fu

  • 2231
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

ağustos böceği ve karıncanın hikayesi

karınca her zamanki gibi eşşek gibi çalışıyordur. ağustos böceği ise, malum, ense yapmaktadır. günler geçer, kış gelir, karınca yuvasına çekilir. sömineyi yakmış, ayaklarını uzatmış, elinde şarap kadehi, koltukta kitabını okumaktadır. derken ansızın kapı çalar. karınca kalkar ve kapıyı açar. amanın, bir de ne görsün, karşısında ağustos böceği; ama hiç umulmadık bir halde. sırtında bir kürk, ağzında puro, iki yanında fıstık gibi birer dişi agustos böceği, arkasında da da soförüyle beraber son model bir limuzin. karıncaya kal gelir*. "hayrola?" diye sorar ağustos böcegine. ağustos böcegi de "hayırdır, hayırdır" der, "benim işler bu ara iyi gitti de. ben de biraz alışveriş falan yaptım. şimdi de kızlarla avrupa turuna çıkıyoruz. sana da bir ihtiyacın var mı diye sormaya gelmiştik. varsa bir şey, çekinme, söyle...". karınca belli belirsiz "yok, sağol." der. "ama bir dakika, bir ricam var" diye ekler. "duyduğuma göre fransa'da la fontaine diye bir herif varmış, eğer görürsen söyle ona, ben onun anasısı, avradını..."

devamını okuyayım »
19.10.2004 01:11