innocentwitch

  • 90
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 yıl önce

küçük kız

biz peri masallarıyla, mutlu sonlarla büyütüldük, hep evcilik oynadık. o beyaz atlı prensin bir gün geleceğine inandırıldık. sadece ve sadece o olacaktı hayatımızla, birdenbire karşımıza çıkıp, bizi sevecek ve sonsuza dek birlikte mutlu olacaktık. başkaları, kalp kırıklıkları hiç olmayacaktı. ve biz hep o küçük kız olarak kalacaktık. o küçük kızın neler yapıp, yapmayacağı, neleri sevip, sevmeyeceği, nasıl tepki vermesi gerektiği toplum tarafından o kadar net çizilmişti ki, biz sadece o kalıbın içine en iyi şekilde uymakla yükümlüydük. ve bunu yerine getirince beyaz atlı prensimize kavuşacağımıza inandırılmıştık. bizim masalımızın sonu hep mutluydu ve mutlaka bir bebekle taçlandırılmıştı. ve gün geldi büyüdük, ilk kalp kırıklığıyla karşılaştık, kalp kırıklıkları arttıkça hayal kırıklığına dönüştü. hiçbir şey anlatıldığı gibi değildi, masalın sonu aslında ilk öpücükten sonra sonsuza kadar mutlu yaşadılar değil miydi? çok zor olsa da hepimiz o küçük kızı öldürmeye çalışıyoruz, 'brigitte jones' gibi kimi o zaman onu bastırıyoruz, kimin zaman küçük kızın etkisinden kurtulamıyoruz. o küçük kız hiç gidecek mi? onun hayallerine sahip olmadan da mutlu olabilecek miyiz? yoksa 'carrie' gibi sonunda hepimiz ona mı teslim olacağız? sanırım küçük kız olmak bize öğretilmiyor, biz küçük bir kız olarak doğuyoruz ve onu yok etmeye çalışsak da aslında onu çok seviyoruz ve onun hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

devamını okuyayım »