hepatrol

  • 4148
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

sedat umran

kendisiyle tanışma şerefine önceden nail olunup da bugün itibariyle tekrar görüştüğümüz hayli yaşlı ama şiirden, kültürden ve dilden hala kopmamış,kopamamış fotoğrafik hafızaya sahip (hafızasındaki şiirleri ,kendisininkiler de dahil olmak üzere antik bir tonlamayla okuduğunu işittik ama gözlerimizi de yumduk o anda.. en büyük saadet de ,nietzsche' nin bir şiirini önce almanca, sonra türkçe okumuş olmasıdır.behçet necatigil'den ,ziya osman 'a kadar birçok mühim ve merhum şahsiyetle de zamanında ahbaplığı olduğunu öğrendik. bu arada hafızasının kuvvetli oluşuna dair küçük serzenişi bize borges 'in '' bellek funes,, hikayesini hatırlatmıştır. diğer bir güzellik de, gelirken bizim için aldığı taze cevizleri gazoz eşliğinde yerken,fazıl hüsnü 'nün almancaya da çevirdiği ''matara,, şiirini yorumlaması olmuştur. nazım hikmet 'in salkımsöğüdünü almancaya çevirmiş olması önce bizi amanın nasıl olur diye şaşırtmış, fakat sonra salkımsöğüdün almancada ''kederli söğüt,, anlamına gelecek bir karşılığı olduğunu söyleyerek bizi ağlatmıştır.. ağlama salkımsöğüt..

kendisi dışındaki şairlerin metafizik duyarlığa yaklaşamadığını, bu yüzden de bir kıymet-i harbiyeleri olmadığını da (maalesef) iddia etmiştir ki, şairliğine vermişizdir tamamen..

ayrıca birtakım biyografik mühimmat da geçmiştir elimize. halenur, lalenur, güldenur için yazılmış şiirler ve hatta halenur için yazdığı ''kardeşim olur musun,, mısrasını sırf kocasından çekindiği için bir kamuflaj olduğunu da itiraf etmiştir. eşyanın şairinin yalnızlıkla mücadelesi zaman zaman bizi üzüntülere garketmiştir.ayrıca imzalayıp hediye etmek için getirdiği bir çuval kitap için de burdan teşekkürü bir borç biliriz kendisine. yakında trt'nin alaturka yarışmasında bestelenmiş bir de şiirini bulacaksınız. bizi izlemeye devam edin.

devamını okuyayım »
19.07.2004 21:31