icemanr

  • 6481
  • 28
  • 9
  • 1
  • bugün

7 ağustos 2012 tuzla boya fabrikası yangını

oradaydım...

yazmaya nereden başlasam bilemiyorum. bugüne kadar çalıştığım ve yangın hacmi olarak çalıştığım en büyüklerden biriydi.
2009'daki ırak plastik, 2010'daki tever sunta yangını da bu yangınla eşdeğer yüke sahipti.
(ırak plastik 30saat, tever sunta 4,5gün boyunca yanmıştı.)

daha önce de belirttiğim gibi çok ciddi bir yangındı ve soğutma çalışmaları halen devam ediyor...

ciddiydi çünkü;

bu yangında tonlarca yanıcı kimyasal (tiner,solvent,nitro,selüloz) madde yandı ve bu maddelerden çıkan zehirli gazlar atmosfere karıştı.
özellikle yangının ortaya çıkmasından kısa süre sonra solvent, tiner ve nitro tanklarını sarması ve patlatmasıyla yangın dakikalar içinde 32bin m2'lik fabrikanın üçte ikisine sirayet etmiş ve hammade, depo, üretim alanlarına yayılmış.

yangının bu kadar hızla büyümesi ortaya çıkınca müdahale tek noktadan 3 ana noktaya bölündü ve itfaiyenin müdahalesi daha da zorlaştı.
yoğun ısı ve patlamaların etkisi ile yg* hattının kopması,
tüm osb'de elektrik sisteminin çökmesi,
acil durum için gerekli olan elektrik kaynağının hidrant sistemini beslemiyor oluşu,
rüzgarın yön değiştirmesi
fabrikadaki yangın suyu rezervinin yetersizi oluşu,
fabrika genelinde üretim, depolama alanları arasında yangına dayanımlı bölmelendirmenin yeterli olmaması,
depolama alanında çok fazla kimyasalın bulunması ve patlamalarla tüm kimyasalların tutuşması yangının boyutunun hızla büyümesinde rol oynamıştır.
itfaiyenin müdahale bakımından en çok sıkıntı yaşadığı konu ise su olmuştur. 7tonluk su tankları adeta dolmuş taksi gibi ring sefer yapmıştır.
patlamanın etkisi ile yangının aniden büyümesi yakındaki 2 fabrikanın çatısını tutuşturmuş, camlarını kırmış ama etkili müdahale ile bu sirayetler anında ortadan kaldırımıştır.

bu yangındaki tek teselli can kaybının olmayışı ve fabrikada çalışanların patlamalardan hemen önce tahliye edilmiş olmasıdır.
lakin yangın neticesinde fabrika tamamen kullanılamaz hale gelmiştir. (yönetim binasına yangının sirayeti önlenmiştir)
en üzücü yanı ise fabrika çalışanlarının işsiz kalmasıdır.

itfaiye nasıl müdahale etti?

ilk ekibin varışından sonra bölgeye istanbul itfaiyesinden toplam 15 istasyondan 73 araç, 300 civarı personel, kocaeli itfaiyesinden de 7 araç ve 25 personel karadan müdahale etti. ayrıca hava unsurlarıyla da yanma bölgelerine sürekli olarak su atıldı.
yangının 3 bölgede kontrol altına alınması 2saati buldu.

yangın bölgeleri kendi içlerinde kontrol altına alındıktan sonra diğer noktalara sirayeti önlenme ve söndürme çalışması devam etti.
bu noktada personelle kollardan müdahale yerini araçlarla geniş müdahaleye bıraktı çünkü personelle müdahalede yanma bölgesine çok yaklaşmak gerekir ve bu da kimyasal madde yangınlarında büyük risk demektir. bu risk te kolay kolay alınmaz. (can tehlikesi yoksa)
araçlarla müdahalenin özelliği ise yangına nispeten daha emniyetli mesafeden, daha güçlü, daha yoğun şekilde müdahale edilebilmesi ve personeli daha verimli kullanmaya imkan sağlar.

bu tip büyük yangınlarda uluslararası standartlara göre itfaiyeciler her 15dk'da bir sıcak bölgeden soğuk bölgeye çekilerek 15dk dinlendirilmelidir.
çünkü yangın yerindeki yüksek sıcaklık ve peşine itfaiyecide oluşan ısı stresi, itfaiyecinin gücünü çok çabuk bitirmektedir.
lakin bu yangında gündüz 11'den gece 11'e kadar yangında bulunan tüm personel ancak 1'er saat aralıklarla 10'ar dakika dinlendirilmek suretiyle değiştirilmiş ve bu da personeli oldukça yormuştur. gece 12 gibi bölgede çalışan ekipler başka ekiplerle yer değiştirilerek müdahalede hız kesmeden devamlılık sağlanmıştır.

akşam saat 18'den sonra da personelli müdahale yerini tamamen araçla müdahaleye bırakmıştır. bu süreçte de yanma noktalarına araç üstü monitörler, uzaktan kumandalı merdiven araçlarındaki monitörler ve köpük kuleleriyle müdahale yangını daha da kıstırmak için saldırı haline dönüşmüştür.

peki bu yangından ne ders çıkarmalıyız?

neredeyse her sene yaz sezonunda ortalama 2 fabrikanın yandığı osb'lerde yangın güvenlik önlemlerinin gerektiği gibi alınmadığı gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpmaktadır.
özellikle kimyasal üretim yapan kuruluşların uluslararası yangın yönetmeliklerine uygun olarak tesislerini aktif ve pasif yangın güvenlik önlemleriyle donatmaları kaçınılmaz şarttır.
çünkü yangınların ortaya çıkışındaki temel neden insan hatasıdır.
itfaiyelerin amacı sadece söndürmek, canı tehlikeye düşeni kurtarmaktır, ama işletmeler kendi önlemlerini ne kadar kapsamlı alırlarsa, olası kazalarda, yangınlarda vs. iş gücü kayıpları o kadar az olur.

bu yangın sadece bir hatadan dolayı ortaya çıkmamıştır. birçok hata vardır. çünkü sistem yürürken hataları tolore edebilir ama ne zamanki bu oran yükselir ve tolore edilemez hale gelir işte o zaman ortaya böyle facialar çıkar.
deniyor ki forklift çalışırken ortaya çıkan statik eletrikten oldu, stajyer hatasıdır vs...
bu facianın sorumlusu tek bir kişi değildir.
tesis sahibinden, yangına sebebiyet veren hadiseyi ortaya çıkaran kişiye kadar herkes sorumludur.

tabi böylesine yüksek yanıcı madde stoğu olan tesislerin "osb" 'ler altında bir araya gelmesi bir açından hem iyi hem kötüdür. iyi olan kısmı tesislerin ekonomik sebeplerle işletmesinin daha rahat olmasıdır, kötü olan kısmı ise yangın yüklerinin çok fazla olması ve en ufak bir olayda tüm işletmelerin risk altına girmesidir.
bu kapsamda osb yönetimlerine oldukça ağır sorumluluklar düşmektedir.
osb içinde yer alan tüm işletmelerin uluslararası yangın ve acil durum kurallarına uyması, buna göre tesis edilmesini sağlamak, aktif-pasif sistemlerin kurulması, çalışır vaziyette olması gibi noktalar hep osb yönetimlerinin denetiminde olmalıdır.

umarım daha kötülerine şahit olmayız.

fdes bildirdi.

devamını okuyayım »
08.08.2012 11:15