gunun ilk isigi

  • 201
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 ay önce

ayfer tunç'tan gezi mektubu

gezi’nin üzerinden 1,5 yıl geçti. geriye dönüp baktığımızda karanlığa giden ülkemizin biricik ışığı geliyor 1,5 yıl gerimizden, önümüzü aydınlatıyor. herkesi o zamanlarda yaptıkları kadar söyledikleri ile de tanıyoruz, bir turnusol oluyor gezi hepimiz için. üzerinden 1,5 yıl geçmiş bu mektubu okuyoruz. ne öğreniyoruz, gezi’de fırsatçı flamalılar varmış, ayfer hanım’ı güldürüyorlarmış. onları zaten “masum” gezicilerden ayırmak da “devletin” göreviymiş. derneğiyle, partisiyle, sayısız platformu oluşumuyla, sivil inisiyatifleri ve meslek odalarıyla, sevgilisiyle arkadaşıyla gezi’ye gelenlerin bazıları maalesef geçemiyor ayfer hanım’ın masumiyet süzgecinden. ellerinde flamalar olduğu için, onca baskı ve mücadeleden sonra siyasi fikirlerini özgürce ifade ettikleri ve onları yayma özgürlüğünü gezi parkı’nda kullandıkları için ayfer hanım onları “devlet” ağzıyla “örgüt üyesi” olmakla “suçluyor”, hatta sanki ajan provokatörlermiş gibi yaftalayıp, “devletine” onları ayırma görevi biçiyor. bilmiyor ki orada o kadar gün boyunca devlet yoktu, akp yoktu, şiddet yoktu, hırsızlık, düzenbazlık ve gericilik yoktu, örgütlüsüyle örgütsüzüyle dayanışma vardı. ancak unutulmamalıdır ki, siyasi partiler, dernekler, odalar, kısaca “flamalılar”, arkalarında halk desteği, gezi’ye girme ve orada yaşama konusunda öncü rol oynadılar. ayfer hanım inanmıyorsa taksim dayanışması’nın bileşenlerine baksın. ona illa flama taşı demeyiz (taşısa neyi taşırdı o da bilinmez) ama örgütsüzlüğün türkiye’ye her alanda neye mal olduğunu görmesi çok zor olmasa gerek.

devamını okuyayım »
07.01.2015 22:02