gogu delen adam

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (538)
  • 1344
  • 7
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

ideoloji

kendimi herhangi bir ideolojiye bağlı hissetmediğim gibi, insanların muhakkak bir ideolojiyi benimsemeleri ve bu doğrultuda hareket etmeleri gerektiğini düşünmüyorum. kimi ideolojilerin genel olarak haklı olduğu alanlar olabilir, ancak bu durum onlara kayıtsız şartsız bağlılığı gerektirmez.

insanların şu an benimsemiş oldukları ideolojiyi hür iradeleri ile seçtiklerine inanmıyorum. çünkü hemen herkes, kendisinin –mevcut duruma göre- daha iyi durumda olacağı bir ideolojiye yakınlık duyar. toplumun paylaştığı pastadan, diğerlerine göre daha az alan kimselerin daha eşitlikçi bir toplum isteyecekleri ve bu doğrultuda ‘eşitlik’ vaadinde bulunan bir ideolojiyi benimsediğini görmek şaşırtıcı değildir. bunun aksine, toplumun paylaştığı pastadan –diğerlerine göre- daha fazla pay alan bir kimse toplumdaki eşitsizliklerin gayet olağan ve kabul edilebilir olduğunu düşünebilir; bu doğrultuda ‘eşitliğin oldukça olağan ve kabul edilebilir’ olduğunu ileri süren bir ideolojiyi benimseyebilir. buradan hareketle; -istisnaları da olmakla birlikte- bireylerin aslında herhangi bir ideolojiyi benimserken içlerinde bulundukları konumun önemli ölçüde etkisi altında kaldıkları söylenebilir.

ideolojiler insan yaşamını güzelleştirmeye katkıda bulunamaz ve bir ideolojiyi benimsemiş kişilerin düşünsel anlamda sınırlı kalmalarına yol açar. herhangi bir ideolojiyi benimsemiş kişi, mantıklı olduğunu düşünebileceği ama bağlı olduğu ideoloji tarafından ‘yanlış’ olarak görülen bir konu hakkında kendi kararıyla bir sonuca ulaşmakta güçlük çeker. fakat burada, her ideolojinin her öğretisinin kesinlikle yanlış olduğunu ifade etmiyorum. burada belirtmek istediğim; tüm öğretileri doğru ve mantıklı olan hiçbir ideolojinin bulunmadığıdır.

toplumların türlü sıkıntılardan kurtulmaları; herhangi bir ideolojiyi benimsemekten değil, bizzat toplumun kendi çabasına ve atılacak mantıklı adımlara bağlıdır. serbest piyasa ekonomisini benimsemiş kuzey avrupa ülkeleri, ekonomik eşitliğin dünyada en çok sağlandığı yerdir. komünist rejim ile yönetilen çin halk cumhuriyeti ise, insan emeğinin en yoğun şekilde sömürüldüğü ülkelerin başında gelir. görülebileceği gibi bir ülkenin genel yapısını, o ülkede genel olarak benimsenmiş ideoloji belirleyemez. ideolojiler genellikle yalnızca isimden ibarettir. toplum yaşamının kalitesi, toplum tarafından genel olarak benimsenmiş ideolojilere değil, akıl/mantığa ne kadar önem verdiklerine ve önemli ölçüde coğrafi koşullara bağlıdır. hiçbir ideolojiyi bir ‘kurtarıcı’ olarak görmemek gerekir.

insanların, herhangi bir ideolojiden beklentisi olması muhtemelen hayal kırıklığı ile sonuçlanacaktır. bu yüzden insanın, ideolojiler konusunda kendisini ‘aşması’ ve herhangi bir ideolojiye bağlı olmaması gerekir. ancak belirtmem gerekir ki, bu cümleler, hiçbir ideolojinin hiçbir mantıklı çıkarımı bulunmadığı anlamına asla gelmiyor. benim genel olarak belirtmek istediğim; ideolojilerin birer ‘kurtarıcı’ olamayacağı, bireylerin düşünsel yetilerini kısmen sınırladıkları, haklı/haksız çıkarımları olabileceği ve kendilerine katı bir şekilde bağlılık duymanın gerekli olmadığıdır.

devamını okuyayım »