immanuel tolstoyevski

  • 2631
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

7 ocak 2015 paris charlie hebdo katliamı

siddet ve magduriyet hakkinda birkac dusunce...

"ihale müslümanların üzerine kaldı...müslümanlar bu dünyanın ismailleridir bu hesabı da öderler"

bu dunyadaki en sasirtici sey -insan aptalliginin sinirlari disinda- magduriyetin elastikiyeti olsa gerek. bu saldirinin bir komplo olmasi pekala ihtimaller dahilinde, fakat buradan bir nevi ezeli magduriyete tumevarim yapmak, ancak muslumanlarin karikaturler konusundaki sicillerini tamamen unutmakla mumkun.

cezayir, tunus gibi bok cukurlarinda gercek islam'in huzurunu doyasiya yasamak varken, gavur avrupaya gelen ve oradaki duzenin tum olanaklarindan yararlanip, temel degerlerine israrla ve nesiller boyunca bu kadar yabanci kalabilen yuzbinlerin tepkilerini (belki de o tum bahanelerin bahanesi olan ama pek az kisinin uzerinde dusundugu ve daha da azinin tanimlamaya cesaret ettigi "somuru"nun intikami olarak) "batili oyun kuruculari" da tezgahlamadilar herhalde.

ingilteredeki musluman genclerin 1/3'unun seriat yanlisi olmasi, yahut kadina siddetten tutun namus cinayetlerine kadar bircok konuda turkiye standartlarina gore dahi radikal sayilacak tutumlarin yayginligi, batinin bir oyunu degil, yuzyillardir hesap mesap odemeden bedavadan yiyen "ismailler"in carpik deger yargilaridir.

ve eger o ingilterede -150 sene once, oxfordda halka acik bicimde din adamlariyla bilim adamlarinin darwin'in evrim teorisini tartistigi ve kimsenin olmedigi ingilterede- basin, ceset fotogralarini resmen porno niyetine yayinlayabiliyor ama bir tane basit karikaturu hala gosteremiyorsa, bunun nedeni saygi ve hurmet falan degil, basbayagi siddet cekincesidir, hassasiyettir.

kimse bu derece bir "hassasiyeti" hindulara, budistlere, katoliklere, protestanlara, ortodokslara, ateistlere, bahailere, taoculara, sufilere karsi duymuyorken, sunnilerin kallavi bir cuvaldizi kendilerine batirmak yerine halen "bati"yi (neyse o da) algi muhendisligiyle suclayabilecek piskinlige sahip olmalari sasirtmasa gerek.

***

islam dunyasi pislik icinde.
islam'in kendisi bu pisligin yayilmasina zemin olusturacak sekilde yorumlanmaya oldukca elverisli. islam dunyasinin buyuk kesimi icin de "gercek islam" bu pislik zaten.

insanlar islam dunyasina karsi, isvicre'nin isvec'in hayat standartlarindan ornek verince "somuruyle elde edilen zenginlik" default kacis noktasi oluyor, fakat calismadan zengin olmanin ve ucuz isci somurusunun kitabini yazmis olan arap korfezi ulkelerini kiyaslamak aydinlatici olmali. defalarca gittim dunyanin kisi basi geliri en yuksek ulkesi olan katar'a, bahreyn'e, bae'ye, suudi arabistan'a... hepsi kulturel birer col, ahlaksal birer cukur ve ekonomik acidan birer balon. hepsini toplasan, tum o petrol paralariyla birlikte, bir tane japonya, bir tane avustralya, bir tane irlanda, bir tane arjantin etmezler bircok farkli acidan.

zenginlik kistasini kaldiracak olursak banglades, nijer dunyanin en berbat ulkeleri.

ve islam dunyasindaki butun "istisnalar" kurali ispatlayan cinsten:
-lubnanlilarin yarisi hristiyan ve cogu baska ulkelere kacip orayla entegre olmuslar
-hindistanda, pakistandakinden fazla musluman yasiyor. adamlar hemen her bakimdan aynilar. peki kim hindistan yerine pakistanda yasamak ister?
-malezyada dogal olarak en guzel ama yasamak icin en boktan eyaletler muslumanlarin cogunlukta oldugu yerler. yasanacak yerlerde de cinliler, hintliler ve musluman malaylar dengedeler
-endonezya bir ucundan bir ucuna 5000 km olan ve degisik milletlerin degisik diller konustugu bir adalar toplulugu, o sayede yirtmislar biraz.
-bosna avrupanin ortasinda, diger balkan milletleriyle dil ve kulturel birlikleri var.
-turkiye, kac yuzyillik avrupa iliskisi + azinlik otonomisi + tepeden inme bati reformlariyla anca bu kadar olmus. misirda da denendi benzer bir sey, bugun geldikleri nokta belli: pew'a gore muslumanlarin dortte ucu, seriatin sadece kendilerini degil, orada yasayan gayrimuslimleri de kapsamasini savunuyor (yani osmanlidan geriler).

tahammulsuzluk diger dinlere gore cok daha yaygin, cunku islam mutlakci *. en en en mutlakci, son mutlakci. (eger rumlar, osmanlinin erken donemlerinde imparatorluk icin bu kadar onem teskil etmeselerdi nufus, vasif ve zenginlik bakimindan, ve bunu farkedecek birkac kilit turk'un vizyonu 2015 yilinda yasayan bir cumhurbaskanininki kadar olsaydi, osmanlinin katolik ispanya gibi puritan bir sekilde gelismesi pekala mumkundu. ki zaten osmanli da nihayetinde bir istisna ve ekseriyetle cokkulturlu olsa da cogulcu degildi)

mevlanalarin, omer hayyamlarin gorunuste saygi gorup, pratikteyse bir bin laden kadar takipci toplayamamalari da bu mutlakcilik yuzunden olmali. fazla dindar abd'de dahi, 200'den fazla protestan kilisesi var (kiliseden kasit bina degil, ayri doktrinlere inanan topluluklar) ve ustune 60 kusur milyonluk roman katolik kilisesi takipcisi. en sigir islamcinin bile mevlanadan yuzeysel bir alinti yapabildigi ulkemizde ise bir tane siktiriboktan alevi entegrasyonu cozulememis.

ayni dindar abd'de, yine pew'a gore, insanlarin %28'i icinde yetistikleri dini terkediyorlar. denominasyon degisimi hesaba katilirsa (bir protestan kilisesinden digerine gecmek gibi), bu oran %44'e cikiyor. yari yariya. avrupa birligi bakanligi bulunan ulkemizde ise insanlarin %17'si, islam'dan cikmanin cezasinin olum olmasi gerektigini dusunuyor. benim gibileri anketten cikarsak ve sadece dindar muslumanlara sorsak, sizce halihazirda utanc verici bir rakam olan %17 azalir mi, artar mi? yine de enseyi cok karartmayin, zira misirda bu oran %86. sek-sen al-ti.

batinin oyunu di mi?

mutlakcilik, gericilik ve tahammulsuzluk; hepsi kardesler.

***

apayri bir gozlemle bitireyim dusuncelerimi:
bazen dunyanin bu kadar guvenli olmasina inanamiyorum. yani olum, hastalik, aclik kol geziyor bir cok yerde, fakat savaslar hic olmadiklari kadar azlar ve stabil ulkelerde (ezici cogunluk), suc dunyasi disinda kalan normal insanlarin organize bicimde oldurulmesi o kadar seyrek ki, insan bu durumun butun canli turleri icin aslinda ne kadar anormal oldugunu unutabiliyor.

milyarlarca uyesi olan bir turuz, "kolonilerimizde" milyonlarcamiz yasiyor, bu uyeler hergun birbirleriyle yuzmilyonlarca etkilesime giriyorlar, ve bu etkilesimlerin %99.999'u olumle sonuclanmiyor. ve oldurmenin imkansiz oldugu bir polis devletinde de degiliz; bu is o kadar kolay ki, iste basit bir tufekle gidip 12 kisiyi oldurebiliyorsun birkac dakikada ve bu bile, yillar boyunca yapilmis en olumcul saldiri olmaya yetiyor. turumuzun hemen her bireyi uzun hayatlarini bir kere bile bir cinayetle yuzyuze gelmeden tamamlayacak. bu durumun, milyarlarca yillik evrim boyunca "su ana" (son birkac binyil) kadar hic yasanmadigini, buna yakinsanmadigini bile dusunmek acayip. ve bu birkac bin yil suresinde, insanligin yarattigi yuzlerce tanridan biri ugruna diger insanlari oldurmek ilk defa, azinlik/radikal bir goruse indirgenmis durumda. bir zamanlarin normu, artik bunu eyleme gecirenlerden katbekat buyuk topluluklar tarafindan kinaniyor.

true detectivein sonunda, yildizlarla dolu gokyuzune bakarken:
"karanlik daha buyuk bir alana hakim"
"yanlis bakiyorsun... bir zamanlar sadece karanlik vardi. bana sorarsan isik kazaniyor" (sunu yanlislikla "isid kazaniyor" diye yazmadigim icin kendimi tebrik ediyorum)

devamını okuyayım »