infect

  • azimli
  • anadolu çocuğu (312)
  • 1196
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

ferhan şensoy

insanı bildikleri ve ürettikleri olgunlaştırır ise ferhan şensoy en az 500 yaşındadır.son dönemde yaptıklarını düşünmek için yazmak,yazmak için okumak olarak özetler isek hata yapmayız.zaten kendisi de yazmanın dışındaki zaman harcamaların, gereksiz olduğunu söylüyor.

bugün kim tiyatro adına güzel şeyler üretebiliyoru düşündüğümüzde bunun cevabı ferhan şensoy'dur. insanlar iyi oyuncu olabilir, zamanın şartları ve zamanın bilgisiyle güzel oyunlar yazabilirler ama ferhan şensoy eşsiz hayal gücü ile zamanın ötesinde yıllar sonra bile anlaşılamayacak kadar mükemmeldir. dikkat edin popüler kültürün takipçisi olan insanlar onun hakkında hep "çok sivri dilli" , "ben onun esprilerini anlamıyorum", "karısı iyi bir kadın" tarzı yorumlardan başka bir şey söylememişlerdir. zaten içinde bulunduğu durumun anlaşılamamak ve dahilerin yalnız olması durumu olduğu gün gibi ortadadır.televizyonda ara sıra görünüp insanların gereksiz saçmalıklarına maruz kalmak gündelik hayatında yeterince anlaşılamayan bu insanı, muhtemelen daha da üzecektir. zaten insanların bir çoğunun sadece eğlenmek için televizyon izlediği,hatta eğlenmek için arkadaş seçip sohbet ettikleri bir ortamda komiklik de yapan ferhan şensoy sadece komik biri olarak nitelendirilecektir.

ferhan şensoyun yarattığı bir dil vardır ve türkçeye bana göre nazım hikmet ne katmış ise ferhan şensoyun da yaptığı odur. daha zeki ve daha diyalektik bir dil yaratmıştır ferhan şensoy. tam olarak anlaşılabilmesi için tiyatro bilmek,zeki olmak,ya da gösterilerine gidilebilecek paraya sahip olmak yetmez. boris vian ı bağlaması ile hayatımıza sokmuş ve aynı bağlama ile mahzuni şerife olan hasretini, ona yazdığı türkü ile dile getirmiştir. bazı bazı rüyalarıma gir bari dost mahzuni dediğinde ve siz bunu dinlediğinizde karşınızda sinirli, komik, laf sokan ferhan şensoy kalmaz.o an içtenliği ve duygusallığı ile sizi ağlatır. kadıköy halk eğitim merkezinde ferhangi şeyleri oynarken duvardan sazını alıp şarkılar, türküler söylemesi orada ki bazı dinleyiciler tarafından "aha gene sazı aldı, kardeşim konsere mi geldik"şeklinde yorumlanmıştır. sazı tam anlamıyla taşlamacı ozanlar gibi dıngır mıngır çalması ve doğaçlamaya dayalı aşıkların sözleri ile olan benzerliği bana, ferhan şensoyun başka bir kimliği daha olabileceğini hatırlattı.

çok eskilerde yaşamış ve yaşadığı zamanlarda anlaşılamamış bir çok kişi vardır, yüzlerce yıl sonra anlaşılmıştırlar ki anlaşılmalarını sağlayan şey iletişim olanakların artması ve insanların bilgi çağı gibi bir sürece girmiş olmalarından kaynaklıdır. ancak bu zamanda anlaşılamayan ferhan şensoy'un, ileride anlaşılması çok mümkün gözükmüyor. çünkü artık bunun gerekçeleri ortadan kalktı. adamın yazdıklarının okunması için matbaanın bulunmasına, yasaklarının kalkmasına, ya da yüzyıl sonra yazdıklarının kitaplaştırılmasına gerek yok. bireycilik arttarken ve kendisinden daha çok biline değer verilmezken ve bunlar ileride daha da şiddetlenecekken okunacaksa şimdi okunsun. ayrıca ve bence bizler, yani onunla aynı zaman dilimini ve mekanı paylaşan okuyucuları ve izleyicileri olarak, yaşamımıza değer katan bu insanı yaşadığı zamanda mükafatlandırmalıyız. bana göre onu mutlu edebilmenin en güzel yolu, yazdıklarını okumaktır. hayatını yazmakla geçiren bir insan için bu en büyük ödül olacaktır.

devamını okuyayım »
11.11.2005 02:34