indeki sansar

  • 476
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 ay önce

arda turan

çok sevdiğim sporcu. türk sporunun en başarılı isimlerinden birisi. şu adamın başarısının farkına varamayanları gördükçe deliriyorum. sponsor falan filan diyenlere söylenecek çok şey var da şu an gerçekten çok üşeniyorum. neyse bekleyin. bu adam ikinci yarının ortalarında size aslında dünyanın sayılı oyuncularından biri olduğunu göstermiş olacak.

yahu bu adamın ismi william johnstone falan olsaydı sponsor falan cart curt diyenler şimdiye "la liga şampiyonu olan ve şampiyonlar ligi finali gören atletico madrid'in 10 numarası. barcelona'ya transfer olmasından daha doğal ne olabilir? hem luis enrique onu ısrarla istediğini her seferinde dile getirip 41 milyon euro gibi bir bonservis bedeliyle alıp bir de 5 yıllık sözleşme yaptırmışsa vardır bir bildiği." falan diyeceklerdi. aleix vidal'in transferi neden bu kadar konuşulmadı? aleix vidal türk olsaydı onun hakkında kim bilir neler denecekti düşünsenize. veya rakitic türk olsaydı yine fark etmeyecek, aynı ahmaklar aynı ahmaklığı yapıp bu adama laf edeceklerdi.

arda'ya sallamanın futbol bilgisiyle bir ilgisi yok. doğru düzgün maç izlemeyen adamlar gelmiş burada arda'yı kötülüyor. barcelona'nın transfer politikasından haberin var mı acaba? ya da arda'nın ne gibi meziyetlere sahip olduğunu ve onu özel yapan şeylerin neler olduğunu biliyor musun? cevap veriyorum: bilmiyorsun. hiçbir sik bilmiyorsun. ben biliyor muyum? belki ben de yeteri kadar bilmiyorum fakat en azından bazı gerçekleri göz önünde bulundurup bu büyük sporcuya saygı duyuyorum.

arda hakkında sponsor cart curt diye ahkam kesmenin tek bir açıklaması var: arda türk. ben milliyetçi bir adam mıyım? hmm pek sanmam. oov türküz şuyuz buyuz diye etrafta gezen biri de değilim. ama türk insanında bu eziklik duygusu var. adam arda'nın bayrampaşa'dan çıkıp iyi bir oyuncu olabileceğini düşünemiyor, bu fikri kafasında oturtamıyor. bu fikri kafasında oturtamayınca da geliyor buraya ve "yeaaa yok oynamaz yeaaa" diye saçmalamaya başlıyor.

hmm evet luis enrique ve barcelona scout ekibi de öyle diyordu canım. oynamaz. heheh. sponsor? ha evet türkiye çok büyük bir pazar ve forma satışları kesinlikle patlar, türkiye'den aşşşırı iyi para yapar barcelona, bu yüzden aldı. tabii ki öyle canım kardeşim, başka neden alsınlar ki arda'yı?

aynı şeyi atletico'ya ilk gittiğinde de söylediler. oynamaz kardeşim oynamaz dediler. gitti 10 numarası oldu. simeone'nin gözdesi oldu. ispanya ligi'nin gözdelerinden birisi oldu. arda oynadı. o zamanlar futbolu simeone'den iyi bilenler şimdi ne yapıyorlar peki? doğru cevap: luis enrique'den iyi biliyorlar. hehehehehehe. arda zaten burdan giderken sizin gibiler yüzünden gitti. bir nevi kaçtı lan adam. iyi ki de kaçtı ulan.

bak rakitic'i izledin mi diye bir sor. kaç kere rakitic'i özel olarak izledin diye bir sor adama. sıfır. aslında hiç rakitic'in nasıl bir oyuncu olduğunu bilmiyor. ismi rakitic ve sarı saçlı diye adam gelmiş "hmmm tırnağı olamaz rakitic'in" falan diyor. çünkü diğeri arda. türk. türkiye'den çıkma. nasıl olabilir ya? diğeri koskoca rakitic. ismi arda olan biri nasıl ondan iyi olabilir? bakın iddia ediyorum kesin kesin kesin kafalardaki düşünce bu. tek problem bu. arda'yı küçümseyen adam onu sadece arda olduğu için küçümsüyor. bu belki çok klişe ama çok doğru. rakitic ile arda'nın farkı ne diye sorsan söyleyemez. ikisinin farklı farklı meziyetlerini sorsan bilmez. isim ve popülarite üzerine futbol konuşur.

süper ligi ele alalım mesela. aatıf çeçu. biseswar. caner osmanpaşa. deniz kadah. lawal. irfan can. bütün bu oyuncular hakkında yorum yaparlar. kaç kere izledin? lig tv maç özetlerinden gördüğü kadarıyla yorum yapar. hangi oyuncuyu sorsan bilir ve yorum yapar. "bilmiyorum" kelimesi yok çünkü bu tip adamlarda. "çok izlemedim bilmiyorum" de geç. her oyuncuyu bilmek hepsine yorum yapmak zorunda değilsin ve yapamazsın da zaten.

örnek vereyim hemen. çok da iyi olmayan bir oyuncuyu ele alalım. herhangi bir oyuncu olabilir bu. lig tv'de şansal büyüka iki kere ya çok iyi oynuyor iki maçtır desin. bak sadece adından bahsetsin, iki tane de özet görüntüsü koysun. özeti izlemeden bu adam "hmm x mi? biliyorum ya çok iyi oyuncu" diyecektir. izledin mi? hayır. hahahaha.

aynı şeyi takım bazında ele alalım. örneğin valencia. sorsan "evet ya iyi takım baya iyi oynuyolar" falan der. ilk 11 say? yok. sayamaz da hadi diyelim saydı. saydığı oyuncuların her biri hakkında yorum yapar. kaç kere izledin? öyle arada telefona bakarken izlemekten bahsetmiyorum. dikkat ederek kaç kere izledin? izlemedin. herkes scout amına koyduğumun yerinde ya.

şansal büyüka diyor ki "ali palabıyık gelecek vaadediyor". tümer de "valla haklısın şansal abi çok beğendim" desin. ertesi gün sor adama abi sence ali palabıyık nasıl hakem diye. "ooo çok iyi abi genç, gelecek vaadediyor" der. bu kadar. hakemlikten anlıyor musun? anlıyor hehehheeheh.

türkiye'de takım tutan insanlar takımının iki maçını izleyince kendini futbol hakkında bilgili, yorumcu, futbol adamı ilan ediyor ve gördüğü her sike ahkam kesiyor. siz futboldan anlamıyorsunuz arkadaşlar. sadece izliyorsunuz. gözünüze güzel geliyor. keyif alıyorsunuz. öööyle izliyorsunuz. buna laf edebilir miyim? asla, bu çok güzel bir şey. ama bunun hakkında ahkam kesmek; orta 2 fizik görüp kuantum mekaniği hakkında atıp tutmaya benziyor.

özetle; size ne söyleniyorsa onu doğru kabul ediyorsunuz. yarın öbür gün yorumculardan biri çıkıp "ya bu elyasa süme ne kadar iyi oyuncu" dese elyasa süme'yi tuttuğunuz takıma transfer etmek isteyeceksiniz. bugüne kadar türk futbolunu yönetenler de böyle adamlar olduğu için tabata, tarık çamdal, serdar kesimal falan gibi transferler yapıldı ve dünya ilerlerken türk futbolu ileriye gidemedi.

arda turan; işte böyle bir ülkeden çıkıp barcelona'ya transfer oldu. herkesin futboldan anladığını ve ahkam kestiğini düşünün. ama hiçbiri doğru düzgün bir maç izlememiş. spiker kötü oynayan bir oyuncu hakkında kazara "bugün çok iyiydi" dese "hmm dün de x oyuncusu iyi oynadı ya" diyecek adamların futbol hakkında ahkam kestiği ülkeden çıkan bir futbolcu buralara kadar geldiyse ona saygı duymaktan başka yapacağınız her şey en hafif tabirle ahmaklığa girer.

sözde bilirkişilerin söylediği her şeyi yutup doğru kabul eden ve bilgi sahibi olmadan her şeye ahkam kesen insanların iktidarı da zaten gördüğünüz gibi. burası böyle bir ülke. ne yazık ki.

büyük bir saygıyı hak eden, çok büyük bir sporcudur arda turan. hayatı resmen bir başarı hikayesi. arda buralara geri dönmesin. hak ettiği saygıyı ona gösteren insanlarla aynı yerde olsun. burası onun gibi bir sporcuyu hak etmiyor.

not: beşiktaş.

devamını okuyayım »
07.01.2016 03:18