hurshit

  • prezentabl (593)
  • 690
  • 1
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

319. dönem yedek subay sınavı

sabah 05:20 civarında gidip 545. sıra numarasını aldığım tuzla piyade okulu'nda katıldığım sınavdır. olaylar şöyle gelişiyor:

ilk önce bir asker gelip yolun kenarında kümeleşen kalabalığı "yolu kapatmayın, ışıkların arkasına geçin" diyerek arkaya doğru sürüklüyor. tabii onca insanın böyle bir hareketi gerçekleştirmesi ve yolu açması oldukça güç ve zaman alıcı bir durum. bu hengamenin ardından belli bir süre daha geçiyor ve saat 7 gibi 100'erli gruplar halinde içeri alımlar başlıyor. "sıra numarası 100 ile 200 arasında olanlar burada sıraya girsinnn !!!" şeklinde duyuru çoğu kişi tarafından kolaylıkla duyulmasa da kalabalıktaki yardımsever arkadaşlar hemen anonsu tekrarlıyor ve ses dalgası şeklinde arkalara doğru anons ulaşıyor... 100 kişi 5'erli sıralar halini aldıktan sonra piyade okulunun girişine doğru ilerliyorsunuz. orada kimliğinize baklıyor ve üst baş araması yapılıyor. dikkat edilmesi gereken bir nokta sakalsız ve uzun saçla gelmemek çünkü bu noktada askerler bazı kişileri saç / sakal traşı olmaya yollayabiliyor. içeri girdikten sonra gene o 100 kişilik grup 5'erli sıra oluyor ve beklemeye başlıyor. daha doğrusu beklemeye devam ediyor. çünkü zaten kapının dışında da yapılan şey beklemek. burada başınıza uzman çavuş geliyor ve "arkadaşlar siz x. grupsunuz. x. grup lafını duyduğunuzda hemen hareket edin ve birbirinizden ayrılmayın yoksa işiniz uzun sürer kendiniz zararlı çıkarsınız" şeklinde bir konuşma yapıyor. elinizde sınava giriş için size verilen evrakların olduğu zarf ile sabah ayazında birliğin içinde beklemeye devam ediyorsunuz ta ki 100 kişi toplanıp düzgün biçimde 5'erli sıra yapıncaya kadar. "evet arkadaşlar yürüyoruz" komutu ile yürümeye başlıyorsunuz.

ilk durak "kültür sitesi" adındaki sinema / tiyatro salonu. burada size 35-40 dakika süresince piyadeleri ve cumhuriyeti anlatan 2 adet film izlettiriliyor. piyade nedir, neler yapar şeklinde genel bilgilerin ardından cumhuriyet'in kuruluşunun anlatıldığı film başlıyor. zaman zaman seste sorunlar yaşansa da izlerken sıkılmayacağınız tarzda hazırlanmış hoş bir çalışma bence. filmde en sık duyacağınız laf "ben piyadeyim beni takip et" olacaktır. yaklaşık 20-30 kere bu laf geçiyor. daha sonra "x. grup kalk" komutu ile salondan çıkıp dışarda soğukta gene 5'erli sıraya giriyorsunuz. haliyle 100 kişinin salondan çıkıp da düzgün sıra yapması zaman aldığından siz de bu arada "ulan tam da ısınmıştık gene donuyorum" diye düşünmeye başlıyorsunuz. "arkadaşlar yürüyoruz" komutu ile bir sonraki binaya doğru hareket başlıyor.

bir sonraki durak "kırtasiye" adı verilen bina. buranın kapısında durup elinizdeki zarflardan evraklarınızı çıkartıyorsunuz. şöyle bir ikaz geliyor bu aşamada: "evraklarınızı sakın yere düşürmeyin. çamurlanan evraklar yeniden çıkartılmak zorundadır ve bu da diğerlerinin o kişiyi beklemesi anlamına gelmektedir." soğuktan titreyen ellerinizle bir yandan mühürlü zarfı açmaya çalışırken bir yandan da aklınızda "ulan düşürüp de çamura bularsam diğerleri ağzıma sıçar" düşüncesi beliriyor. "arkadaşlar kalem ihtiyacı olanlar, siyah tükenmez kalemi olmayanlar buradan alabilirler (1 ytl)". 1 ytl karşılığında alacağınız bu kalem setinin içinden 1 adet kurşun kalem, 1 adet siyah tükenmez kalem, 1 adet kalemtraş ve 1 adet de silgi çıkıyor. içeri girdiğinizde masaların olduğu bir salondasınız. sizi masalara oturtup evraklarınızı başınızdaki asker eşliğinde (tabii ki herkese bir asker vermiyorlar) kontrol etmeniz isteniyor. askerlik numaranız, adınız soyadınız, baba adınız, vs. doğru mu yanlış mı diye kontrol ettikten sonra elinize 3 parçalı saman bir kağıt veriliyor ve siyah tükenmez kalem ile doldurmanız isteniyor. bu evrak aslında sizin birliğinize teslim olacağınız zamana kadar dışarda gezip tozmanız için gerekli izin belgesi. bunlar da bittikten sonra bilg dan tc kimlik numaranız ile kimlik bilgileriniz kontrol ediliyor ve son olarak size sınav süresince ve sonrasında kullanacağınız aday numaranız veriliyor. bu 5 haneli aday numaranızı göğsünüze iğneliyorsunuz ve kısa zamanda benimseyip ezberliyorsunuz. bütün bunlar olduktan sonra dışarda gene 5'erli 100 kişilik sıra oluşturuyorsunuz ve beklemeye başlıyorsunuz. ta ki o alıştığınız komuta kadar. "arkadaşlar ilerliyoruz"

sıradaki durak doktor kontrolü ve mülakat. bir binanın önünde durduğunuzda içerden beyaz önlüklü birisi çıkıyor ve "elinde askeri hastanelerden alınmış sağlık raporu olan var mı? özel olanları boşuna göstermeyin ilgilenmiyoruz biz onlarla" diye soruyor. mülakat denilen şeye raslamadım yok öyle bişey. sanırım mülakattan kasıt bu. daha sonra içeri giriyor ve ardından siz de sıra halinde girip elinizdeki sınav kağıdını (optik okuyuculu kağıt) doktora imzalatıyorsunuz ve minikantin'in önündeki sandalyelere oturup diğerlerinin gelmesini bekliyorsunuz.

son aşama nihayet sınav aşaması. okurken bile zor geliyor insan sıkılıyor bir de tüm bu süreçler arasında 30-40 dk beklediğinizi düşünün. sınavı yapacağınız yer büyük ihtimalle yemekhane olacaktır. 4 kişilik masalara 1'er kişi oturmak sureti ile yerleştirilip (aday numarası sırasına göre) sınavın başlamasını bekliyorsunuz. sınavda görevli bir asker gelip kitapçıkların üzerindeki sınav talimatlarını yüksek sesle okuyor. ve sınav başlıyor. 50 soru; 25 sözel 25 matematik. süre ise 60 dakika.

sınavın incelenmesine gelince; sorular ne çok zor ne çok kolay. türkçe soruları bana çok kolay geldi ama bazı paragraf sorularında saçma bulmadığım noktalar da olmadı değil. "acaba bu soruda ne demek istemiş?" veya "neyi kast ediyor ki" dediğim sorular çok olmamakla birlikte vardı. matematiksel sorular ise hem bulmaca tarzında hem de ayırt edici nitelikteydi.

sınavı erken bitirseniz de salondan çıkamıyorsunuz. sınav bittiğinde gene dışarda aday numaranıza göre oluşturduğunuz 5'erli 100 kişilik sıraya geçiyorsunuz ve uzman çavuş eşliğinde askeriyeden ayrılıyorsunuz.

devamını okuyayım »
02.12.2007 18:41