istegidiyorumyolayrilmis

  • 110
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen ay

türkiye'den siktir olup gitmek

uzun zamandır buradaki yazıları okudum. çaylaklıktan çıktıktan sonra da benim ve çevremdekilerin neyi nasıl yaptıklarını, nasıl yurt dışına gittiklerini açıklayacağım.
burada size siktirin gidin diyen insanların farketmedikleri en büyük özellik
giden insanların kibar olması,kanıtlarıyla gelecek vadetmeleri ve iyi insanlar olması.

yurtdışında yabancıları kabul eden kişiler aptal değiller.hem bellki kriterlere hem de sezgilerine göre hareket ediyorlar. bu adamlar alabilecekleri en kibar, en çalışkan ve en iyi niyetli kişileri almaya çalışıyorlar.

benim yakın çevremden yurt dışına giden;
fizik mühendisliği bitirmiş hem kibar, hem zengin(çocuğun zengin olduğunu arkadaş olduktan 3 sene sonra anladım. mütevazi birisiydi, yemekler için bile paranın hesabını yapardı, cimri değildi ama nustrete de gitmezdi.) hem de patentleriyle itü'ye milyon dolarlar kazandıran birisi. ortalaması 3 altı kaldı diye columbia ya gidemedi. şimdi ingiltere'de nükleer fizik masterı yapıyor. ıelts readingden 8.5 aldı. çocuğun nükleer atıklar üstüne patenti var.

bir diğeri elinden yemeğini çalsanız, açsan gel ısmarlayayım diyecek iyi niyette birisi.anksiyete bozukluğu olduğu için sesinizi dahi yükseltseniz kekelemeye başlayan, kavgayla arası olamayacak birisi. türkiye'de bok çukuru tabir ettiğimiz tersanelere bile iş için başvuran ve şansı yaver gitmeyen arkadaş belçika'da aylık 750 euro burs alıp, okul ücreti (master 2 yıllık) olan 10.000 eurodan da muaf bir şekilde eğitimine devam ediyor.
ek olarak kendi sınav döneminde benim projeme 4 saate yakın yardım etti. bölümün çoğu aynı durumdayken 30 dk en fazla yardım eder sonra siktir çekerdi.
bu çocuğun bitirme tezi denizaltı pervane dizaynı araştırmalarının bir parçasıydı.1 seneye yakın analiz yaptı. böyle 10 kişiyle denizaltı pervanesi dizaynına girişirsiniz.toefl 80 üstü bir notu vardı.

kendim ielts, toelf sınavı vermeden itü'nü hazırlığının kabul görmesiyle isveç'e kth'a geldim. buraya geldiğimde ilk zamanlar dil konusunda ciddi manada zorlandım özellikle telaffuzlarda. millet ne dediğimi anlamıyordu vs.
şu an anlıyorlar ve iş görüşmelerine hazırlanıyorum, isveççe'ye başladım.
bölümümü en yüksek 2.ortalamayla bitirdim, donanmada denizaltılarla ilgili staj yaptım. savunma sanayi stajı yaptığım yerde müdürüm insan ilişkilerinden ziyade mühendis yönün kuvvetli avrupa'ya git dedi. öncesinde de zaten kafamda vardı ama o emekli albay müdürümün dediğinden sonra iş görüşmesi için tırmalamalıp yurt dışına başvurdum.
buraya geldikten sonra karşılaştığım üniversite ortamı ise bayağa farklı. itü’de teorik olarak gördüğüm konuları şimdi uygulamasıyla beraber tekrar ediyorum. bir projemizde insansız robotic yelkenli yapıyoruz ve projenin her şeyi bize ait. yapımı, uygulaması, dizaynı, malzemeleri alması, yöntemi vs. her şey tamamen öğrencilerin elinde ve inanıyorum ki mezun olduğumda bu ders sayesinde piyasa daha hazır olucam. burada türkiye’deki gibi iş piyasada öğrenilir yok çünkü zaten yapacağımız işin birebir dersini alıyoruz.
burada okulun sağladığı bir başka imkan da şirketlerle beaber oluşturdukları stajlar. düşünsenize bir staj programının gerekenleri ,
üniversitenin ilgili bölümünde okumak, isveççe bilmek, ingilizce bilmek
başka bir şey gerekmiyor. maaş 3200 euro ama vergiden önce. nerden baksanız 2500 euro civarı bir ücret öğrenciye kalıyor. üstelik bu 4-5 aylık staj süresinde size çin’e ya da güney kore’ye götürüyorlar.
okulun sağladığı imkanlardan birisi de şu, öğrenci kulübüne sponsor oluyorlar. öğrenci kulübü de proje derslerinde herkesin birbiriyle iletişimi olsun diye etkinlikler düzenliyor. 3-4 kişiye 1 tane düşecek şekilde yelkenli tekne kiralayıp stockholm archepologada gezdik 2 gün 1 gece. gece teknede kaldık. yemekler, tekne kiraları her şey ücretsizdi. gokart’a gittik + yemek gene ücretsizdi. bowling + yemek gene ücretsizdi. 2 defa film gecesi, 1 gece de yılbaşı yemeği etkinliği oldu ve her şey ücretsizdi. her şeyi öğrenciler organize etti , yaptığımız tek şey fişleri biriktirmek ve bir süre sonra okula göndermek. bu etkinliklerin şu açıdan da faydası oldu bana. bu arada yemeklerin masrafı kişi başı en az 20 euro. güzel kaliteli yemeklerdi.
buraya geldim, derin konulara giremiyorum. uzun sohbetler edemiyorum, dersler ağır. bunaldım ve bazen cidden aşırı derece bunaldım. sosyal hayatım türkiye’de de yoktu. bu etkinlikler 3-4 haftada bir düzenleniyor ve bazen o kadar iyi geliyor ki.
bunun dışında arada sırada bedava pasta, tatlı vs almak için bir aile dostumuzun fırınına gidiyorum. orada türkiye’de tecrübesi olup çifte vatandaşlıkla gelmiş ustalar var. bir tanesi türkiye’de zabıtaya nasıl rüşvet verdiğini ama burada rüşvet teklif edersen kimsenin kabul etmeyeceğini söyledi.
çünkü olay şu, 5000 euro maaş alıyorsunuz, ülkeniz bir 200 sene daha devam edecek ve refah nereden baksanız 50 sene daha kesin. niye kendinizi riske edesiniz? devlet sağlıkla ilgili her şeyi karşılıyor. eğitim ücretsiz, çocuk masrafı az ve üstelik çocuğunuz için yardım alıyorsunuz. bankaların kredi muslukları açık ve yüksek kaliteli bir araba için 10-12 maaş biriktirmeniz yeterli. her bokunuzu kaybedip işsiz kaldınız, gene sokağa düşmüyorsunuz, belediye sizin götünüzü sağlama almakla yükümlü.
son olarak şunu da eklemek istiyorum, türkiye’den buraya eğitim, iş amacıyla gelen kimsenin gidip garsonluk yaptığı yok. kimler tuvaletçi oluyor , kimler garsonluk yapıyor söyliyeyim. ilticayla gelen kürtler, kaçak göçmenler, çinden gelip tek kelime ingilizce anlamayanlar, kazakistandan, azerbaycan’dan gelip ingilizce bilmeyenler ki onlarda rusça olduğu için gene bir şekilde iş buluyorlar.
ek olarak burada kira hariç 500 euro masrafla gayet güzel yaşarsınız. kiranız için de 1+0 daire yerine göre değişmekle 700-1200 euro , 20 m2 oda gene yerine göre değişmekle 300-600 euro arası bir maliyete sebep olur.
son olarak arabalar türkiye’dekinin %30-50 fiyatına satılıyor. arabalara ulaşmak zor değil. ehliyet almak zor. ehliyeti korumakta zor. kırmızıda geçerseniz ehliyetiniz direk gider. okul bölgelerinde 30 km hızı aşarsanız gene ehliyetiniz gider.

devamını okuyayım »