ismayil

  • şeker abi (614)
  • 583
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

soma

çanakkale' nin linyit ilçesi çan' da büyüdüm. dedem madende çavuşmuş. el kazması hala durur hatıra. amca oğlu maden mühendisi, eniştem senelerce linyit işletmelerinde çalıştı. bunlar yakın çevremde olanlar ki çan linyitleri soma linyitleri kadar buyuk değil.

küçüklükten bilirdim soma' yı. kıskanırdım içten içe. bizden daha iyi kömürleri, daha çok kömürleri var diye.

bizim maden açık şekilde çalışıyor. o kadar havalı gelmiyordu. maden dediğin yerin metrelerce dibinde olmalıydı. amca oğlu soma' ya gitti staj için sanırım. onu dinlerdik kahvede. köydeki hısımlarla amca oğlunun madenler hakkındaki sohbetlerini dinlerdim. almanya 'da madende çalışan eniştem oradaki durumu anlatırdı. iyi para aldığını hatırlıyorum.

bir kaç yaz da çalıştım. 6-7 sene evvel 30 lira günlük veriyorlardı. teyze oğluyla haftanın uç günü gider harçlığımızı çıkarırdık. dev kamyonların, dev kepçelerin altında dinlenirdik. bataklığa, uçurum kenarına ölçüm almaya giderdik. dibimizde dinamitler patlar heyecanlanırdık. yaşımız henüz 18 bile değildi. iş güvenliği diye tek şey bekçi kopekleriydi sanırım.

şimdi hiç gitmediğim ama küçüklükten sempatim olan soma' da büyük bir felaket meydana geldi. düşünüyorum, kendimi soma' da büyümüş varsayıyorum. kahvede sohbet ettiğim abim, komşum, akrabam, hasmım, akranım, ben, hepimiz yerin altında kalıyoruz.

evde duramıyorum. balkona atıyorum kendimi. uyuyamıyorum. gördüğüm, okuduğum her şey oradaki insanların acısını yaşattırıyor.

yetmezmiş gibi pis işler donuyor. acının yanına öfke ekleniyor. rezalet üstüne rezalet yaşanıyor. utanıyorum.

tanım: ikinci memleketim dediğim kömür kokulu kutsal ilçe.

eğer soma' yı unutursam güneşi bir daha görmeyeyim, bir yudum nefes almayayım, andım olsun.

edit: unutmadık.

devamını okuyayım »
16.05.2014 01:32