ilise

  • 403
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

invisible

ilk yarısını bir çırpıda okudum, ki zaten paul auster bence biraz böyle okunuyor. kişilerin ruh hallerini tanıdığınızmış gibi hissetmenizi sağlayacak kadar aktarabilmesi, akıcı dili, şaşırtan ve bir türlü 'hah tamam şöyle gelişir bu mevzu' diyemediğiniz kurgusu, en acayibi ve ayıbı herhangi birşeymiş gibi aktarmasıyla sevdim ben bu kitabı.
ama doğruya doğru ikinci yarı biraz daha ağır aksak ilerledim. çok tanımlayamasam da birşeyden rahatsız oldum, ya da birşey beni uzaklaştırdı kitaptan. sanırım kurgunun biraz zorlama olmaya başladığını hissettim. ama sevdim.

devamını okuyayım »