hayaletgemisi

  • 373
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

kerahet vakti uyumak

sağlık açısından son derece zararlı bir davranış olduğu gibi dinen de uygun görülmeyen bir harekettir. "deli" veya "diğer medeniyetlerin mitolojilerini, masallarını anlatıyor" diyenler de korkarım ki allah'ın peygamberinin bu uygulaması (sünneti) için de tesadüf veya benzeri bir kılıfa uyduracaklardır.
öncelikle kerahet vaktini bilmek gerekir. bu vakitler üçtür:

1 – güneşin doğuşundan itibaren ışınları gözleri kamaştırır hale gelinceye kadarki sabah vakti, kerahat zamanıdır. bu vakit, güneşin doğuşundan sonraki takriben 45-50 dakikalık bir zamandır.
2 – ikinci kerahat vakti, istiva vakti ile zeval vakti arasıdır. yani güneşin göğün tam ortasına dikilmesi anından batı tarafına doğru açılmaya başladığı ana kadar geçen süredir. öğle ezanından yaklaşık 40 dakika öncedir.
3 – ikindiden sonra, güneşin sarararak göz kamaştırmaz duruma geldiği andan başlayıp güneş batıncaya kadar süren vakit de kerahat vaktidir. yani akşam ezanından yaklaşık 40 dakika öncesi.

peki tıp, kerahet vaktinde uyumaya ne diyor?
(alıntıdır)
birinci uyku dilimi: şafaktan 45 dakika sonrasına güneş doğana kadardır. “gaylûle” diye isimlendirilen bu zaman zarfı içinde uyumamalı. aksi halde araştırmalarında gösterdiğine göre;
* güneş doğana kadar uyunduğunda hormonal dengeler bozulur. (bu dakikalarda uyanık kalındığında bozulmuyor.)
* bu zaman içerisinde uyanık kalınırsa, depresyon yaşama ihtimali daha düşük olur.
vücud dinlenmiş, zihin uyanık olduğundan bu vakit öğrenmek için en ideal vakittir. seherin, o ruha dokunan taze serinliğinde bütün kâinatla birlikte uyanan insan için bu vakitlerde yapılan araştırmalar, çalışmalar, ibadet şükür ve tefekkür harikulâde verimli olmaktadır. özellikle sabahleyin tansiyon yükseldiğinden o saatlerde kalkıp abdest alarak ibadet etmek tansiyon üzerinde olumlu etki yapar.
eğer bu dakikalar uykulu geçirilirse; sünnete uygun olmayan bir davranıştır. hadiste belirtildiğine göre; rızkın noksaniyetine ve bereketsizliğine sebeptir. maddî-manevî rızık için çalışma hazırlıklarının yapılacağı en uygun serinlik vakti, uyku denen yarı ölü vaziyette geçiriliyor. kerahat vaktindeki uykudan sonra bir rehavet (ağırlık) çöker. bu, ise o günkü çalışmaya zarar verir.

erken kalkan yol alır…

adaletiyle meşhur iran hükümdarı nûşirevân’ın oğlu hürmüz, gençlik zamanında sabahlara kadar yer, içer, eğlenir, sabaha yakın yatardı. hocası büzürgmehr hakim ise, her sabah onu gaflet uykusunda yakalar ve nasihat ederdi: “ey saadetli şah! seherle kalk. çünkü seherde kalkanlar, saadet ve şeref bulur, zafer kazanarak yardıma nail olurlar.” hergün yapılan bu nasihatlardan rahatsız olan hürmüz, adamlarına:
“bre! birkaçınız seherde kalkıp hocanın yolunu kesin, üzerindeki elbiseleri soyup alıverin!” der.
erken kalkıp söylenenleri yaparlar. elbisesiz hürmüz’ün huzuruna çıkan hoca’ya: ey yol gösterici bilge hocam, bana her zaman ‘seherle kalkan saadet ve zafere ulaşılır, yardıma nail olur’ derdin. hayret değil mi, erken kalktın, zillet ve musibete dûçar oldun” der.
hoca, “ey cihan şâhı! bu durum söylediklerimin ispatıdır! soyguncular erken kalkmada beni geçmişler. saadetli talihleri kuvvetli oldu!”
eee boşuna dememişler “erken kalkan yol alır.”

ikinci uyku dilimi: güneş doğduktan sonra, öğleden 45 dakika sonraki süre içinde uyunan bir miktar uykudur. buna “kâylûle” denir. tıpçıların da üstadı hz. peygamber (asm), bizzat kaylûle uykusunu uygulamıştır. kaylûle uykusunun faydaları ise: “yarım saatlik kaylûle, iki saatlik gece uykusuna bedeldir. yani gece uykusundan 4 kat daha fazla istifadeli ve yararlıdır. hem de gün içerisinde zindelik, ferahlık sağlar, gayretimiz artar. ölümün küçük kardeşi olan uykudan her gün bir buçuk saati kurtarıyoruz, ömrümüze ekliyoruz. bu yılda yaklaşık bir ay, ortalama 60 yıllık bir ömürde yaklaşık 5 yıla denk gelmektedir.
tıbb-ı nebevîyi modern tıp tasdik ediyor: bugün japonya’da, öğle uykusu kanunî bir mecburiyet haline getirilmiş. hatta bunun için özel ikramiye verilmektedir.

üçüncü uyku dilimi: ikindi namazından sonra, güneşin batışına kadar olan uykudur. buna “feylûle” denir. bu uykudan gelen sersemlikle ömür bize kısacık gibi gelir. o gün hayatın maddî ve manevî neticeleri ekseriya ikindi vaktinden sonra olduğundan, o vakti uykuyla geçirmek sonucu görmemek hükmüne geçer. güya o günü yaşamamış gibi olur. tansiyon akşama doğru düştüğünden ve kalp atışı yavaşladığından bu vakite durgun olmamak hareketli olmak ve oksijen almak daha faydalı ve bereketli değil midir?
*bu arada uyku pozisyonumuz da sünnet çerçevesinde sağ omuz üzerine doğru uzanarak olmalı.
*ayrıca uykudan önce öğrenilen bilgiler hafızaya daha çabuk yerleştiğinden hafızlar ezberlerini yatmadan önce yaparlar. ve bu onların mânevî yönden de güzel rüyalar görmelerine yardımcı olur, ferah bir uyku hali yaşanır. ne de olsa: “güzel gören güzel düşünür güzel düşünen güzel rüyalar görür.” bir uyku lâtifesi: bediüzzaman, ceylan çalışka adlı talebesine: ”kardeşim fıtri uyku 4 saattir” dediğinde, ceylan çalışkan, “üstadım ben iki fıtrî yapıyorum" demiş.
(sabah namazını kıldıktan sonra uyumayın, rızkınızı aramaya çalışın!) [taberânî]
(hak teâlâ rızıkları, fecr ile güneşin doğacağı vakitler arasında verir.) [beyhekî]
rızıkların dağılması sabah namazından sonra olur. ma’nevî rızıkların dağılması ise ikindi namazından sonradır. bu iki vakitte uyumamaya dikkat etmelidir! (el-envâr)]
(sabah uykusu rızka mânidir.) [beyhekî]

sabah namazından kerahat vakti dolana kadar uyanık durulduğu ve bir işle meşgul olunduğu vakit allah (c.c)kulunun rızkını veriyor aksi taktirde kazandığı halde yetirememekten şikâyet eden insanlarla karşılaşıyoruz melekler allah'ın emri ile bu saatlerde uyanık olan insan arayışına girişiyorlar rızık taksimi yapmak için ve görevlerinin sonunda yine mevlânın huzuruna çıkıyorlar allahu tealâ soruyor ''ne yaptınız'' diye ''ya rabbi herkesin rızkını dağıttık yalnız biri hariç ''yaradan ''kimdir o'' buyuruyor'' o senin haram kıldığın bir işi yapıyordu mahzene inmiş şarap fıçılarıyla meşgul oluyordu ''allah kesin emrediyor'' gidin onun da rızkını verin!''
ne işle meşgul olunursa olunsun o vakitte uyanık olunduğu vakit rızık sahibini buluyor yahudilerin çok gurur duydukları bir özelliği vardır güneş bir yahudinin üzerine doğmaz derler bu haseble fakir bir yahudiye raslamazsınız dünya piyasasının büyük bir kısmı yahudilerin elindedir akıl sağlıkları da yerli yerindedir muhakkak

peygamberimiz hz. muhammed'in yüzyıllar öncesinden sağlık için yaptığı tavsiye, günümüzde önce işyerlerinde, şimdi de üniversitelerde moda oldu..

öğle saatlerinde kişilerin yaşadığı yorgunluğu engellemek için uygulanan bu yöntem; insanların, uyuşuk bir şekilde çalışacaklarına, uykularını almış dinç bir şekilde çalışmaları ve daha verimli olmalarını sağlar.
* bugün japonya’da, öğle uykusu kanunî bir mecburiyet haline getirilmiş. hatta bunun için özel ikramiye verilmektedir.
* kaylûle şimdi fransa’da da devlet eliyle uygulamaya konuldu. 7 milyon euro kaynak ayrıldı..
* çoğu akdeniz ve güney amerika ülkesinde uygulanıyor.
* almanya'nın değişik bölgelerinde açılan yaklaşık 200 uyku merkezi almanya uyku araştırma ve uyku hekimliği birliği bu konuda çalışmalarına devam ediyor..

* indiana üniversitesi'nde öğrenciler şekerleme kulübü kurarlar. üniversitede bir oda ayarlarlar. üye olan öğrenciler öğlen vaktinde gelir bir miktar uyurlar. derslerde verimi, beyni dinlendirmesinin yanı sıra öğrenme yeteneğini de artırdığı için profesörler de destek olmakta..
gün içerisinde iki kez vücut ısısı düşer.
birisi sabaha karşı 03.00 sıralarında, diğeri ise öğleden sonra 14.00- 15.00 saatleri arasında olur. insanların öğle yemeğinin ağırlığına bağladığı bu rehavet dönemi, aslında vücudun uykuya en meyilli olduğu saat dilimidir.

peygamberimizin (sav) asırlar önce (kaylûle) öğle uykusunu tavsiye ettiği ve uyguladığı düşünülürse, modern ilmin, bu konuda da islam’ı 14 asır geriden takip ettiği görülecektir.

devamını okuyayım »
23.03.2012 21:44