goodyonsen is back

  • 1897
  • 182
  • 38
  • 1
  • bugün

gelmiş geçmiş en iyi satranç maçları

charles henry capon vs john odin howard taylor (1873)

http://www.chessgames.com/…rl/chessgame?gid=1337193

daha 12. hamlede qh4 ile adrenalin basliyor. niye adrenalin diyorum cunku beyaz qxh8+ yapmasi halinde joht'un hesaplamalarinin aksine, beyaz iki kaleyi birden aliyor, ustune bir de b7 piyonunu aliyor ve siyah onca atak gucune ragmen (knightlar, piyon ve queen) mattan cok uzak bir sekilde ancak h1 kale, e2 bishop ve g2 piyonla karsilik verebiliyor.
yani joht'un 156 yil sonra bugun konustugumuz bu efsanevi mat kombinasyonu esasen capon'un "korkusunun", sakinligine ve dolayisi ile de ongorulu dusunmesine darbe indirerek, yapmamasi gereken kanattan rok yapmasina sebebiyet vermesiyle mumkun oluyor. bu rok yapilmamis olsaydi, yukarda bahsettigim qxh8 senaryosu dahlinde hem siyah buyuk yaralar alacak, hem de mat yasanmayacakti. yani ciddi bir blunder sonucunda gorduk bu mat kombinasyonunu.

bu aslinda bize baska birseyi daha gosterdi; o da siyahlarin "beklentisinin gerceklesmesi".
evet, bu metafizik kadar aciklanmasi guc bir durum ama satranc oynayanlar ne demek istedigimi anlayacaklardir. bazen his ve beklenti kavramlari birbirine karisarak bu anomaliyi aciklamayi guclestiriyor ama deneyelim yine de:
mesela rakibin hatali hamle yapma beklentisi uzerine bir atak senaryosu kurgulandiginda burda bu kurguyu yapan oyuncuyla konussaniz, "rakibin diger opsiyonlari varken sen neye guvendin de bu kurguyu yaptin?" diye sorsaniz, muhakkak mantik cercevesine oturtacagi bir patterni gosterir, ama "beklenti" veya "hissiyat" demez. aslinda ona o kurguyu "beklentisi" yaptirmistir. buna kasparov daha yuzeysel yaklasip hissiyat (intuition) demeyi tercih eder ama bence rasyonal olarak bakildiginda beklentidir. iste aciklanmasi en zor olan durum da rakibin bu beklentisinin karsi tarafta aynen cevap bulmasidir. bazen gulerek rakibinizin tam da beklediginiz hatayi yaptigini gorursunuz.
materyalist olcutlerde bakarsak, rakiplerin birbirlerine denk oluslariyla aciklayabiliriz sanirim bu durumu.
rakipler birbirlerine denk olduklari icin, ister defansif, ister ofansif kurgular olsun, rakip tarafindan yapilan hamleleri yuksek derecelerde "icsellestirirler". rakibin perspektifine cok kuvvetli konsantre olarak, o noktadaki beklentisini cozdukten sonra onu dogrulama gibi gercekten naif bir sacmalikla hamle yaparlar ve bunun farkina bile varmadan hata yapmis olduklarini anlayarak kendilerine kizarlar cogu zaman.

aslinda rakibi oylesine muthis analiz etmislerdir ki bu analizde kaybolarak tekrar geri donup dogru tarafin, yani kendilerinin, cikarlari icin bu analizi kullanmayi unuturlar dolayisi ile de rakibin beklentisine olumlu cevap vermis olurlar. iste gelmis gecmis en iyi satranc oyunculari bu en derin analiz labirentlerinde kaybolmayarak geri donus yolunu bulabilenlerdir. ancak bu sayede her kritik pozisyonda "best move"u bulabilirler. geri kalan iyi oyuncular ise bu lanet denkliklerin yarattigi blunder kisir dongulerinde dolanarak yaslanirlar. en acisi da bu olsa gerek.

devamını okuyayım »