hayirlisibe

  • 86
  • 1
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

never let me go

kazuo ishiguro tarafından 2005 yılında yazılmış bir distopik roman. içerik olarak rahat okunabilen, hiç aforizma içermeyen hoş bir kitap.

time dergisi tarafından ingilizce yazılmış en iyi 100 roman'dan birisi seçilmiş. ve biliyorsunuz, yazar ishiguro 2017 yılında nobel edebiyat ödülünü kazandı. okuduğum ilk kitabı ama gördüğüm kadarıyla iyi bir yazar. ödül konusunda haruki murakami denen zırtoyla yarıştığını iddia edenlere yazıklar olsun.

şöyle ilginç bir şey var: kitabın yarısına kadar, konunun ana teması hakkında hiçbir şey söylenmiyor desem yeridir. herhangi bir okuldaki birkaç gencin iç dünyaları ve etkileşimleri halinde gidiyor. ama ikinci yarısına çok güzel girizgah olmuş. tasvir ve ortamın ruhunu ilk yarıda anlatmış da sonra hiç bölmeden öyküye girmiş gibi. distopik bir roman için ilginç bir tercih. hoşuma gitti.

çok ağdasız, gösterişsiz, yalın** bir dili var. cümle bazında altını çizmeden bitirdim sanırım.

filmini henüz izlemedim kitabın bende bıraktığı tat, birebir lobster izlediğimdeki ile aynı oldu. gördüğüm kadarıyla herkes "niye kaçmıyorlar" kısmına takılmış. ben takılmadım. onlar hailsham'da biz üsküdar'da. onlar kalıplarla bir şeyleri sorgulamaktan utanıp çekinerek yetişmişler, biz de burada aynı şekilde. sen niye hayatının gidişatından şikayet edip duruyorsun ama kaçmıyorsun da onlara kaçsın diyorsun. sen de parça parça hasat ediliyorsun ve bir süre sonra, devam edemez hale gelince ölüyorsun, onlar da. hepimiz de bizim sayemizde yaşamaya devam etmesi beklenen başka insanlar için ölüyoruz. bize kalan da yaşadığımız bazı anlar, geriye dönüp baktığımızda hatırladıklarımız ve varlığıyla yokluğu belirsiz ufacık bir umut...

film editi:
üçlü dramatik yapıya uymayan bir senaryoyu ancak böyle filme dökebilirlerdi. tabii ki, hiçbir roman uyarlaması sinemaya aktarılırken olduğu gibi kalmaz. ama kesinlikle çok iyi bir uyarlama olmuş. kitabı okurken ruth için keira knightley'i bayan emily içinse charlotte rampling gözümde canlanmıştı allah canımı alsın. ellerine sağlık.

--- spoiler ---

[#] söylemek istediğim şu: hepimiz yeni hayatımıza uyum sağlamaya çalışıyorduk ve galiba hepimiz sonradan pişman olacağımız şeyler yaptık. o dönemde ruth beni çok kızdırmıştı, ama insanları kulübeler'deki ilk günlerinde yaptıklarından dolayı yargılamaya çalışmanın çok anlamsız olduğunu düşünüyorum şimdi.

[#] bu yüzden o his kapladı yine içimi, ne kadar kurtulmaya çalışsam da; bütün bunları yapmakta çok gecikmiştik; geç kalmıştık, şimdi düşündüğümüz ve planladığımız şeyler artık çok saçmaydı, hatta suçtu.

[#] size verdiklerimiz üzerine hayatınızı inşa ettiniz. sizi korumasaydık, bugün böyle olmazdınız. derslerinize dalmazdınız, kendinizi sanata ve yazı yazmaya kaptırmazdınız. ileride sizi neyin beklediğini bilseydiniz, bunları niçin yapacaktınız ki? bütün bunlar anlamsız derdiniz ve kim size karşı çıkabilirdi?

--- spoiler ---

"""film editi"""

devamını okuyayım »