goz desen

  • 449
  • 6
  • 2
  • 0
  • dün

ekşi itiraf

sinirimi bozan bazi seyler var. yalnizlik kavrami gibi. ayriliklar gibi. terminaller gibi. cok seyler hissedip asla konusmayan insanlar gibi. mutluluklarin uzerine pervasizca ve olabildigine hizli gelen mutsuzluklar gibi. mesela, yeni bir kitap alip okumaya baslamadan etiketini tam olarak koparamamak gibi, elinde ve kitabinda yapis yapis gereksiz seylerin kalmasi gibi. tirnak kenarlarinda nasil acildigini asla bilmedigimiz, fakat delicesine aci veren, kanli kucuk yirtiklar gibi. soguk olabilir mi diye dusunuyor insan tum bunlarin sebebi olarak. sogukta eller usur ve hassaslasir ve yaralar acilabilir, bir daha kapanmamacasina. sogukta ruhumuzun icinden bir seyler kopup gidebilir. ama sogugu severim. yagmur oluklardan akarken ve biz ayakkabilarimiz islanmasin diye plastik seylerin altinda birbirimize sarilip ayrilirken; birkac damla da gozlerimizin altindaki oluklarda, hemen yakinlarindaki digerleriyle birlesmeyi bekleyebilir. ayriliklar kotudur. yalnizlik daha kotudur. fakat insani mahveden genellikle ayrilmak degildir. ayrildiginda gittigin yeri asla sevememektir. gittigin yerde sarilacak insanlarin olmamasidir. samimiyetsizligin pacalardan bir selmiscesine akmasidir. beni iste hep bu guzel havalar, kitap fuarlarindaki bos kalabaliklar, yeni alinan kitaplarin arkalarindaki asla duzgun koparilamayan etiketler, buyuk fakat kisa sureli mutluluklarin uzerine gelen pervasiz mutsuzluklar mahvetti.

devamını okuyayım »
16.03.2014 21:05