gulhs

  • anarşist (201)
  • 529
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

laik değilim çünkü müşrik değilim

türkiye'de siyasetçi dediğimiz, düşünür dediğimiz, kanaat önderi dediğimiz, akademisyen dediğimiz insancıkların düşünce namusu, müzik beğenisi "kulağıma hoş gelen her türlü müziği dinloorum" klişesinde şekillenen şebeklerden bir adım bile önde olmadığı için, onlardan sözüm ona beslenmek durumunda kalmış garibanların yadırgadığı ismet özel cümlesi.

ben ismet özel'i şair olarak da, düşünce adamı olarak da severim, söylediklerini önemserim. bilirim ki doğru bildiğini gözünü budaktan sakınmadan söyler, ikircikli tavırlar sergilemez, her biri birbirinden değersiz "ama"ların arkasına sığınmaz. zamanın "moda" kavramlarına (kimi zaman demokrasi olur bu, kimi zaman özgürlük olur, kimi zaman serbest piyasa ekonomisi vs...) kendini ve düşüncelerini uyarlamak için on yüz bin takla atmaz. insanın dünyadaki varoluş mücadelesinde bu tür insanların -ister onun yanında olun ister karşısında- değerli olduğunu düşünürüm. doğru bildiğini ıkınmadan söyleyen insanlarla birlikte savaşmak da şereftir, onlara karşı savaşmak da.

özellikle 1980 sonrasında kültür alanında olsun, siyasette olsun türkiye'nin en büyük sorunun zeminsizlik olduğunu, kavramların tamamen içlerinin boşaltıldığını, "söz"ün yalnızca kişilerin rakiplerini alt etmek için kullandıkları bir araç haline geldiğini fark etmeyenler, ortalıktaki saçma sapan, kısır siyasi çekişmeleri anlamlı bulan ve hatta kendi hayatlarını da bu anlam üzerinden kurmaya çalışanlar için bu tür dobra tavırların, söylemlerin bir değeri yok.

türkiye bugün için, siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar herkesin ama herkesin yeri geldiğinde milliyetçi, laik, dindar, solcu, özgürlükçü, demokrat, hukuk savunucusu, hukuk düşmanı, halkçı, vs olabildiği bir ülke. hiç kimsenin durduğu yerin bir anlamı olmadığı için hekes sürekli olarak yer değiştirme hakkını kendinde buluyor.

bunun için de kimse 12 eylül darbesi yapıldığında bayram edenlerin bir süre sonra 12 eylül karşıtlığına soyunmasını, deniz gezmiş ve arkadaşları (buraya adnan menderes de koyun fark etmez) idam edildiğinde göbek atanların yeri geldiğinde onlar üzerinden prim yapmasını, pazartesi günü kendi lehine çıkan bir karardan sonra "yargının vazgeçilmezliğinden" dem vuranların cuma günü aleyhlerine çıkan bir karar sonrası "yargının siyasallaştığı"na yönelik sözler etmesini, dün avrupa birliğini küfür olarak nitelendirenlerin bugün avrupa birliği taraftarlığı yapmasını garipsemiyor, bunun üzerinde durmuyor. çünkü biz birbirimize benziyoruz ve karşıdakinin üçkağıtçılığını göstermemizin kendi üçkağıtçılığımızı ortaya çıkaracağını biliyoruz. hepimiz aynı boktan beslendiğimiz için ortamdaki besinin bok olduğunun bilinmesini istemiyoruz. birisi bize ne bok yediğimizi sorarsa foyamızın ortaya çıkacağından korkuyoruz.

bunun içindir ki milliyetçi bir bakan nazım hikmet şiiri okuduğunda, islamcılar demokrasi güzellemesi yaptıklarında, marksistler dinin afyon olmadığını, halkımızın güzelliklerinden biri olduğunu keşfettiklerinde (!), kendini laik olarak tanımlayanlar islam'ın harikalarından bahsettiklerinde ülkede kamplar arası yumuşama gerçekleşmiyor. kampların anlamı kayboluyor ve ister demokrasi, islam, milliyetçilik, laiklik, solculuk gibi kavramlardan söz ediyor olalım, ister hazreti muhammed, mustafa kemal, adnan menderes, bülent ecevit, turgut özal, nazım hikmet gibi tarihi kişilerden bahsediyor olalım yaptığımız bunların altını boşaltmaktan fazlası olmuyor, olamıyor.

milliyetçilerin milliyetçi, islamcıların islamcı, kemalisterin kemalist, laiklerin laik, solcuların solcu olduğu bir türkiye, taşların daha bir yerinde olduğu, kimin kimle mücadele ettiğinin açık olduğu bir türkiye olabilir(di). fakat şu haliyle herkes yeri ve zamanı geldiğinde her şey olabildiği için mücadele kavramının kendisi bile anlamını yitiriyor.

bütün bunlardan dolayı, evet, ismet özel'i önemsiyorum. dünyaya kuralları hakim olsun diye indirilen bir kitaba inanıyor olduğu için son derece doğal bir akıl yürütmeyle -kabaca- din ve dünya işlerinin ayrı tutulması gerektiği düşüncesinin karşısında konumlandırıyor kendini.

keşke herkes ismet özel kadar net olabilse.

devamını okuyayım »
12.01.2011 13:03