç olduğunu düşünmekteyim.

--- spoiler ---

cep telefonlarından alınan özel iletişim vergisi 47,7 liradan 54,6 liraya;

6 aylık pasaport harcı 115,9 liradan 132,7 liraya;

1 yıllık pasaport harcı 169,5 liradan 194 liraya,

3 yıldan fazla süreli pasaport harcı 553,4 liradan 633 liraya çıkacak.

b sınıfı ehliyet harcı 418,3 liradan 479 liraya;

kırmızı ışıkta geçme ve hız sınırını aşmanın cezası 206,5 liradan 236,4 liraya yükselecek.
(kaynak: herhangi bir haber sitesi)
--- spoiler ---

yani şunu anlamış değilim. "ekonomik kalkınma için siyasi istikrar şart yahu. o yüzden evet evet evet." diyerek kafamızı beynimizi siken halka sormak istiyorum. bu mu kardeşim istikrar ? aynı şekilde istikrarlı iktidara da seslenmek istiyorum. bu mu kardeşim ekonomik kalkınma ? ulan tamam hadi istediğini aldın. bari gözümüzü boyamak için biriki köprü möprü yap etrafa. hani internet bağlatırsın. ilk 1-2 ay süper hızlıdır. bundan iyisi yok dersin ya. o hesap. bari ilk 1-2 icraatinde şöyle köprü möprü, yol mol, at mat, cami mami, yav ne bileyim bişey yap bi yatırım yap. fışkiye falan yap sağa sola. gözümüzü boyamak için bari ilk bunları yap sonra zammı cezayı yapıştır.

galiba süper güç olurken kullanacağımız fonu halktan toplanacak vergi,harç ve cezalarla yapacağız. son dönemde bilmiyorum gördünüz mü ama zabıtalar ortalıkta kol geziyor. bütün esnafı gezip nerden ne ceza çıkarırız diye dolanıyolar. vergi memurları keza öyle. hangi bölgede ne varsa göz yumulan hepsini sırayla en küçükten en büyüğe gezip devlete fon sağlamaya çalışıyor. anlaşılan o ki devletimiz 2023 türkiyenin süper güç olma projesinde fon ihtiyacını halktan karşılayacak. bunuda cuma çıkışı açılan sergiler gibi sergi mantığıyla çözmeye çalışacak.

ekonomik kalkınma, siyasi istikrarla değil adam akıllı yönetim ve stratejiyle olur. cuma sonrası hadi beyler pamuk eller cebe mantığıyla olmaz. son 2 yıldır kobilere hibe ve krediler veriliyor devlet tarafından. fakat sunulan bu kaynakların hiçbirisiyle büyüyüp gelişen yada yeni kurulup projesini gerçekleştiren bir kobi olmadı hiç. şahsen benim bulunduğum ve takip ettiğim 3 şehirde bu kobi kredilerini alanların asıl idame ettirdikleri bir mesleği ve dükkanları vardı. hibeden veya krediden yararlanabilmek için hanımlarının yada diğer yakınlarından birisinin üzerine yeni bir dükkan ve proje hazırlayarak farklı bir mükellefiyet için çekildi paralar ve asıl dükkanda, yeni arabanın kredisinde, ev için peşinatta yada kobi hariç herhangi bir yerde kullanıldı gitti o paralar.

şuanda buğdayımızın bile büyük bir çoğunluğu dış kaynaklardan karşılanıyor. hatırlarsanız geçen seneydi galiba bir yumurta krizi yaşandı. üreticilerle konuşma fırsatı bulduğumda sordum. yahu dedim birader. ben seni tanıyorum. sen tavuğu burda yetiştiriyosun. dışardan almak gibi bi durumun yok. paketlemeyi başka bir firma yapıyo. nakliye keza aynı şekilde. ama hepsi yurt içinde. dolar yükselince yumurta fiyatı neden artıyo gözünü sevdiğimin bana bi açıkla dedim. abi buğdayı, tavuklara verdiğimiz yemi falan hep dışardan getiriyoruz dedi. dışardan alınıyor artık bunlar dedi. yani diyecek kelime bulamıyorum belkide saçmalıyorum ama.

gelecek bu zamları hükümet isterse belirli bir düzeyde de artırma hakkına sahip. benzinin 5.50lere geldiği, ekmeğin 1 lirayı gördüğü, temel besin maddelerini dahi dışarıdan karşıladığımız günümüz türkiye'sinde artık "ekonomi çok iyi dış borçlar tamamen kapandı türkiye dışarıdan borç alan bir ülke iken borç veren bir ülke haline geldi" gibi yalan dolanların yavaş yavaş foyası ortaya çıkmaya başladı.

bak şu görüşü bi nebze gene anlıyorum. " yahu kardeşim bu iktidarda olmasa kime vereyim ? diğerlerinin içindeki en iyisi bu. tamam bende biliyorum ama ne yapayım ? herşeye rağmen genede en iyisi bu benim gördüğüm kadarıyla." tamam eyvallah. risk almak istemiyorsun.geçmişte sıkıntı çekmişsin. bir nebze feraha(!) ulaştığında (tabi kendi açısından mikro düzeyde bakarsak) elindeki bir avuç bulguru kaybetmek istemiyosun. anlarım.

ama cidden oy veripte " abi en birinci adam bu. bu iktidar var ya dünyaya bi kere gelir. dünya lideridir. büyük plan büyük proje. ekonomi gelişti. borç alırken borç verir hale geldik. petrol çıkarıyoruz. ses hızından hızlı uçak yaptık. kendi helikopterlerimizi falan üretmeye başladık aldık gidiyoruz biz." diyenlere, bunlara ciddi ciddi inananlara şunları söylemeden edemem:

hey güzel kardeşim. ekonominin ne kadar geliştiğini görmek istiyosan önce kendi cebine bak. yani burada oturur gelir gider deriz, ağır sanayi deriz, karşılaştırmalı analiz deriz, yıllara yaygın rakamları inceleme deriz, oturur geniş çaplı istatistiksel verileri ele alırız almasına ama sen gene en basitini yap. kendi cebine bak. madem ekonomimiz gelişti. madem devletin elinde borç verebilecek kadar atıl bir fon var. neden bunu halkıyla paylaşmak yerine, halktan daha fazla para almaya gidiyor ? yapılan bi yatırım mı var ? savaşa falan mı giriyoruz ? ihale falan mı var yada kasamız şişkin görünsün hesabı ? gösteriş budalalığı mı ? hayır canım kardeşim. ekonomi geliştikçe toplumsal ferah artar. bu da direkt olarak vatandaşa yansır. sen ekmeği 25 kuruştan alırken 1 liraya almaya başladıysan, benzin her yıl biraz daha her yıl ondan da biraz daha artış gösteriyorsa ve keza aynı şekilde cezalara, vergilere, harçlara, bilmem neylere hafta 8 günde 9 kere zam geliyosa, ekonomi falan gelişmemiştir. arkada birileri sıçmıştır. öndekiler hadi beyler toparlıyoruz diye sıvamadan, kimselere çaktırmadan gizli gizli toparlamaya çalışıyodur. gerçi daha çaktırmaması mı var bunun gözünüze soka soka (yada s.ke s.ke) yapıyolar bunu ama ne diyelim yani.

geçenlerde hatırlarsınız çok olmadı bir milletvekilinin telefon faturası olay olmuştu. buna mutabık diğer milletvekillerinin maaşları, arabaları, benzinleri ve telefon faturaları, sağlanan hizmetler inanın o kadar gereksiz ve aşırı ki anlatamam size. bu yıl bir milletvekilinin maaşı 17.000 lira beyler. 17.000! ve bu parayı hak etmek için yaptıklarını meclis tv de izlediğiniz zaman oturur saçınızı başınızı yolarsınız. anaokulunda bile böylesine aptalca bir şekilde birbirine bağırıp çağırıp birbiriyle kavga eden, tartışan, laf sokan çocuklar görmedim, göremem. en azından onları izlemesi tatlı ve beyinleri henüz gelişmediğinden ay canım ya diyebiliyosun.

ve gene şöyle bir durum söz konusu ki geçtiğimiz aylarda takip edenler bilirler milletvekili maaşları 17.000 liraya yükselirken eski maaşlarına %10'luk bir zam yapılarak yükseldi. en son hatırladığım emekli maaşı zammına bakarsam %2mi %4mü ne. ha buda iyi olum demeyin. sonuca baktığında 100 lira gibi komik bi rakama tekabül ediyor. ama tabi ülkenin süper güç olması için, gelişmesi için, milli irademizin devamı için, milletimizin bekası için, ekonomik istikrar için elbette halkın, yani bizlerin, yani şu %2 %4 maaş alan emeklilerin, yani 1500 lira maaş alıp 1200 lira kira ödeyen sizin, bizim, benim cebimizden biraz daha fazla vergi çıkacaksa çıksın! milletvekillerimiz, bakanlarımız, devletimiz çok yaşasın yeter ki ! devletimiz böyle uygun gördüyse, vardır bir bildiği!

devamını okuyayım »
04.11.2017 15:44