iyiyim ben boyle

  • 3138
  • 70
  • 22
  • 0
  • dün

esrar

türkiye'de bu bitkinin yasallaşmasına karşı çıkanlar, bu bitkinin gayrimeşru ticaretine bilmeden destek veriyorlar. hatta iddia ediyorum, esrarın yasallaşmasını en çok gayrimeşru uyuşturucu işi yapanlar istemez. üstelik gayrimeşrudan temin edilen ürünler çoğu zaman çok sağlıksız da olabiliyor.

gayrimeşru kendi kârı için her türlü pisliği yapıyor. en basitinden, bonzai yapımında kullanılan kimyasalı çiçeklerin üzerine spreyliyor ve insanlar bilmeden bonzai içmiş oluyorlar. ayrıca bazı şerefsizler otların üzerine floresan lambayı toz hâline getirip (floresan tozu) serpiyorlar ki bu tozu fark etmeniz pek mümkün değildir. bunu yapmalarındaki amaç şudur: siz dumanı içinize çekerken bu mikro cam kırıklarını da çekersiniz ve akciğerlerde mikro kesikler oluşur ve böylece otun kana karışma hızı artar ve etkisi daha hızlı ve daha çok hissedilir.

piyasada skunk adıyla satılanlar bu tür ürünlerdir ve kesinlikle uzak durulması gerekir. kenevir çiçeği yeşilin tonlarında olur. kapkara esrar olmaz, o ot üzerine ilaç sıkılmış olduğundan kararmıştır. daha ilk dumandan sonra başınız dönüyorsa, içtiğiniz ya bonzaidir ya da floresan tozlu ottur. bunları kesinlikle içmeyiniz. gayrimeşru asla sizin dostunuz değildir! ama bireyleri bu gibi şerefsizlerden korumak de devletin görevi olmalıdır.

türkiye'de alkollü içkiler kadar tüketilen bu keyif verici bitkinin tahmininizin çok ötesinde geniş bir kullanıcı popülasyonu var. bu topraklarda yüzlerce yıldır genci de kullanıyor, yaşlısı da. serbest de olsa kullanıyor yasak da olsa kullanıyor. kısaca bu meret insanlar tarafından kullanılıyor. polisiye önlemler işe yaramış olsaydı adını bile unutmuş olurduk şimdiye kadar.

eğer devlet toplum sağlığına gerçekten değer ve önem veriyorsa hızlıca bir regülasyona giderek çok anlamsız ve zararlı sonuçları olan mevcut kriminalizasyonu kaldırır. tarım ya da sağlık bakanlığı denetiminde kurulacak dispanserlerde belli kurallar çerçevesinde isteyenin sağlıklı çiçeklere ulaşabilmesini sağlar. yoksa bonzai vs. ile insanların zehirlenmesine göz yummuş olur. ayrıca üretimleri ve satışları yerel yönetimler (belediyeler) yaparak hem istihdam sağlamış, hem de gelir elde etmiş olurlar. elbette devletin kontrolünde özel işletmeler ya da kollektifler de olabilir.

ayrıca vergilendirme konusu da çok önemli. alkollü içeceklerdeki gibi aşırı yüksek vergi oranları uygulanmamalıdır. öyle olursa gayrimeşru ve suç aynen devam eder. örneğin, tamamen serbest olan uruguay'da devlet dispanserinde gramı 1 dolara satılırken sokak satıcıları da aynı kalitedeki ürünü yine 1 dolara satıyorlar. abd'de yasallaşmadan önce gramı 5-6 dolar iken yasal olan yerlerde gramı vergilerle 30 dolara kadar çıkabiliyor. bunu gören black market de daha önceleri max. 10 dolar olan fiyatı rahatlıkla 20 dolara çekebiliyor. kısacası vergilemede açgözlü davranan devlet gayrimeşruyu ve dolaylı olarak da suçu körüklemiş oluyor. bunu da akılda tutmakta fayda var.

şimdi gelelim en önemli noktaya ya da soru işaretlerine...

hayır, esrar bağımlılık yapıcı bir madde değildir. tıbbi amaçların yanı sıra keyif amaçlı da kullanılan esrar, alkollü içeceklerin yanında çok daha masumdur. alkol karaciğer için toksik ve birikerek siroz gibi hastalıklara neden olan bir maddedir. ayrıca yapısı gereği yüksek oranda da şeker içerir ve esrara göre bağımlılık yapma gücü çok daha yüksektir.

amatemlerde alkolikler ve ağır uyuşturucu bağımlıları tedavi amaçlı yatarken esrar nedeniyle yatan bir tane bile hasta yoktur. yasal olarak satılan alkolü bile bırakmak çok zorken, bu bitkiyi bırakma süreci en çok iki gün sürer, biraz gergin olunur, o kadar. üçüncü gün sanki daha önce hiç kullanılmamış gibi yaşamınıza devam edebilirsiniz. ayrıca sınırı aşmamak kaydıyla ve işiniz de buna müsaitse düzenli de kullanılabilir ancak yılda en az bir kez min. 6 haftalık detoks yapmakta fayda vardır. ayrıca alkol gibi karaciğer üzerinde hiçbir olumsuz etkisi yoktur; şeker de içermez. içtikten sonra mançiz olunca illa gidip baklava falan gömmeniz de hiç gerekmez.

ve elbette, esrar geçiş maddesi (gateway drug) falan da değildir. kaldı ki kokain, eroin, meth ve lsd gibi ağır uyuşturucu ve uyarıcıların kullanımı, ki hepsi ağır bağımlılık yapar, esrar ile bağlantılı değildir.

mevcut yasakların sürmesi durumunda insanların bu bitkiye ulaşabilmek için gayrimeşru satıcılarla ilişki kurması gerekmektedir. bir suçlu olan esrar satıcısı aynı zamanda hap, kokain vs. de satmaktadır ve müşterisine bunları da teklif eder. dolayısıyla esrar kullanıcısını bu gayrimeşru satıcılardan (suçlulardan) uzak tutmak gerekmektedir. bunun da yolu yasallaştırma ve denetimli mekânlarda (kenevir dispanseri) esrara güvenli ulaşımı olanaklı kılmaktır.

bu denetimli ve aylık kotalı satışlar da çipli tc kimlik kartları üzerinden takip edilebilir. böylelikle her önüne gelen gidip sınırsız miktarda satın alamaz. aylık kota birey başına max. 40 gr olabilir. böyle bir düzen kurulduğunda hem toplumsal sağlık riske atılmamış olur hem de suçla mücadele kolaylaşır.

narkotiğin esas görevi eroin, kokain, hap, meth gibi ağır bağımlılık yapan ve sağlık sorunlarına yol açan gerçek uyuşturucularla ve suçla mücadele etmek olmalıdır. yoksa devletin görevi 50+ yaşındaki koca koca bireyleri esrar içti diye 5 yılla yargılamak, hapislere atmak, amatemlerde propaganda seanslarında süründürmek olmamalıdır. üstelik bu aşamalarda görev alan narkotik personelinden, yargı süreci ve hastane görevlilerine kadar ciddi oranda işgücü tasarruf da sağlanacaktır.

geçiş maddesi konusuna dönersek; mesela kokainmanlar daha çok alkolikler arasından çıkar ve belki de hiç esrar içmemişlerdir yaşamları boyunca. benim şahsen tanıdığım ve kokain+alkol yapıp da asla esrar içmeyen cici bağyan tanıdıklarım vardı eskiden. kokainin mezesi alkoldür çünkü. kokainin neden olduğu gerginliği ortadan kaldırmak için alkol alınır. bugün bazı sosyete barlarında ya da clublarda cebinde inhaler (kokain içmek için minik taşıyıcı aparat) ile dolaşan birçok kişi görebilirsiniz ve hepsinin de ellerinde içkileri vardır.

eroin kullananlar ise zaten bambaşka bir dünyanın insanıdırlar. eroinin ne kadar tehlikeli bir uyuşturucu olduğunu sanırım herkes biliyordur. tek bir iğneden sonra fizyolojik bağımlı olunur ve neredeyse geri dönüşümsüzdür.

sadece keyif amaçlı ya da tıbbi gerekçelerle esrar kullanan kişiler de bunu bilir ve esrardan eroine falan geçmez. geçiyorsa da o kişi zaten kayıp bireydir; ona yapılabilecek bir şey yok. dolayısıyla, narkotiğin bu bitkinin peşini bırakması ve tüm birimleriyle yukarıda saydığım ağır uyuşturucularla/uyarıcılarla mücadele etmesi gerekir. bu yüzden ilkokul seviyesi mesnetsiz iddialarda bulunmanın da hiç gereği yoktur.

ps. tüm bunları hiçbir kimseyi özendirmek ya da kullanıma teşvik etmek için yazmadım. hayır, tanıdığım hiçbir satıcı falan da yok. bu yaştan sonra sokakta satıcı peşinde koşacak hâlim de yok. zaten artık nadiren tüketiyorum. bunları yazdım çünkü devletimize bir şeyler anlatmak ve bilgi birikimimi paylaşmak istedim. umarım bizim devletimiz de gerekli adımları atıp bu alanı steril bir duruma getirir.

legalize it.

arz ederim.

devamını okuyayım »