gulhs

  • kofti anarşist (197)
  • 529
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

murat bardakçı

tekkeyi bekleyen çorbayı içer sözünü hem olumlu, hem de olumsuz anlamda doğrulayan örneklerden biri. türkiye'de herhangi bir alanda sebat eder, yıllarca ısrar ederseniz -ne kadar hak edip etmediğinize bakılmaksızın- bir gün o alanın duayenleri arasında gösterileceğinizin garanti olduğu gerçeğinin göstergelerindendir. benzerleri için (bkz: atilla dorsay), (bkz: hıncal uluç), (bkz: okan bayülgen) ve türk siyasetinden onlarca isim.

murat bardakçı, sıradan bir popüler tarihçidir ve hiçbir zaman bundan daha fazlası olmamıştır. gazete köşelerinde, dergi sayfalarında tarihin alengirli mevzularını gündeme taşıyan, okuyanın "hadi ya! öyle miymiş?" tepkisini vereceği-vermesi beklenen yazılar yazan bir popüler tarihçi.

bu nedenle de akademik camia bardakçı'yı hiçbir zaman ciddiye almamıştır (ülkemizdeki tarihçi akademisyenleri kim ciddiye alsın, diyebilirsiniz. üç-beş isim haricinde size katılırım). fakat bardakçı, bütün bu küçümsemelere, yok saymalara inat tarih üzerinde ısrarcı olmuş ve bu kadar yıldır tekkeyi beklemesinin meyvelerini toplamaya -artık- başlamıştır.

bugün 35 yaş altı, az çok mürekkep yalamış insanlarımız arasında bir araştırma yapılsa kuşkum yok en çok tanınan tarihçi olarak çıkar. bu titrin (tarihçi) kendisinden yıllardır esirgenmiş olduğunu hesaba katarsak bu, bardakçı için ciddi bir başarıdır. hakkı mıdır? bu kadar yıllık çabanın, malumat biriktirmenin karşılığı olmalı diyorsanız, "evet" denebilir. hak eder mi? tartışmasız, hayır. tekkeyi beklemek çorba içmek için yeter şartlardan biri olmamalı.

devamını okuyayım »
03.05.2010 10:57