gezeiten

  • 483
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

türk-yunan nüfus mübadelesi

1,2 milyon anadolu rumunun yunanistan'a ve 500.000 müslüman türk'ün yunanistan'dan türkiye'ye gönderilmesine yol açan nüfus değişimi. bu nüfus değişimi sonucunda türkiye eğitimli ve donanımlı insanlarını kaybetmiş, yunanistan da kapasitesinden fazla bir nüfusla karşı karşıya kalmıştır. ama bu ekonomik olumsuzluklar göze alınarak gerçekleştirilmiştir. ulus-devlet felsefesi etkili olmuşsa da asıl sebep ideolojik değil, sorun bırakmama isteğidir. yani pratiktir. yunan ordusunun polatlı önlerine kadar gelmesine gerekçe soydaşlarını özgürleştirme isteği olmuştur. arada bu kadar kan dökülmüşken, azınlıklar sebebiyle ortalığın tekrar karışmayacağını, gücünü toparlayan devletlerden birinin de yine benzer gerekçeyle diğerine girmeyeceğini kimse garanti edemezdi ve oluşabilecek tüm sonuçlar göze alınarak bu ihtimalin ortadan kaldırılması gerekiyordu. mübadele fikrini ilk ortaya atan da yine bu gerekçeyle ingilizler olmuştur. zira artık hiçbir avrupa devletinin doğuda yaşanabilecek türk-yunan kavgası için adım atacak siyasi veya askeri takati veya isteği kalmamıştı. ayrıca (bkz: doğu sorunu)

istanbul'daki rumlar ve batı trakya'daki (bükreş antlaşması'na göre bulgaristan-yunanistan sınırının doğusu) müslüman türkler mübadeleden muaf olmuştur. lozan antlaşması'nda gökçeada ve bozcaada üzerinde yaşayan rumların hakları garanti altına alındığı için onlar da mübadele dışında kalmıştır. 12 adalar o sıralarda italyan hakimiyeti altında olduğundan oradaki türkler de mübadele edilmemiştir. son olarak, hatay türkiye'ye 1939 yılında katıldığı için hatay'da yaşayan rumlar (aslında rum ortodoks kilisesine mensup araplar) da etkilenmemiştir. istanbul'da yerleşik (etabli) rumdan ne anlaşılması gerektiği tartışılmıştır. türk tezine göre istanbul'da türk kanunlarına göre yasal olarak ikamet eden rumlar anlaşılırken, yunan tezine göre 1918'e kadar ne şekilde olursa olsun fiilen oturan rumlar anlaşılmalıdır. sonunda 1930 ankara antlaşması'nda yunan tezine yakın bir anlayış hem istanbul hem batı trakya için kabul edilmiş ve etabli kavramından fiilen oturma anlaşılmıştır.

dine dayalı olduğu kısmen doğru, kısmen yanlıştır. osmanlı'dan kalan millet sisteminin bir uzantısı olmuştur.(bkz: millet sistemi) şöyle ki, rumdan rum ortodoks kilisesine (bkz: fener rum patrikhanesi) mensup cemaat anlaşılmıştır. evet yunan ırkından olmayan hatta yunanca bile bilmeyen insanlar da mübadeleye tabi tutulmuşlardır ve müslüman, katolik ve protestan rumlar etkilenmemiştir. ama kendi kiliseleri olan ermenilerden de rum ortodoks kilisesine bağlı olmayanları etkilenmemiştir. benzer durum bulgalar, süryaniler gibi cemaatler için de geçerlidir. müslüman türklerin mübadelesinde de az çok türk kültürü ve türk müslüman cemaatine bağlılık aranmıştır. örneğin müslüman arnavutların mübadeleye tabi tutulmasına izin verilmemiştir. eğer izin verilseydi şu an tüm balkanlardan çok anadolu'da arnavut olurdu. mübadillerin vatandaşlığı da rızasına bakılmadan ve seçme hakkı bırakılmaksızın değişmiştir. buna göre, mübadeleye tabi olarak yunanistan'dan türkiye'ye gidenler türkiye'ye vardıkları anda türk, türkiye'den yunanistan'a gidenler yunanistan'a vardıkları anda yunan vatandaşı olmuştur. (bkz: vatandaşlık)

edit: imla
edit 2: ayrıca kendi kiliselerini kuran türk ortodoksların da mübadele dışı kalması ayrı bir inceleme konusudur. (bkz: papa eftim)

devamını okuyayım »