fulistug

  • delikanlı (441)
  • 881
  • 60
  • 16
  • 1
  • bugün

sevdiği kadını üzen erkekler

bu konuda çok güzel bir söz vardır "bir insan sizi üzmeyi tercih ediyorsa mutlaka mutlu ettiği başka birileri vardır." genelde "seven adam kıskanır, seven insan sevdiği kadına karışır, eğer kızıyorsa sevdiği içindir" gibi saçma sapan düşünce kalıpları yüzünden genellikle bu durum yanlış anlaşılan konudur. hatta bir atasözü bile vardır "kasap sevdiği deriyi yerden yere vururmuş". halbuki bir insanı sevmek demek bu anlama gelmez. çoğu zaman kadına uygulanan şiddet bile bu anlamda değerlendirilir. çünkü sevgi duygusu kuvvetli ise aynı şekilde tepkilerin de kuvvetli olması gerekir.

bana göre bunu yapan insan karşıdaki kişiyi sevmiyor demektir. buna hiçbir bahane bulmaya gerek yoktur. bu insanın kendisini kandırmasından başka bir şey değildir. seven insanın gerçekten seven bir insanın karşıdaki insanı olduğu gibi kabul etmesi gerekir. sizden sürekli şikayet eden, sizi değiştirmeye çalışan, size zarar veren ve bunun için sizi üzen bir insan sizi hiçbir şekilde sevmiyordur ve sevmeyecektir. onun sadece boş zamanlarında vakit geçirdiği ve geçerken uğradığı duraklardan birisiniz aslında. onun yaptığı davranışlara kendinizce anlamlar yüklüyorsunuz ve onun size değer verip, sevdiğini düşünmek size daha kolay geliyor. çünkü sizi bilerek üzdüğünü kabul ettiğiniz anda biliyorsunuz ki otomatik olarak size sevmediğini gerçeğini de kabul etmek zorunda kalacaksınız.

ben artık bu şekilde yaşıyorum. beni bilerek üzen bir insanın kendi tercihi olduğunu kabul ediyorum ve yaptığı şeylere hiçbir anlam yüklemiyorum. sadece sonuca bakıyorum ve olayın nedenleri ile hiçbir şekilde ilgilenmiyorum. çünkü biliyorum ki üzen her zaman üzmeye devam edecektir. ben karşımdaki insan üzülmesin diye bazı şeyleri yapmamayı tercih ediyorsam bunu karşı taraftan beklemek de en doğal hakkım. o yapmayı, beni üzmeyi tercih ediyorsa ben de bu kişiyi hayatımdan çıkarıyorum. hayata nedenlerle değil de sonuçlarla baktığınız zaman her şey çok daha kolay oluyor.

devamını okuyayım »