gozlugunuarayanadam

  • battal gazi (354)
  • 768
  • 4
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

götünü açarak kadın cinayetlerini bitiren pelinsu

öncelikle tüm kadınları kategorize eden bu avam ve hadsiz başlıktan dolayı tüm kadınlarımızdan sözlük kadınları huzurunda özür dileyen bir meriç entrysi olmasını düşündüm bunun ama kendimden ben bile tiksindim yazarken, o yüzden böyle bir dönüşe şahit oldunuz.

neyse asıl konumuza dönecek olursak, türkiye'nin en büyük problemleri eğitimsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği. bu ülkede sosyal, kültürel, maddi, manevi, sosyolojik, içtimai vs. ne kadar dert varsa hepsi dönüp dolaşıp, ucundan kıyısından bu iki problemle ilintili. aslında bu problemler de birbiriyle ilintili de o başka bir entrynin konusu belki. "peki tüm bunların pelinsu ile ne alakası var?" diye düşünenler olacaktır, azıcık sabredip cool limelarımızdan büyük bir yudum alıp okumaya devam edelim. mustafa kemal atatürk büyük bir aydınlanmacı, gerçek bir revizyonist ve büyük bir lider idi. türk yöneticiler belki 2. mahmut devri'nden hatta 3. selim'den beri ülkenin geri kalmışlığından rahatsız idiler ancak 130 yıl süren batılılaşma çabaları neticesinde atatürk'ün 15 senede bize sunduğu kazanımların onda birini dahi elde edememişlerdi. atatürk'ü eleştirmek benim haddim olmasa da yaptığı yeniliklerin tüm ülkeye ve toplumdaki tüm sınıflara* sirayet etmesini sağlayamamıştır hazretleri, zaten 15 sene gibi bir zaman diliminde bunu yapabilmesini ummamız sadece kendisinin atatürk olmasından kaynaklı, yoksa böyle bir şey mümkün değil. şimdi daha önce bahsettiğimiz dert ve problemlerin çıkış noktalarından birisi cumhuriyet kazanımlarının bölgesel ve kültürel dağılım orantısızlığına bağlayacağımı az çok tahmin etmişsinizdir sanıyorum.

tüm bu dertler ve problemleri kadın hakları ve feminizm özelinde inceleyecek olursak, türkiye'de henüz feminizmin 1. dalga kazanımlarından istifade edemeyen kadınlardan başlamakta yarar var. bu ülkede kocaları, aileleri, ağaları* tarafından seçme hakları elinden alınan, oy pusulalarında eşlerinin desteklediği partinin altına damga vurmak zorunda kalan kadınlar var. inanmayanlar doğu anadolu'da bir köyde sandık görevlisi olsunlar. okutul(a)mayan kız çocukları, mirastan hakettikleri payı alamayan kadınlar, atatürk'ün gerçekleştirdiği türk devrimine rağmen hala varlar, 1900'lü yılların başında değiliz 21. yy'ın ilk çeyreği bitti bitecek. üstelik bunlar sadece doğunun geri kalmış illerinde değil metropollerde dahi rahatlıkla karşılaşılabilecek durumlar. bu kadınlar, bırakın haklarını savunmayı, kendilerine yapılan haksızlıkları savunur derecede eğitimsiz ve patriarkanın tahakkümü altındalar. diğer yandan daha eğitimli olarak görülen kadınlar ise bir nebze de olsa kendilerini bir birey olarak topluma kabul ettirebilmiş olsalar da toplumsal cinsiyetlerini* hem erkeklere hem de daha eğitimsiz, dışarıya kapalı, az önce bahsettiğimiz 1. dalga kazanımlardan faydalanmakta zorluklar yaşayan kadınlara kabul ettirebilmiş değiller, özel alanlarını hala politize edemediler.* doğum kontrolünün ve kürtajın ülkeyi yönetenlerce öcü olarak eğitimsiz kitlelere empoze edildiği ülkemizde, bu iki farklı kadın sınıfının arasında gittikçe büyüyen bir uçurumun oluşması toplumun farklı sosyolojik çevrelerinde farklı travmalar baş göstermesine sebebiyet veriyor. kendisinin oy verebilecek düşünce yapısında olmadığına inanan kadınlar ve bunların kocaları tarafından büyütülen adamlar ne kadar eğitimli olurlarsa olsunlar boşandıkları eşlerinin yada ayrıldıkları sevgililerinin ekonomik özgürlüklerini kazanma, bir cinsel hayatları olabileceği, başka erkeklerle yeni ilişkiler kurabileceği ihtimaline dahi tahammül edemeyip cinayete kadar giden eylemlerde bulunuyorlar. heteroseksist bir birey olarak tek derdi erkeği değersizleştirmek olan feminizmin 3. dalga hareketlerinin de bu yazıda geçmesini isterdim fakat ülkemizde 3. dalgacılar, sakine cansız gibi teröristleri kahraman aktivistler gibi gösteren, adına anmalar yapan, çocukların homoseksüalite propagandasında kullanılmasını normalize eden tipler oldukları için kendilerini kaale almaya gerek yok. feminizmi, dağdaki yönetici teröristlere harem kurmak için kullanan, suriyede 15-16 yaşında kızları zorla silah altına alıp tüm dünyaya feminist ordusu kurduk diye caka satan tiplerden kendilerini ayırabilirse 3. dalga feministler, konca kuriş gibi gerçek aktivistler dururken canlı bombalardan kahraman üretmeye çalışmazlarsa belki kaale alınabilirler.

velhasıl, cool limelarımızın sonuna gelmişken ve memlekette bunca kanayan yara varken götün açıkta gezmen hiçbir sike derman olmuyor sevgili pelinsu, bu yaptığın feminizm değil. bak sana demiyorum ki götü açık gezme, bu beni azıcık bile ilgilendirmez, hatta hoşuma gider. kızların şortlarının boyu ayıp sınırını aşmış diyenler de bok yesin hatta. sadece diyorum ki feminizmi götü açık video çekip kadın haklarını koruduğunu zanneden hadise'den* değil, hizbullahçılarca* öldürülen konca kuriş, kathrine switzer, kadın doğulmaz olunur diyen simone de beauvoir gibi isimlerden öğren.

devamını okuyayım »