heraldino

  • prezentabl (597)
  • 852
  • 6
  • 1
  • 0
  • evvelsi gün

gok yeleli bozkurt

gezi parkı eylemlerinde rastladığım şahıs. kalabalık arasında slogan atarken uzaktan gözüm ısırmaya başladı. sonra slogan atarak onun olduğu bölgeye doğru çaktırmadan yaklaşmaya başladım. yüzünü yakından görünce beynim büyük bir ivmeyle bu unutulmaz simayı bilinç altından çekip aldı. hatırlamıştım onu. onun yüzüne bakmaktan slogan atma tempom neredeyse yarı yarıya düşmüştü. derken onun da gözü ilişti. uzun bir süre göz güreşi yaptık ta ki o gözlerini benden kaçırana kadar. sonra biraz daha yaklaştım. biraz kıllandı bunu hissediyordum. benim ona bakmadığım bir anda, etrafına bakınıyormuş gibi yaparak saniyenin 10'da 1'i hızında bakışlar atıp onu tanımadığımdan veya tanıdığımdan emin olmak istiyordu. biraz daha yaklaştım ve:
- helal dostum slogan atmaya devam.
dedim. o da bana
- her zaman dostum.
dedi bozuntuya vermeden. ama yüzündeki ifadeden ve kendini eyleme verememesinden anlamıştım gerildiğini.

bir süre konuşmadan kalabalık arasında eylemlerimize devam ederken onu gerilimin doruklarına çıkarmak için birden "gökyeleli bozkurt was hereeeee!" diye bağırdım. attığı sloganı yarıda keserek dehşet dolu gözlerle bana baktı. 5-6 saniye içinde kendini toparlayarak:
- oooo hocam sende mi ekşiye takılıyorsun.
dedi.
- eh işte boş zamanımda takılıyorum. dünün en beğenilen entrylerinden gündemle alakalı konuları okuyup çıkıyorum.

dedim.

- güzel güzel.

dedi sansar gibi sırıtarak. daha fazla dayanamayarak:

- abdullah dümenci sen misin?

diye sordum. o da soruyu anlamamazlığa vurarak:

-hiç sorma hocam ya bu tayyip çok dümenci. neyse benim kaçmam lazım sana kolay gelsin. yılmak yok gaz yemeye devam.

dedi ve yavaşça kalabalığın arasından kaybolmaya çalıştı. bir kaç adım attıktan sonra tok bir ses tonuyla "abdullah dümenciiii! şimdi siktim belanı!" diye bağırmamla kalabalığı yara yara uzaklaşmaya başlaması bir oldu. onu gözden kaybetmemek için var gücümle ilerliyordum. kalabalık gittikçe seyrekleşiyordu ve o gittikçe kolay bir av haline geliyordu. akaretler yokuşundan aşağı ayak tabanları götünün yanaklarını dövercesine koşuyordu. günde 1 paket sigara içtiğim için tıkanmak üzereydim. nefes nefese kalmıştım. aramızdaki mesafe gittikçe açılıyordu. derken abdullah'ın ayağı kaldırımdan sökülen parke taşına takıldı ve 3-4 sağlam takla attıktan sonra yüzü koyun yere kapaklandı. yerlerde kıvranıyordu. hınhıraç haykırışlarından canının çok yandığı belliydi. yanına gelip başucunda dikildim. bütün entryleri sol frame şeridi gibi gözümün önünden geçti.

- bitti abdullah buraya kadar.

dedim.

titreyen işaret parmağını ağır ağır havaya kaldırarak arkamı işaret etti. arkamı dönmeden polisin jopunu yememle rüyadan fırlayarak uyandım.

böylesine lanet biri, böylesine lanet bir rüya.

devamını okuyayım »
05.06.2013 03:49