isletmeciari

  • 42
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

felicita

muhteşem italyan ikili al bano ve romina power'in 1982'de insanlığa armağan ettiği şarkı. dilimize aşağıdaki gibi çevirmek mümkündür:

lui: felicità
(erkek: mutluluk)
è tenersi per mano andare lontano
(el ele tutuşmaktır, uzaklaşmaktır)
la felicità
(mutluluk)
è il tuo sguardo innocente in mezzo alla gente
(insanların ortasında masum bir bakıştır)
la felicità
(mutluluk)
è restare vicini come bambini la felicità,
(çocuklar gibi yakın olmaktır mutluluk)
felicità
(mutluluk)

lei: felicità
(kadın: mutluluk)
è un cuscino di piume, l'acqua del fiume
(kuş tüyü yastıktır, suyudur)
che passa e che va
(akan ırmağın)
è la pioggia che scende dietro le tende
(çatılardan akan yağmurdur)
la felicità
(mutluluk)
è abbassare la luce per fare pace
(huzur için ışıkları kısmaktır)
la felicità,
(mutluluk)
felicità
(mutluluk)

lui: felicità
(erkek: mutluluk)
è un bicchiere di vino con un panino
(bir sandviç ile bir kadeh şaraptır)
la felicità
(mutluluk)
è lasciarti un biglietto dentro al cassetto
(çekmeceye bir not bırakmaktır)
la felicità
(mutluluk)
è cantare a due voci quanto mi piaci
(senden ne kadar hoşlandığımı beraber söylemektir)
la felicità, felicità
(mutluluk, mutluluk)

insieme: senti nell'aria c'è già
(beraber: duyarsın havada)
la nostra canzone d'amore che va
(yankılanan aşk şarkımızı)
come un pensiero che sa di felicità
(mutluluğu andıran bir düşünce gibi )
senti nell'aria c’è già
(hissedersin havada)
un raggio di sole più caldo che va
(daha sıcak bir güneş ışınının yol aldığını)
come un sorriso che sa di felicità
(mutluluğu andıran bir gülümseme gibi)

lei: felicità
(kadın: mutluluk)
è una sera a sorpresa la luna accesa
(sürpriz bir dolunaylı gecedir)
è la radio che va
(çalan radyodur)
e' un biglietto d'auguri pieno di cuori
(kalpten gelen bir kutlama kartıdır)
la felicità
(mutluluk)
è una telefonata non aspettata
(beklenmeyen bir telefondur)
la felicità,
(mutluluk)
felicità
(mutluluk)

lui: felicità
(erkek: mutluluk)
è una spiaggia di notte, l’onda che batte
(bir plajdır geceleyin, dalgaların dövdüğü)
la felicità
(mutluluk)
è una mano sul cuore piena d’amore
(kalbin üstünde aşk dolu bir eldir)
la felicità
(mutluluk)
è aspettare l’aurora per farlo ancora
(en baştan başlamak için güneşin doğmasını beklemektir)
la felicità, felicità
(mutluluk, mutluluk)

insieme: senti nell'aria c'è già
(beraber: duyarsın havada)
la nostra canzone d'amore che va
(yankılanan aşk şarkımızı)
come un pensiero che sa di felicità
(mutluluğu andıran bir düşünce gibi )
senti nell'aria c’è già
(hissedersin havada)
un raggio di sole più caldo che va
(daha sıcak bir güneş ışınının yol aldığını)
come un sorriso che sa di felicità
(mutluluğu andıran bir gülümseme gibi)

devamını okuyayım »