horoz sekeri dunga git

  • azimli
  • anadolu çocuğu (307)
  • 2160
  • 5
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

bedri baykam

türk halkının algısında arda turan'ın sevgilisi için sinema kapattıran adamdan ibaret olması gibi, kendisi de türk halkı için peçeteli sanatçıdır.

sığlıkta bizimle yarışacak millet çok, ama çok zor bulunur!

allah korusun bu dedikoducu, gerzek, tv karşısında çekirdek çitleyerek yaftalayan halkın gazabından!

bir düşünün bakalım, kazara ünlü oldunuz; ve tüm geçmişinizden, olumlu girişimlerinizden, meslek icranızdan ve kamuyu ilgilendirebilecek diğer tüm nesnel değerlerinizden bağımsız olarak hangi magazinel yönünüzle size isimler takarlardı?!

la gerzek! gerzek! haaa sen!..
seni provoke etmek için gözüne sokulan ve senin de zokayı yuttuğun tüm gereksiz durumların, hatta bu gereksiz durumların dahi çarpık sunumunun, veya yüzeysel algısının sende yarattığı yanlış izlenimler, bir insanın tüm ömrü ve mesleği üzerine derinlemesine bilgi sahibi olmadan çemkirmene yeter mi? elbette yeter. tükiye'de yaşıyorsun sen. neden yetmesin?!

bir dükkana girip, piyasada bulunmasına rağmen kimsenin sormadığı bir ürünü sorduğunda bile sana deli gözüyle bakılan ve hatta çıkışılan ülkenin ferdisin... sıradan değilsen garipsindir sen!..

mehmet öz devlet hastanesinde çalışsa gelse istanbul'da; dakkasında satarsın be sen onu. hem de ilk önce kötü türkçesini adamcağızın önüne aşağılayıcı sıfat biçerek. "1 saat öğle izni kullandı şerefsiz" dersin... "bi de böööle amerikan ağzı konuşuyo! sanki türkçe bilmiyomuş gibi dallama" diye nefretini kusmaktan çekinmezsin.

bu ülkede değer olan ve bu değeri çevresiyle paylaşan herkesin aslında kaçıp gitmesi lazım bu ülkeden. bu ülke değersiz insanların barınabildiği bir ümmet toplumunu barındırıyor çünkü. çekememezlik de ayrı bir etken elbette ama ilk önce farklılıkları yadırgamak, lanetlemek, bastırmak, yok etmek istemek var. kişisel çekememezlik ardından geliyor, hatta çoğu kez ona sıra bile gelmiyor. çünkü önce yığında boğulup gidiyorsun, kazara bununu çıkardın son bir nefes aldın, o zaman belirir vicdanlı sağduyulu misafirperver vatandaşımızın teki ve o zaman gelir seni dibe iter...

mehmet öz de bir hastane çıkışında bıçaklanabilir... "karımın memelerini nasıl ellersin lan?!" diyen bir dindar vatandaş tarafından.

ulan bu kadar hassassanız siz, güyya bedri baykam'dan boş bir insan olduğu; ortaya bir şey koymadığı için tiksiniyorsanız... evlilik programlarını ziyarete giden kemik seyirci gibi makyajını yapıp iki dirhem bi çekirdek giyinip her gün aynı ve farklı haber kanallarına çıkıp car car aynı boku sayıklamaktan başka hiçbir işi, geçmişinde de onun bunun röportajını yayınlamaktan, kuramları karıp karıp kendi fikri gibi iki satır yazı döşemekten başka icraatı olmayan, bölünerek çoğalan televizyon ünlüsü "kanaat önderleri"ne ne diye kin beslemiyorsunuz?! misal bedri baykam üzerinden kustuğunuz bütün kinin sebebi olarak gözüken karşı çıkışlarınızı harekete geçirecek sayısız bok yemeleri var onların! (sizin algınıza göre popülizme sırtını dayamak gibi!) madem öyle, neden bu, televizyon karşısında hücre bazında da çürümekte olan tv ünlülerine dudağınızı aralayıp ağzınızı açmıyorsunuz? çünkü fikirdaş olduğunuzu sanıyorsunuz. bugün şans eseri doğru geminin deniz seviyesi altında dolanan farelerisiniz, güyya! yarın ne bok olacağınız belli değil. dümende kim var, nereye kırıyor bir sikten haberiniz yok. denize atılıp onuruyla boğulanların, takasıyla yol bulmak isterken alabora olanların çırpınma seslerini küflü kaşar kemirip viyaklayarak kutlamaktan başka da ettiğiniz halt yok.

(...)

atmık matmık değil sevgili sığır. çocukken ilk mastürbasyonunu yaptıktan sonra silindiği peçeteyi, ve o gün günlüğüne yazdığı duyguları yıllar sonra bir sergisine katmış, sunmuş. bu durumuyla, özel hayatının yanında ve hatta çok ötesinde, bir ortak bakışa sunulumu var o geçmiş durumun. kişiden kopup insanlığa, (haydi diyelim erkekliğe!) dair ortak bir anının, birbirine karışan ve yıllar sonra bile açıklanmasında güçlük çekilen duygudurum sağanağının tam da o günkü akıl ve dille kağıda dökülmüş notlarını görme şansı var. ve bu o sergiyi gezme arzusu duyanlara sunulmuş! senin burnunun dibine sokulmamış!

sanatın yazılı kuralları yok. bizimki gibi gerzek ümmet toplumlarından başka, cinsellik ve tüm anlam kümesinin insanı ve toplumu en çok tehdit eden düşman olarak algılandığı başka hastalıklı medeniyetler, kamuoyları yok. cinsellik de, diğer tüm insana ait durumlar gibi sanatın konu edindiği, ilham aldığı, soru sorduğu bir gerçeklik. bu güne kadar kalp krizinden kaybettiğimiz birkaç zaiyat dışında cinsel ilişki sırasında ölen, başına bir iş gelen yok. inanmazsın, mutsuz olanı da pek az! ama nerede? erken boşalan, sertleşme sorunu yaşayan, vajinismusu olan insanların ülkesinde değil. başka ülkelerde! cinselliğin kişisel bir özgürlük olduğu başka ülkelerde. ne toplumun, ne de başkasının bir birey üzerinde cinsel ithamlarda, sınırlamalarda, yönlendirmelerde bulunmasının yazılı ve yazısız kurallarla yasaklandığı ülkelerde.

evet oralarda cinsellik üzüntüye yol açmıyor fakat misal ümmet toplumlarında çok sık gözüken, hatta gelenek halini alan cinsellikte şiddet sebebiyle ölen ve ölmekten beter olan milyonlarca insan var.

daha yüzlerce yıl deviririz ama, bu din reform görmeden yine dönüp geldiğimiz yer am sik göt taşşak yarak olarak kalır gider... kafalardaki en canlı, en cüretkar haliyle telaffuz etmek gerekirse bu hasret kalınan ve haset duyulan vücut parçalarının beyindeki inanılmaz işgalini.

adam bir ortadoğulu, asyalı, türk olarak gitmiş, her ne derseniz deyin; derdi kültür emperyalizmine cılız da olsa bir isyan çığlığı atmak (san francisco manifestosu); kontağı orada kapasa bile sırf bu hareketi için bu adamı yetkin bir "ulusal ünlü" saymanız gerekirken adamı meczup ilan ediyorsunuz. elbette orada da durmuyor kendisi. bugüne dek yürüyor, düşünüyor, üretiyor. çektiği nü fotoğraflarda bile, benim -yandan yemiş sanat eleştirimle- hissettiğim toplumsal sınırlandırılmışlığını hiçe sayarak, belki bunun üstüne gitmeyi dahi başka hayatlara, geriden gelen gençlere bırakarak; ülkenin algısını, görgüsünü esnetmeye çalışmış, çalışıyor. bıçaklanmasa haberinizin olmayacağı bi biçimde, sanatı ve sanatçıyı ve eserini, kimi zaman ürününü kollamak için sesini yükseltiyor. ama siz gerzekler, kimi zaman fenerbahçeli bedri, kimi zaman chp'li bedri olarak görmek isteyerek geri kalan tüm emek ve çabalarını da görmezden gelmede sıkıntı duymuyorsunuz.

sizin amacınız düşünmek, irdelemek değil, amacınız fikir satın almak.
okulda böyleydiniz, kendinizi yetiştirirsiniz sandık. adam oldunuz, daha da beter kavruldunuz kaldınız.

devamını okuyayım »