gogu delen adam

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (501)
  • 1337
  • 9
  • 1
  • 0
  • dün

24 eylül 2016 moody's'in kredi notunu düşürmesi

bilgisayar klavyesi ile yazmadığım için rahat yazamıyorum ama konuya kısaca değinme gereği duyuyorum.

belli bir büyüklüğe ulaşmış şirketler bankalara kredi limiti açılması için başvurduğunda kendilerine yönelik rapor düzenlenir ve rapordaki bilgilerin genelini özetler nitelikle bir kredi notu oluşur. oluşan kredi notu, şirketin kullanacağı kredinin faiz oranı ve alınacak teminat konusuna doğrudan etki yapar. örneğin kredi notu aaa olan bir firma herhangi bir teminat vermeksizin yalnızca imza atarak gereksinim duyduğu krediyi sağlarken, örneğin kredi notu bb olan bir firma kredi gereksinimini karşılamak için bir taşınmazı ipotek verir. ayrıca daha yüksek faiz oranından kredi kullanır. veya örneğin notu c ise, raporun içeriği dahi incelenmeden talep reddedilebilir. yani temel mantık; kredi notu yükseldikçe şirketin yabancı kaynak kullanımı kolaylaşırken, not düştükçe yabancı kaynağa erişim zorlaşır ve kaynak maliyeti artar. ülkeler için de aslında genel mantık oldukça benzer.

şirket değil, ülke söz konusu olduğunda ise devreye kredi derecelendirme kuruluşları girer. kredi derecelendirme kuruluşları şirketlere yönelik kredi derecelendirmesi yaparken ülkelere yönelik derecelendirme de yapar. bu kuruluşlar içerisinde piyasanın en etkin üç oyuncusu moody's, s&p ve fitch.

yabancı yatırımcı bir ülkede yatırım yapma niyetini gözden geçirirken ülkenin kredi notunu da göz önünde bulundurur. bunun dışında, bazı şirketlerin bünyelerindeki fonları bir ülkede değerlendirmesi için en az iki derecelendirme kuruluşu tarafından ilgili ülkenin "yatırım yapılabilir" seviyesinden nota sahip olması gerekiyor. yani falanca abd şirketi falanca tutarındaki fonu istediği ülkeye aktaramıyor.

bu gelişme ile birlikte, üç büyük derecelendirme kuruluşunun yalnızca bir tanesi türkiye için "yatırım yapılabilir" seviyede kredi derecelendirmesi yapmış oluyor. dolayısıyla bir miktar fon çıkışının olacağını beklemek olağan. ayrıca yine bu gelişmeyi bir risk olarak algılayan yatırımcıların bir kısmının fonlarını ülkeden çekmesini beklemek olağan.

dolayısıyla;
- borsa istanbul endeksinde düşüş olacağını,
- fon çıkışına bağlı olarak azalan döviz hacmi sonucu usd/tr kurunda yükseliş olacağını bekliyorum.

banka kredi faizleri üzerinde ilk etapta doğrudan bir etkisinin olacağını beklemiyorum.

ülkedenin ekonomik hayata ülkeden bağımsız olarak etki eden kriterler arasında en önemli ikisi, kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği kredi notu ve fed'in faiz kararları.

şu an bu iki kriterden bir tanesi ülkenin aleyhinde şekillendi. geliri ağırlıklı olarak usd'ye bağlı olmayıp borcunu usd veya usd'ye endeksli ödeyen firmaların karlılıkları üzerinde etki yapacaktır (örneğin avm'de faaliyet gösteren ve kirası usd'ye endeksli olan firmalar, dövize endeksli kredi kullanan firmalar, vb). ayrıca borsa istanbul endeksinde gerçekleşeceğini beklediğim gerileme ile yine yatırımcıların bir kısmının birikimlerine olumsuz yönde etki edeceğini bekliyorum.

kararın alınmasında siyasi gerekçeler var mı yok mu, bilememem. tahminim ise bu gelişmenin ülke ekonomisi aleyhinde olduğu.

ayrıca içerisinde yaşadığımız dünya, lehimize verilen kararları kucaklarken aleyhimize verilen kararları 'tanımıyoruz' şeklinde değerlendirebileceğimiz bir dünya değil. bu başlıktaki birkaç kişi, 'falanca köprüsü yapıldı bu ülkede, onlar not düşürse kaç yazar?' mantığı ile yaklaşmış konuya. bu bakış açısı maalesef siyasilerin bir kısmında da var ve uluslararası düzeydeki ülke yalnızlığı her anlamda artıyor maalesef.

devamını okuyayım »
24.09.2016 10:35