huissi

  • 544
  • 0
  • 0
  • 0
  • 9 yıl önce

kerrigan

sevgili sen
aslında bu mektupları hiç kimseye yazdım her zaman... bu kez sana doğru gelmek istedi... muhtemelen şu anda toprağına uzandın ve tüm dertlerinden soyunup dünyanın bir bebek gibi huzurlu koynuna döndün anneciğinin... okuduklarımdan tanıyorum seni, bir insanı ne kadar tanıyabilir ki zaten bir diğeri. yanında olsam, seni tanısam, seninle sıkıntılarını paylaşsam sonucu değiştirebilir miydim ki? eminim seni çok seven bir çok insan bunu denedi üstelik... başaramadık... biz çiçekseverler küçük fidanların ormanların içinde kaybolmasını engellemeyi başaramıyoruz, biliyorsundur bu hali, sen de bir kaç küçük fidanı koruma altına almayı denemişsin belli ki, muhtemelen kendi hayatından öğrendiğin direnç geliştirme yeteneğini başkalarına öğretip, kendin unuttun. ya da bir süre sonra o direnci bile göstermeye değer bulmadın birşeyleri.
sen yüzünü döküp giden, bana her gün sekiz saat baktığım bu denizin sadece bir manzara olmadığını hatırlatan, yanımızda yöremizde küçük fısıltılar olarak atılan çığlıkları duyuran küçük bir kız olarak kalacaksın hatıratımda...
sol frame'de birkaç gündür senin adının(nickinin) yanında rakamlar yükseliyor. başka başlıkların yanında çok daha hızlı artıyor o rakamlar, hayatın hızı senin bastığın stop tuşundan, seni tanıyanların bastığı pause tuşundan etkilenmiyor ayça. büyük ihtimalle bunları okuyor olsaydın "topunun..." diye başlayan bir küfür savuracaktın. insanların görevleri olduğunu düşünmüşümdür hep, herkesin bir yaradılış amacı. senin amaçlarından birinin farkettirmek olduğunu düşünmek istiyorum şimdi. kaç kişiyiz burada onbin mi? elli kişi düşündüyse seni, senin gösterdiklerini, o elli kişi etrafındaki on kişiye biraz daha yakından baktıysa, daha can kulağı ile dinlemeye başladıysa kaç denizyıldızı eder düşünsene... julia dream'i dinlememiştim senden önce, iki gündür sürekli onu dinliyorum, kabataş sahili penceremde, suya değdiğin an zihnimde seni dinliyorum...
deniz kızı...

daha kaç denizyıldızı var burada, sesini duyurmak isteyen, biri alıp onu da suya fırlatsın diye bekleyen daha kaç deniz yıldızı... şüphesiz hepsine aynı şekilde ulaşamayız ama, yüreği olan birileri, söyleyecek şeyleri olan birileri, mum ışığı da olsa ışığı olan birileri vardır yine içimizde ...

ben sahildeyim, bir kaç istiridye bir iki inci tanesiyle...

devamını okuyayım »
04.12.2007 13:25