iktisadi ve idari

  • 250
  • 8
  • 7
  • 0
  • 5 gün önce

felsefe

felsefe için gelmiş geçmiş en spekülatif bilim diyebiliriz bana kalırsa. bir bilim olduğu bile tartışmalı olan bir disiplin için şaşılmayacak bir sonuç elbette. fakat ben bilim nedir tartışmalarına girmekten ziyade felsefenin - gözlemleyebildiğim,okuduğum ve anladığım kadarıyla- neliğine dair bir yorum yapacağım.

felsefenin pek çok kısa tanımı var. yolda olmak, kavram yaratmak, gerçeği anlamak, gizliği açığa çıkartmak, tanrıya ulaşmak ilh.fakat ben bunların hepsinin tek bir kökenden türediğini düşünmekteyim.

bu tek kökenin ise nietzsche'ye sadık kalarak güç istenci olduğunu düşünüyorum. tabi bu cümleyi sığ bir tekerrürden ziyade öznel bir çıkarım kılmak için benim anladığım güç istencini biraz açmam gerekiyor.

kendi güç istenci anlayışımı basitçe; güç istencini bilen ve bu uğurda mücadele ederek mental ve fiziksel güç uman bir eylemler bütünü yerine, güç istenci olarak formüle edilmeye çok yakın bir biçimde her türlü genişleme fırsatının değerlendirilmesi olarak kuruyorum. bu bağlamda çok iddialı gibi gelse de doğanın, evrenin bilinçli yahut bilinçsiz bir şekilde genişleme motivasyonuyla eylediğini düşünüyorum.

şimdi gelelim felsefe bu işin neresine düşer sorusuna. bana göre felsefe en geniş anlamıyla bilimi imler. felsefe bütün bilimlerin tüm çoğulculuğunu mümkün kılan tarifi zor bir tektir. bu tanımın bir töz yahut tanrı tanımı gibi metafizik ve belirsizlikler retoriği arkasına saklanıyormuş gibi tınladığını biliyorum, fakat açıkladıkça anlaşılacağı kanaatindeyim.

adına felsefe dediğim bu teklik, bilinçli varlık olarak insanın mental genişleme serüvenidir. bu anlamda günümüzde kullanılan diğer bilimlerden bağımsız bir etkinlik olarak felsefeden ayrılır. bahsettiğim felsefe diğer bilimlerden bağımsız değil, bilakis adına bilim dediğimiz tüm araştırma yöntemlerini ve uzmanlıkları kapsar ve onların ilerlemesini sağlar. kapsayıcı teklik olarak felsefese her bilimsel disiplinin önünde o disiplinin ilerlemesi için gereken düşünsel altyapıdır aynı zamanda.

daha da spesifikleştirecek olursak; antik yunan filozoflarının felsefe yanında diğer fenni bilimlerle de uğraştığını biliyoruz. bu uğraşı anında bizim dikkatimizi çekmesi gereken durum zamane filozoflarının bugün pozitif bilim olarak anılan bilimlere meylinin altında felsefe yapma itkisinin yattığıdır. aristo doğa bilimlerini incelerken aslında felsefesini temellendirmeye çalışıyordur. platon siyaset üzerine varlık üzerine düşünürken aslında felsefesinin sağlamasını yapmaya çalışıyordur. thales matematik ve geometri üzerine düşünürken yine kendi felsefesini fenni ilimle temellendirmeye çalışıyordur.

tam bu noktada bir kırılmaya işaret etmek gerekiyor. bu kırılma felsefeyi tüm bilimlerin temel motivasyonu olarak genişleme arzusunun adı olarak anmaktan ziyade ayrı bir disiplin olarak tanınmasına ve fenni bilimlerle denk tutulmasına yol açmıştır. bu kırılmayı en basit haliyle bilimin, insan sayısının ve eğitim düzeyinin yükselmesiyle birlikte özellikle "akademileşme" etkisiyle sadece bilim adına, kökenini ve amacını unutmuş bir şekilde bir çeşit ekmek kapısı yahut metadolojik bir boş zaman etkinliğine dönüşmüş olması olarak tanımlayabiliriz. bu dekadanlaşmayla birlikte felsefe de aynı çukura düşmüş ve felsefecilerden başka - çoğu zaman onların bile- okumadığı, ileriye götürmek için çaba sarfetmediği bir spekülasyon yumağına dönüşmüştür. fenni bilimlerin materyalle uğraşması neticesinde bu dekadanlaşma kapitalize edilmiş ve piyasada tutunması sağlanmıştır. oysa sosyal bilimler için dekadanlaşmak yok olmak demektir. insanlara bilinç estetik, etik, hürriyet yahut anlam satamazsınız.( kapitalizm markalar aracılığıyla bunların bir kısmını satıyormuş gibi görünse de bu durum sadece insanın olgunlaşmamışlığının suistimal edilmesidir. alacağı saatle, arabayla, alkolle kendisine bir anlam devşirmeye çalışmak hangi olgun aklın kabul edebileceği bir şeydir?) bugün felsefenin özellikle türkiye'de klasik edebiyat muamelesi görmesi - evet okumak lazım, emimin çok iyidir, hımm çok mantıklı fakat asla okumadım/ilgilenmedim- bu dekadanlaşmanın doğal sonucudur.

konuya geri dönersek, felsefe ne yapar, felsefenin ne yapması gerekir?

felsefenin geniş ve dar anlamda iki işlevi vardır. geniş anlamda felsefe, bir bütünlük olarak, bilimler arası bütünlüğü sağlar. ana planı hazırlar ve hatırlatır.bu şekilde bilimin anlamsız ilerlemesine ( örn. kitle imha silahları) ket vurmaya çalışır. tüm disiplinler kendi disiplininin içinden sadece onun kurallarıyla açıklamaya çalışırlarken her şeyi, felsefe bağlantıyı sağlar, bilimleri birbirine bağlar ki bu yüzden bir filozof asla sadece felsefeyle ilgilenmez. günün teknolojik ve sosyolojik gelişmelerinden bihaber bir düşünür filozof olarak adlandırılamaz. zizek, deleuze, rorty gibi modern düşünürler bu anlamda edebiyatla, filolojiyle,sinemayla,fizik ve matematikle, teolojiyle, tarihle, sosyal medyayla, politikayla, nörobiyolojiyle ve psikolojiyle içiçedirler. bu durum felsefenin bütünlük iddiasının kanıtıdır.

dar anlamda felsefe ise fenni bilimin ilerlemesi için keşif yapar, eleştirir, yıkar, düzenler, paradigmayı değiştirir kısaca yolu düzenler. kendi bütünlük iddiası içinde bilimin gitmesi gereken yahut gideeceği yeri tahmin eder. oraya öncü olarak varır.olası bütün ihtimallere karşı kuramsal altyapıyı oluşturur. düşünmenin ne demek olduğunu ve tarihe yön verenlerin nasıl düşündüğünü anlatır. tespit yapar, kavramlaştırır. önden giden, çoğu zaman yanılan ama eğer bir yerde yeni bir şey söylemek mümkünse onu ilk söyleyendir felsefe. günümüzdeki yapı sökümcülük bunun en açık izlenebileceği mecradır. felsefe söker, fakat takamaz ve fenni bilim sökükleri dikerek ilerler, yani felsefenin ardından.aydınlamaya giden yolu açan din felsefesidir. çeşitli rejimleri tanımlayan ve kuramsallaştıran, insan haklarını var eden siyaset felsefesidir. metadolojiyi anlamlandıran bilim felsefesidir. tarihe anlamını veren tarih felsefesidir. elbette bu bağlamda dünya savaşı çıkaran da felsefedir fakat dar anlamında felsefe henüz genç bir bilimdir, onun da olgunluğa erişmek için zamana ihtiyacı vardır.

hasılı kelam felsefe geniş ve dar anlamıyla pozitif bilim dediğimiz uğraşın bir tutkal ve bir mızrak ucu olarak üstünde ve önündedir. bilimin ve insanlığın gideceği yerin neresi olduğunu, oraya neden gitmek gerektiğini, oraya nereden ve nasıl gidile"me"yeceğini, oraya gitmenin ne demek olduğunu araştıran bilime felsefe denir.

devamını okuyayım »