in pyjamas

  • 2677
  • 5
  • 2
  • 0
  • geçen hafta

naruto

---------------------------------

ilk göz ağrım. işsizlik dönemimde "manga okusam ya ben!" diye gelen aydınlanmada ilk seçtiğim seri naruto. o dönem internette kısa bir araştırma yapmış, hangi mangaların popüler olduğunu öğrenmiştim. kolay bir başlangıç olsun, sonra diğerlerini de okurum demiştim. bleach, one piece ve naruto çıkmıştı karşıma. one piece'e, neden bilmiyorum, hiç ilgi göstermedim; bleach'i iki volume kadar okuyup bıraktım; naruto'yu çok ama çok sevdim. ilk bölümden bağrıma bastım sarı veledi -ki ben başladığımda ilk kısım bitmiş ikinciye başlanmıştı çoktan. nasıl sevdiysem, güncel sayılara yetişicem diye gece gündüz demeden bilgisayarın başında naruto okumuştum. yemek ve tuvalet dışında odamdan çıkmadığım, sürekli bilgisayar ekranına baktığım için bir süre sonra her ayağa kalktığımda baş dönmesi, göz kararması yaşamıştım.

basit bir oyalanma fikri olarak aklıma gelen şeyin beni bu kadar etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim açıkçası. kendisi hakkında aslında oldukça eleştirel düşüncelelerimi hala devam ettirmekle beraber (buraya yazdığımda zamanın ötesine giden tek naruto entry'im o olmuştu zamanaında. çok net hatırlıyorum), bence verdiği olumlu mesajlar, yaşama sevinci, sevme isteği gibi nedenlerin okumak için daha ağır bastığı bir manga . aynı zamanda "shounen manga nasıl olmalı?" sorusunun en net cevabı. ben, hep ilerde yeğenimle ya da olursa çocuğumla beraber okumaya devam ederim diyordum. o kadar bitmeyeceğine inanmıştım ve erken ergenlik dönemi karakter gelişimi için "a must" olduğunu düşünüyordum. hala da öyle düşünüyorum. ilerde çocuğum olursa açar beraber okuruz artık -ki o zamana kadar beklemeye gerek yok, bence şimdiden bir klasik olarak literatürde yerini aldı. o günleri hayal edince şimdiden heyecanlanıyorum ne yalan söyleyim.

yani... 7-8 yıldır bilfiil okuduğum, üzerine tartışmalar yaptığım, hayaller kurduğum, yazılar yazdığım, her hafta bir günü iple çekmeme neden olan bir şeyin bitmesine tanık olmak zor geldi kısacası. son iki sayı yayınlandığında buraya yazamayacak kadar üzgündüm. bi tarafım kopmuş, en sevdiğim arkadaşım benden uzağa gitmiş, bu sabahların bir anlamı olmalı diye iple çektiğim release günleri artık anlamsız kalmış gibi hissediyordum -ki hala aşağı yukarı öyle hissediyorum; üç haftadır günler çok tatsız geçiyor günler. oysa ki çoğu kişinin hemfikir olduğu gibi finali aceleye getirilmiş bir "mutlu son"du. he! shounen manga'ya yakışır bi son muydu? evet, ama yetersizdi. bu bakımdan kendimi yeteri kadar saygı görmemiş hissediyorum ne yalan söyleyeyim.

bir insanın hayal gücüyle yaratılan bir karaktere benim bu kadar önem atfetmem belki çok sağlıklı değil. ama seviyordum o sarı veledi; hatake kakashi denen sensei'sini nikahıma alacaktım; jiraiya için bir bitişiğinde onsen olan bir türbe düşünmüştüm, mezarında bile kadınlardan ayrılmasın diye; tsunade ile raikage'yi evlendirecektim; itachi'yi ikinci kez diriltip sasuke'nin başına koyacaktım "sen soktun sen çıkar" diyecektim; gaara'nın saçları benim dönemimde asla erwin smith modeli olmazdı, yedirmezdim o çocuğu. kısmet değilmiş; konohamaru'yu sınır dışı edecektim vs vs...

yine de kazanımlarım yok değil. bunlardan en güzeli de burada yazmaktı; dört yıldır sözlük yazarıyım ve yazarlığımın benim için en anlam ifade eden yeri bu başlık oldu şimdiye kadar. bu başlığa yazmak, yazılanları okumak, bazen konuşmak bana şimdiye kadar pek çok badi bir de dost kazandırdı (zaten çevremde manga okuyan, anime izleyen ilaç için bir kişi bile yok. o nedenle, bu başlığa yazan herkes bir bakıma tanıdık bir çevrenin önemli kişileri benim için). sanıyorum hitap ettiği yaş aralığında olmasak da bu bakımdan amacına ulaşmış olduğunu var sayabiliriz*. bunun dışında yazmak hep sevdiğim bir şey olmuştur, naruto hakkında yazmak daha da çok sevdiğim bir meşgale. şu an yazdığımı bitiremeyişimden belli oluyor olması lazım aslında*.

kısa ve acısız conclusion: okuması, izlemesi, hakkında yazması, müziklerini dinlemesi, tartışması güze/eğlenceli/heyecanlıl bir seriydi. bitti. yıllardır bu sayede bir şekilde yolumun değdiği herkese teşekkür ederim.

sevgiler.

picamas

devamını okuyayım »
20.11.2014 10:22