inadvor

  • prezentabl (583)
  • 507
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 yıl önce

pazar yeri

satıcıların mallarını satışa çıkarmış oldukları, alıcıların satışa çıkmış olanları ücreti mukabili satın almaya gittikleri alandır. somut olur, soyut olur. soyutlar kepaze eder. inersin inersin dip yoktur. insan zavallı olur. daha susarsın, kelam edemezsin, gülmezsin, gülümsemezsin. izler izler kan biriktirirsin.

"pazar yeri burası... burada satılığa çıkar ne varsa. ilk tezgahda sözcükler satılır. yalanı teşekkül cümleler. bir sonrakinde hissiyat var. ucuz. çok ucuz. yüzde yüzde yalandan. "made in kalp" olandan değiller. sırada et var. kasap dükkanı gibi. satılık et. tazesi daha bir pahalı, dinlendirilmişi yine pahalı. ama ederi bu. alıcısı illaki çıkar. satılık et. eti alana kahkaha bedava.

haysiyet, dürüstlük, sebat, sabır, sadakat , sadakat, sadakat, yine dürüstlük hak getire. bunlar satılmıyor. bunlar yokki. olsa da satılmaz. bu pazar da satılmaz. bunların sahipleri zaten bila ücret dağıtıyor insan evladına. bila ücret değilse de eşleniği ile takas şeklinde...

'sevginin taaa amına koyim. ona para bağlanır mı kardeşim. zarar eder batarız.' diyor pazarın en kalifiye esnafı. en büyük tezgah sahiplerinden biri. vardır bir bildiği.
vesair vesair vesair... muhayyilede ki muvaffakiyetinize kalıyor gerisi. yazmaya tahammüle muvaffakiyetim çok değil zira.

pazar yeri burası. herşey satılıktır. vallahi, billahi, t'allahi, m'inallahi, and olsun ki, doğan güneşe yeminle, çoçuklarımın ölüsünü göreyim ki, ölümüne şahit olayım ki , eru adına, ekmek şarap ve tuz üstüne yemin olsun satılıktır. ücreti mukabili satılıktır. pazar yeri burası..."

devamını okuyayım »
15.05.2005 23:25