geri yinekel

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (508)
  • 2828
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

aliye

şimdi canım kardeşim, elinde reyting getiren bir dizi var mı? var. kamuoyunda takdir topluyor mu? ooo, ayıpsın. öykünle seyircilerinin bam teline mi nişan almışsın? gayet tabii. o bam telini tam orta yerinden vurabilmiş misin? her daim. senaryon tutarlı ilerlemiş mi? doğrudur. senaryonun tutarlı olması, sence, finalin ne olacağının işaretlerinin dizide bulunduğu anlamına gelir mi? ona ne şüphe. buna karşın sen halkta, seyircinde, dizinin finali hakkında bir merak uyandırmayı başarabildin mi? çalıştım ve oldu, evet.

o halde helal olsun. yeterliliği geçtin, şimdi gelelim tezine.

canım kardeşim, getir tezini önüme: ahan da aliye'nin final bölümü. ne var elinde? altı üstü bir tane çatışma, bir tanecik soru: aliye sinan'la yeniden bir araya gelir mi gelmez mi? gelmez diyorsun. gelmesin de zaten. peki.

o halde çatışmayı uzatmanı bekleyebilir miyiz senden?

yok hocam, benim başka niyetlerim var.

nedir onlar evladım?

hocam işte önce sinan'ın bir çatışma yaşaması lazım, hatalarından sahih bir ders çıkarmış olması lazım; önce onu işleyeceğim.

aa güzel. nasıl olacak bu?

şimdi hatırlarsınız, arda bir film çekiyordu, önce onu izleteceğiz sinan'a.

hadi yahu, film içinde film esprisi, iyi!

evet hocam, iyi; böylece sinan "aile"nin ne demek olduğunu anımsayacak, bu arada da akan gözyaşlarıyla günahlarından arınacak; sonra da aliye'ye son bir "evlenme teklifi" yapacak.

anladık, o halde finalde öykünün pivotu sinan oluyor öyle mi - yani sinan'a yoğunlaşıyoruz, onun geçirdiği dönüşümü naklen izleyeceğiz -- ama dur yahu, bu ne kadar sürdürülebilir ki evladım?

pek gitmez hocam; o yüzden başka bir çözümüm var.

nedir o?

hocam, malumunuz, reklamları bol kullanmak gerekiyor bu finalde.

eeee?

hocam işte dedim ki, oyuncuları da yormayalım hem, bırakalım sinan geçireceği dönüşümü reklamlar arasında geçiriyor olsun - yani bırakalım, dizi oralarda kesilsin reklamla; dönüşte sinan'ı dönüşmüş olarak bulalım.

olur mu lan?

olur olur. bu arada aliye ve çocuklar da tatile falan gider, aliye onlara gerçek zamanlı olarak güneş yağı sürer; sonra çocuklara maske yapar birisi, birkaç diyalog yazarız: "anne bak, arda kedi oldu - baba bak, arda'ya tırmık diyeceğim artık - bıybıybıy..."

e evladım, sarkıtıyorsun ama öyküyü?

yok yok hocam, reklam var ya, kesinti olacak arada bol bol; tempoyu böylelikle yüksek tutacağım. kasislerden geçen araba misali, çaktın dalgayı? düz yolda ralli heyecanı.

eeah?

yok hocam, hemen buruşturmayın yüzünüzü. sonra çocuklar tuğçe'yle tanışacak, sinan tuğçe'nin yüzünü okşayacak, öyle de bir zaman geçecek falan. işte sonra sinan'la aliye nihayet yalnız kalacaklar.

kader anına geldik sonunda?

öyle tabii, öyle. sinan, aliye'ye bir kutu uzatacak, yüzük kutusu - kes - aliye'nin yüzü - kes - sinan'ın yüzü - kes - kutu - kes - sinan - kes - aliye - kes - sinan - kes - aliye'nin kuku...

araya da reklam alıyorsun galiba?

haa işte hocam, orada da sanal reklam uygulaması olacak, sinan'ın burnunun tam ortasında, değişik bir plan olacak o. neyse hocam, aliye nihayet açıyor kutuyu, kesiyoruz falan yine, sonra kapatıyor. kes. reklam.

oh, rahatladık valla. biraz hava alalım, değil mi?

kes-sinlike hocam! demek istediğim de bu zaten, millet sıkıldı artık aliye'den, sonu da belli...

son demişken, son'da ne olacak gerçekten?

hocam sanem çelik mümkünse kütük gibi duran bir halde, yanında da iki çocuğu, yatla açık denizde gidiyor işte. ver kıraç’i – “hayatım belirsiz, ama ben kendi yolumdayım, çocukları da boşuna arama sinan, denizde çekmiyor cepler” mesajıyla kapatıyoruz diziyi.

evladım bir kopukluk yok mu sence?

hocam avrupa birliği’ne girmeye hazırlanırken şu globalleşen dünyada bilgi çağında artık dizilerin teyeli reklamlar oldu çıktı.

o halde hep beraber kameraya dönüp “biz daha çooook reklamlar görürüz!” deyip bitirelim ister misin – levent kırca tarzı, anlamadıysan… sustun bakıyorum… sus hakikaten de.

devamını okuyayım »
18.10.2006 00:19